Süper Anne Kime Denir, Nasıl Süper Anne Olunur?

Süper Anne Kime Denir, Nasıl Süper Anne Olunur?

Yazan: Melike

Okuyucular

Tahmin ediyorum hepimizin karşısına en azından bir sefer bir ¨Süper Anne¨ çıkmıştır. İşte, benim gibi kıskançlıktan çatlayıp da bir türlü Süper Anne olamayan annelerin gözünden Süper Anne mitleri:

1. Süper Anneler ve aileleri şehrin en iyi semtlerinden birinde, büyük ve hatta mümkünse bahçeli evlerde otururlar.
2. Süper Annelerin en az 2 çocuğu olmalıdır. Yalnız bu da çok rastlandığı için banal karşılanabilir. Bir çocuk kararı verdiyseniz şimdiden Süper Anne olma şansınızı kaybettiğinizi üzülerek belirtmek isterim. Çünkü siz çatlasanız da, bazılarına göre, bir çocukla yeterince meşgul bir anne sayılmazsınız. Aralarında 2-3 yaş olan mümkünse kız ve erkek her iki cinsten de 3 çocuk en idealidir. 4 veya daha fazla çocuğunuz varsa basketbol takımı kurma çabalarına girdiğiniz düşünülebilir ve yine şansınızı azaltabilirsiniz.
3. Süper Anneler, genellikle çalışmazlar. Yani eş durumundan, gelir durumları onların çalışmasını zorunlu kılmamaktadır. Çalışıp çalışmamaları genellikle onların isteklerine bağlıdır. Yurt dışında yaşayan Süper Anneler çoğunlukla, tamamen esnek olabildikleri part-time veya freelance işlerde çalışırlar veya blog yazarlar. 🙂 Aman diyeyim, beni karıştırmayın. Onlar başka konularda yazar. 😉
4. Gelir durumu konusunu biraz daha detaylandıracak olursak, evlerinden zaten bahsetmiştik. Onların evleri en güzeli ve kullanışlı olandır. Bir de arabalarının genellikle 3 çocuğunda rahatlıkla sığabileceği jiplerden olması beklenir.
5. Özellikle yurt dışında yaşayan Süper Anneler için geçerli olmak üzere, evlerinde görünen gece-gündüz bir yardımcıları yoktur. Eğer yardımcınız varsa, yine belirteyim, Süper Anne olma hedefinden biraz uzaklaşıyorsunuz. Çünkü sizi o seviyeye yaklaştıracak şey, yardımcısız her işin altından kalkabilmeniz olacaktır. Ne var yani, durumu olan herkes yardımcıyla pek çok işi halledebilir, di mi yani!
Evin detay temizliğini yapmak için, şöyle 1-2 haftada gelen bir yardımcı kabul edilebilir sınırlar içindedir. Çocuklar içinse, dünyanın en iyi bakıcısına sahip olunacağını söylememe bile gerek yok. Ama bu bakıcılar sadece eş ve arkadaşlarla yapılacak gece programları için çağrılırlar. Melek gibi insanlardır, çocuklarla araları çok iyidir, muhteşemdirler filan…
6. Gece programlarından bahsetmişken, haftada 1 akşam karı-kocanın çocuklar olmadan birlikte yaptıkları rutin bir aktiviteleri vardır. Bu genellikle bir spor dalıdır, en sevileni de tenis oynamaktır.
7. Pek eşten bahsetmedik değil mi? Süper Annelerin eşleri, genellikle büyük şirketlerin üst seviyelerinde yöneticilik yaparlar. Aralarında kendi işlerine sahip olanlar da görülmüştür, ancak belirsizlikler açısından daha iyisi kurumsal bir şirkette çalışmaktır. En iyi şartlarda ailelerini geçindirirler, gelecekleri ve her çocuğu için yatırım yapmayı ihmal etmezler. Görüntüde de bakımlı delikanlı havası vardır. Üst baş her zaman son trendlere uygun, sportiftir. Öyle göbekli, saçların döküldüğü, sakalların uzadığı görüntüler filan beklemeyin.
8. Bu kadar çok para kazanmak için çalışmak zorunda olan bu eşler, nasıl olursa her şeye rağmen evlerine akşam 6 civarında gelirler, ailecek akşam yemeği yerler ve çocuklar yatmadan onlarla beraber zaman geçirirler. Tam bir ev babası durumu vardır.
9. Unutmadan, çocuklar yaşları 12 olana kadar, her akşam 7 de hiç söylenmeden yatak odalarına çıkarlar, güzelce pijamalarını giyip, dişlerini fırçalayıp yataklarına girerler. Bu hiçbir zaman değişmez. Uykuları yoksa bile böyledir. Uykuları gelene kadar yataklarında güzelce kitap okurlar, anne-babalarını yanlarına hiç çağırmazlar. Süper Anneler için akşam 7 den itibaren anne-baba zamanı başlamıştır. Bu zaman içerisinde eşleriyle bir bardak şarap eşliğinde sohbet ederler, ara sıra film seyrederler.
