Türkiye’de İngilizce Öğrenmek ve “Sessiz B” Şoku

Türkiye’de İngilizce Öğrenmek ve “Sessiz B” Şoku

Yazan: Pınar

Okuyucular

Türkiye’de ingilizce öğrenmek deyince akan sular duruyor. Yani hepimiz çocuğumuz sular seller gibi ingilizce konuşsun istiyoruz haliyle. Bu yüzden kolejlere korkunç paralar bayılıyoruz, bu yüzden ingilizce öğreten anaokulları çoğalıyor. Çocukları ile ingilizce konuşanlarımız var. Bir kaç sene önce Türkiye’ye dönmemiz söz konusu olduğunda “Çocukların ingilizcelerini nasıl geliştiririz” bizim evin de başlıca konusuydu.  Bu konu bu kadar önemliyken ingilizceyi haliyle Türkiye’de, okulda öğrenmiş biri olarak yurtdışında yaşadığım şoklardan bahsetmek istiyorum.

Ben ilkokulu bir devlet okulunda, hazırlık ve 1. sınıfı TED Ankara Koleji’nde, ortaokul ve liseyi Atatürk Anadolu Lisesi’nde, lisans, lisans üstü, doktorayı ODTÜ’de tamamladım. Dile kolay 12 yaşımdan 30 yaşıma kadar çoğu ders İngilizceydi. İngilizce derslerinden de  hep yüksek notla geçtim. İngilizce dersleri yurtdışında kolayca yaşamama, uyum sağlamama yardımcı oldu. 8 senedir yurtdışında yaşıyorum. Peki ingilizcem iyi mi?

Buna toplu bir iyi ya da kötü demek çok zor. Gerçi ingilizce eğitim veren okullardan mezun bizler genelde  “çok iyi ingilizce bilmek durumundayım” baskısı içinde “çok iyi ingilizce biliyormuş” gibi davranırız. Aslında bize öğretilen ingilizcenin iyi olduğu, kötü olduğu alanlar var.  Bence yazılı ingilizcem iyi, Amerika’da 8 sene boyunca hayatımı uzmanlık alanımda ingilizce yazarak kazandım. Konuşma ingilizcem, günlük ihtiyaçlar konusunda iyi sayılır; diğer konularda konusuna göre bazen iyi, bazen kötü, aksana göre her zaman berbat, akıcılık sözkonusu olduğunda berbattan hallice (ama sinirlenince niyeyse gayet iyi), TOEFL,KPDS vs gibi sınavlara göre çok iyi. Yurtdışındaki hayatımda dil nedeni ile bir kaç kez aksandan kaynaklı komik olaylar dışında sıkıntı çektiğimi pek hatırlamıyorum. Ama karşımdakiler beni anlama konusunda ne kadar sıkıntı çekiyor onlara sormak lazım 🙂 Bu sonuçlarda da ingilizce öğretmenlerimin ve okuduğum okulların katkısı yurtdışında yaşıyor olmanın katkısından çok daha fazla. Dolayısıyla Türkiye’de çocuğunuza kimin ingilizceyi nasıl öğrettiği aslında çok önemli.

Neyse, bu yazıyı yazmama sebep olan olay kızlarımın okuma yazma öğrenme sürecinde benim de bir sürü bilmediğim şeyi öğrenmeye başlamam ve de “ya bunları ben niye bilmiyorum, ey yüksek yüksek notları verip beni iyi İngilizce eğitim veren okullardan mezun edenler!” diye söylenip durmam. Yani “bu ingilizce çok kuralsız” diye cahil cahil konuşurken bir dizi kural her gün karşıma çıkıp beni kendi kendime rezil ediyor. Ama en büyük şoku “silent B” ve Silent L” de yaşadım. Yani en ingilizce bilmeyenimiz bile herhalde “kuzu” yani “lamb” kelimesini biliyordur, peki sondaki B’nin sessiz olup okunmayacağını bilen var mı? Şarkısı bile var ” Mary had a little lamb“. Ya da “walk”, “chalk” kelimelerindeki L harfinin sessiz olduğunu. Valla ben yeni öğrendim, öğrendiğimden beri de önüme gelene soruyorum “siz biliyor muydunuz” diye. Şimdiye kadar evet diyene rastlamadım. Evet diyen varsa (ve İngilizceyi yurtdışında öğrenmemişse) bence gitsin İngilizce öğretmenlerine bir teşekkür maili atsın.

