Çocuğumuzun İyi Bir Okur Olması İçin Ne Yapsak?

Çocuğumuzun İyi Bir Okur Olması İçin Ne Yapsak?

Yazan: Pınar

Sanal olsun, gerçek olsun, kitap okumanın yararlarını yazmaya gerek yok. Bu nedenle “Çocuğum kitap okumuyor “gibi yakınmalara karşı pek çok tavsiye ile karşılaşmak mümkün. Biz, Bir Dolap Kitap’ın “Okumayı sevmeyen çocuk yoktur, okumayı seveceği kitapla karşılaşmamış çocuk vardır” yazısına yürekten katılıyoruz.  Neyse, bu pratik yazının konusu ise çocuğumuzun daha iyi bir okur olması için yapabileceklerimiz. Tavsiyenin kaynağı kızlarımın okulu ve mahalle kütüphanesi.

İster çocuğumuz okumayı sökmüş olsun, ister biz hala ona okuyor olalım, çocuğumuzun daha iyi bir okur olabilmesi için anlama becerilerini geliştirmek ve bunun için de kitaplarla ilgili konuşmak lazım(mış). Yani dümdüz kitap okumak da yetmiyor, onlara soru sormamız lazım. Bu bir alışkanlık olursa kendi başlarına kitap okuduklarında da benzer soruların cevabını kendi kendilerine düşünebilirler. Bu durumda, okunulan parçayı öncelikle kurgu ya da kurgu olmayan olarak ayırt etmemiz öneriliyor.

Kurgu olanlar için sorulabilecek sorular şunlar:

Hikayenin ana karakteri kim?
Hikaye nerede geçiyor?
Hikayedeki sorun ne ve nasıl çözülüyor?
Hikayenin sonrasında sence neler olabilir?
Sence neden yazar bu başlığı seçmiş?
Bu başlığı beğendin mi? Neden?
Başka bir başlık düşünebiliyor musun?
Bu hikayedeki hangi karakterle arkadaş olmak isterdin? neden?
Sence bu hikayenin en heyecanlı kısmı neresiydi?
Sonunu beğendin mi? Neden?

Kurgu olmayanlar içinse şu sorular var:
Bu yazıdaki ana fikir ne?
Bu yazıdan ne öğrendin?
Anlamını bilmediğin kelime var mı?
Öğrendiğin yeni kelime var mı?
Önemli olduğunü düşündüğün resim, şema, grafik vs gibi parçalar var mıydı?
Bu konuda daha çok bilgi nereden bulabiliriz?
Bu yazıyı beğendin mi? Neden?

Tabii bu soruları Türkçe ders kitaplarındaki gibi robot gibi sormak gerekmiyor, örnek olsun diye verilmiş. Maksat okuduğumuz metin üzerinde çocuğumuzla karşılıklı kafa yormak.

Damla ve Deniz okuduğumuz kitaplar hakkında soru cevaplamayı çok seviyorlar. Bu süreç benim de onların neyi ne kadar anladığını anlamamı ve de sohbet etmemizi sağlıyor. Biz bu tür soruları genelde sulandırıp ciddiyetten uzaklaşıyoruz. Olsun, yine de zevkli oluyor. Ancak bu sorulu cevaplı kitap okuma süreci haliyle çok uzun sürebiliyor ki özellikle okul zamanı akşam rutini içinde buna zaman kalmayabiliyor. Son zamanlarda bizim evde kitap okuma konusu ağırlıklı olarak babayla yapılan bir aktivite haline gelmek zorunda kaldı; buna da üzülüyorum çünkü benim çocuklarla yapmayı en sevdiğim şey kitap okumak. Ama evde kitap okumayı sevdirmeye uğraştığım bir eleman daha var ki bu konuyu ayrıca yazacağım.

Aslında anlamanın geliştirilmesi konusunda sanal kitaplar çok ilginç seçenekler sunuyor. Hikayenin gidişatını belirlemek bunlardan en çok karşılaşılanı (örneğin Land of Me). Ancak sorular -cevaplar konusunda rastladığım uygulama örnekleri içinde çok beğendiklerim çıkmadı. Genelde sorular  otomatik seslendirme ile uygulamanın sonunda yeralıyor (örneğin Tali Yemeklerini Yiyor). Sanal kitapların anlamayı geliştirme konusunda entegre sözlük özellikleri, bilgi kutucukları, hikaye ile ilgili oyunlar gibi çok güzel avantajları olabiliyor. (örneğin Küçük Kaz Cambaz İstanbul’da, The Fantastic Flying Books of Mr.Morris Lessmore, Numberlys, The Magic Schoolbus:Dinasours) Henüz bir örneğini görmedim ama kitapla ilgili her bir sorunun cevabını yazarak, resimleyerek ifade etmek, kayıt edebilmek, dinleyebilmek gibi özellikler, soru-cevaplı oyunlar olsa güzel olurdu diye düşünüyorum.

Ama hep söylediğimiz gibi hiçbir teknolojik alet anne babanın yerini tutmaz, dolayısıyla her türlü kitabı beraber okumak en güzeli ve bir kitap hakkında sohbet etmek için de teknolojik aletlere ihtiyacımız yok. Herkese güzel okumalar diliyorum…



3 Yorum

  1. açıkçası kitabın çocuğa çok küçükken verilmesi gerektiğine inanıyorum. oğlum 7 aylıkken kumaş kitaplarla tanıştı ve 12-13 aylıkken üzerindeki top, kedi, elma, ördek vb. tüm nesneler sorduğumuzda gösterebiliyordu. üstelik zevk alarak oynuyordu bu soru cevabı. eve misafir gelince bile kitabı götürüp sor bana der gibi bakıyordu. ben çok okurum, beni şuan akşamları okurken görünce hemen kendi kitabını alıp yanıma geliyor, okuyormuş gibi yapıyor. yolculuklarda gazete, dergi ile oyalanabiliyor. küçükken çocuklar karton bile olsa kitapları yırtabiliyorlar. o durumda kesinlikle kızmamak lazım bence. Karan yırtılmaması gerektiğine ancak 2 yaşına doğru ikna oldu. Şimdi kazayla yırtarsa getiriyor yapıştır diyor. Hatasını düzeltmeyi de öğrendi yani. İleride de okumayı seven bir çocuk olmasını diliyorum. Şimdilik iyi gidiyor 🙂

    • Gerçekten kızlarım Damla ve Deniz de çok küçükten beri kitapları severler. Bebekken ısırarak başladılar, 2 yaşında yırtmamayı öğrendiler, şimdi de severek okuyorlar. Ama aynı şeyleri yaptığım halde Emre kitapları şu ana kadar sevmiş değil. Ama yılmadan uğraşıyorum. Sonunda ilgisini çekecek kitaplar bulmayı başardım. Tabii interaktif kitaplar da çok işimize yarıyor. Bakalım onunla uğraşmalarım daha devam ediyor. Gerçekten okumayı sevmeleri benim için de önemli ama göreceğiz bakalım ilerde ne olacak…

  2. Okuduklari ne olursa olsun; bir sayfa veya bir bolum okuma sonrasi ne anladigini bir cumle ile yazarak ozetleyebilirler. Comprehension icin cok yararli.

Pin It on Pinterest

Share This