10. Çocuklar geceleri yaşları ne olursa olsun hiç uyanmazlar ve anne-babalarını yanlarına çağırmazlar, onların yataklarına gelmek istemezler.
11. Çocuklar okulda da çok başarılıdır. Dersleri çok iyidir, oldukça sosyaldirler. Okuldan sonraki zamanlarda çok aktiflerdir. Büyük kız bale kursuna gider, ata biner. Ortanca oğlan, hokey/baseball ve yüzme antrenmanlarına katılır. Küçük kız ise, jimnastik ve müzik dersi gibi kurslara katılır. Ha bir de, evlerinde mutlaka bir piyano bulunduğundan, çocuklar her gün en az 15 er dakika piyano çalarlar.
12. Bu çocuklar kesinlikle televizyon ve benzeri teknolojik cihazlarla meşgul edilmezler. Tatil günlerinde ve boş zamanlarında bahçede ve evlerinde birbirleriyle hiç kavga etmeden güzel güzel oynarlar, kendilerini harika bir şekilde meşgul ederler.
13. Süper Anneler çocuklarının her biriyle gün içerisinde yaşına uygun özel birer aktivite yapar. Bu annelerin en çok şikayet ettikleri konunun, çocuklarını bir takım kurslara götürmek için araba kullanmak zorunda olmaları, yani Mama-Taxi durumu olduğu tespit edilmiştir.
14. Gelelim Süper Annelerin moda, güzellik, bakım ihtiyaçlarına. Aslında pek bakıma ihtiyaçları varmış gibi görünmezler. Çünkü 3 çocuk doğurmuş gibi görünmekten çok, genç kız vücuduyla ortalıkta dolanırlar. Elbette giydikleri hep kendilerine yakışır ve genellikle son modayı takip ederler. Yalnız özellikle söylemeliyim, Türkiye’dekilerden farklı olarak pek öyle abartılı değillerdir. Bazen Türkiye’dekiler acayip abartmış olabiliyorlar. Bunlarda öyle aşırı makyaj, 15 pont topuklu ayakkabı, kabarık saçlar filan olmaz. Güzellikleri haftalık masaj, sauna ve bakımlarından gelir, yani onların abartılı şeylere ihtiyaçları yoktur, çünkü zaten çok güzeldirler. Her zaman yerine göre giyinirler, hiçbir zaman ters köşeye düzmezler.
15. Bahçeyle ilgilenirler. Sokağın en güzel bahçesi onlarınkidir. Tabii ki bahçıvan yardımıyla değil, kendileri herşeyi yaparlar. Buna rağmen, çok sosyaldirler, popüler yeni mekanlarda boy gösterirler, çocuklar okuldayken mutlaka bir kahve içimi, geç kahvaltı vs türünden randevuları vardır.
16. Bu anneler, iPad başta olmak üzere son teknolojik cihazlara ilk önce sahip olanlardandır. Bu cihazları evde ve dışarıda hiç yanlarından ayırmazlar.
17. Tabii mutfakta da onların eline kimse su dökemez. Onlar, en zor, en besleyici en.. en.. yemekleri teknolojinin ve pahalı ev aletlerinin(reklam olmasın diye ismini söyleyemiyorum) sayesinde şipşak diye yapanlardır. Çocuklar da hiç itiraz etmeden hepsini afiyetle yerler, bu yemeklere bayılırlar.
18. Eşleri evin her şeyiyle ilgilenir, ufak tefek tamiratları yapar, çim keserler. Hafta sonları çocuklarla mutlaka açık hava aktiviteleri yapacak kadar da zaman vardır. Hayvanat bahçeleri, orman yürüyüşleri vb.
19. Bu aileler düzenli olarak, yılda en az 3 defa tatile giderler. Mümkünse kışın Alplere veya Adirondac bölgesine, Türkiye’de ne bileyim Uludağ’a filan kayak tatiline, yazın bir kez İspanya civarlarına bir kez de Maldivler, Kanarya Adaları gibi bölgelere, ilkbahar/sonbahar zamanındaki çeşitli tatillerde de Avrupa’da kültür tatillerine çıkarlar. Bu arada unutmayalım bunlar ailecek yapılan tatiller. Bir de, değişmeyen bir kural olarak Süper Anne ve bu durumda Süper Eş/Babanın yılda iki defa 2-3 günlük çocuksuz yetişkin tatilleri vardır. Bunlar aşklarını artırır da artırır.
20. Bunlar kendileri için yaptıkları. Bir de bu annelerin tüm bunların içinde, mutlaka bulaştıkları bir hayır işi vardır.