Bunun ne önemi var diyebilirsiniz. Bence önemi var çünkü bunlar “öğrenirsin, biter” türevi çok basit kurallar. Aynen “v” ile “w” arasındaki farkı anlatmanın çok basit olması gibi. Hadi hepimizin derdi olan “the ya da three” ‘deki “th”yi anlıyorum bilsek de dilimiz dönmüyor, akıcı konuştuktan sonra aksanın bir önemi yok. Ama bu kadar basit şeyler o kadar para ödedikten sonra çocuklara öğretilmeli. Geçen sene çocuklar zevkle Leap Frog’un Let’s go to school çizgi filmini seyrederken, kocam “bak bunu bizim de seyretmemiz lazım” dedi. O da güya Kolej, ODTÜ mezunu. Oturduk seyrettik çocuklarla, bir sürü bilmediğimiz fonetik kuralına da bön bön baktık.

Neyse diyeceğim o ki, bir sürü çizgi film, bir sürü uygulama var bu basit kurallar üzerine. İstiyorsanız kendiniz öğretin, yani çocuklarınız benim gibi 40 yaşına merdiven dayamışken rezil olmasınlar diye diyorum 🙂 Ama o kadar para sayıyorsunuz öğretmenlere de ayıp etmeden sormanın bir  yolu olmalı sanki. Bu arada çocuğunuzun yabancı bir ingilizce öğretmeninin olması da çözüm değil aklınızda bulunsun çünkü kulağımız bize öğretilmediği zaman duymuyor yoksa benim “walk” kelimesini 8 senedir bir Amerikalıdan duymamış olmama imkan var mı? “Mary had a little lamb” şarkısını dinleye dinleye çatlamış bir insanım, hala bana sonunda “lamb”in sonunda B varmış gibi geliyor. 🙂

Bu arada yanlış bir gözlemden yanlış sonuçlar çıkardıysam onu da söyleyin ki anlayalım yıllar içinde İngilizce eğitimi gerçekten çok yol katetmiş mi?  Sonuç olarak diyeceğim o ki öğretmenler, çocuklarıyla ingilizce konuşanlar, teknolojiden faydalanın, ortalık ingilizce eğitimi için uygulama kaynıyor. Vallahi bizim sitede var diye demiyorum:-) Bir de bir rica, “Amerikalı gibi konuşacağım” diye ağzımızı rastgele ezip büzmeye gerek yok, Türk aksanımız var işte, Türklerden başka da o aksana takan pek yok zaten.  Bir ODTÜ’lü başka bir ODTÜ’lünün aksanını bir oda dolusu insan aynı anda konuşurken bile ayırdeder, o derece yani 🙂

Ve de 10 puanlık uzman sorumuz: Sizler “lamb” kelimesinin sonundaki B harfinin sessiz olduğunu biliyor muydunuz? Vallahi çok merak ediyorum…

photo credit: -LucaM- Photography WWW.LUCAMOGLIA.IT via photopin cc



5 Yorum

  1. silent b degil ama v & w beni de sarsmisti!!

  2. valla ben bilmiyordum acıkcası. ingilizceyi ilk ogrenmeye basladıgımda phonetics diye ders vardı. orda coca cola nasıl okunur onu ogrenmistik :)keske silence b yi ogretselermis 🙂

    • ben hala coca cola ve water diyemiyorum dogru düzgün. garsonların bakışlarından anlıyorum:-)

      • Çünkü COCA COLA yanı KOKA KOLA diye hitap etmeyiz.Kısaca COKE denir.Sizinde bunu telafuz edebilmeniz için görüp ve duymanız lazım.Zaten okul lisanı ile esasının ALAKASI yok.Eğer WATER diyemıyorsanız WOMEN kelimesinide telafuz edemezsiniz.Çünkü şive yani aksan olmazsa yabancı dilde olmaz.En önemlisi öyle 3 5 senede öğrenilecek kolay bir şeyde değil.

        • Coke diyebiliyorum cok şükür:-) Water diyemeyen woman diyemez’e de katılmıyorum acıkcası cunku water kelimesinde biz Türklerin dilinin zor döndüğü “a” ve “t” harfleri mevcut sadece “w” meselesi değil. Aksan gerçekten en zoru. Eğer yabancı dili çocuk yaşta öğrenmiyorsanız sadece görüp duymak da yetmiyor bence, mutlaka öğretilmesi de lazım.

Trackbacks/Pingbacks

  1. Türkiye'de İngilizce Öğrenmek ve “Sessiz B” Şoku | ONLINEANNE ← İngilizce Kursu, İngilizce Kursları, İngilizce Dersleri - [...] Türkiye'de İngilizce Öğrenmek ve “Sessiz B” Şoku | ONLINEANNE [...]

Pin It on Pinterest

Share This