Daha da yazılır da bana fenalık geldi. Şimdi söyleyeyim, ancak buradaki tüm şartları karşılıyorsanız siz de bir Süper Anne’siniz, tebrikler! Saygı duyarım, yolunuz açık olsun. Olsun da, ne var yani bizim gibi yani buradaki maddelerin bir kısmını veya hiç birini karşılayamayan annelere de biraz akıl verseniz, yol gösterseniz biz de burada kıskançlıktan çatlamasak!! 🙂

Aslında buradakilerin çoğunu o veya bu şekilde her anne/aile yapıyor. Keşke herkesin daha çok imkanı olsa da, herkes istediği şeyleri daha kolay gerçekleştirebilse. Yazıya başlarken ‘mit’ler demiştim, bir bakıma tipik reklam ailelerinden bahsediyorum. Onlara özenmek normal de, onlar gibi olamıyoruz diye kendimizi yıpratmak doğru bir şey değil. Herkesin kendine ve hayatına en uygun yaşantıyı bulması ve elindekilerle mutlu olması en önemlisi.

Aramızda bu yazıyı okuyan ‘Süper Anneler’ varsa diye de küçük bir not düşüyorum. Yaptığınız hiç kolay değil ve her işte olduğu gibi bedeli olabilir. Tüm bu tempoya yetişmeye çalışırken, psikolojik veya fiziksel bir takım sıkıntılarınız ortaya çıkarsa, bunun tıpta bir karşılığı olduğunu söylemek isterim. Daha çok mükemmeliyetçi karakterdeki kadınların, anne olduktan sonra bu psikolojiye büründükleri tıbben bir gerçek. Hastalığın adı literatürde Fibromiyalji veya diğer bir deyişle Süper Anne Sendromu olarak geçiyor. Bu konuda eğer ihtiyacınız olursa, yardım almaktan çekinmeyin.

Bu yazı da biraz uzun oldu ama idare ediverin. Herkesin kendisi ve hayatı için, onu mutlu edecek şeyleri bulması dileğiyle…:-)

Sonraki Yazı: Süper Anne kıskançlığımızdan nasıl kurtuluruz?

 



10 Yorum

  1. Yazıyı sonuna kadar “Peki, ya gerçekten SÜper Anne olup da bu yazıyı okuyan varsa?” stresiyle okudum. Fakat neyse ki sonlara doğru rahatladım biraz :))
    Bir sonraki yazıyı da merakla bekliyorum o zaman :))
    Sevgiler,
    Yurtdışında yaşayan, eş durumundan dolayı deliler gibi çalışmak zorunda olmayan, blog yazan, henüz çocuğu olmayan ama hamilelik hazırlığında olan Derya
    :))

    • 🙂 Görüyorum ki Süper Anne olma yolunda emin adımlarla ilerliyorsun. :-)) Süper Annelere haksızlık ettiğim düşünülmesin. Benim tanıdığım uzaylı filan değil, ‘gerçek’ anneler var etrafımda. Biraz da bu yüzden tanımlar bu kadar kesin. Ama gerçekten onlara saygı duymamak da elde değil. Kolay bir iş değil öyle olmak..

      • Valla bizde cıp, bahçeli ev, cip falan yok; sadece aşk var…

        • İki kere cip yazmışım, aslında hiç de sevmem. Yardımcı diyecektim 🙂

        • en güzeli, daha ne olsun 🙂

  2. Yaziyla cok ilgili olmayacak ama benim tanıdığım dört adet süper anne var. Gerçi yukarıdaki şartları sağlamıyorlar ve blog yazmaya emekli olduktan sonra başladılar ama bahçeli ev, güzel bahçe, iki çocuk, elinden her iş gelir, yardımcısız temizlik, üstüne bin çeşit yemek… Benimkiler çalışıyordu da, biri edebiyat öğretmeni, biri büyük bir holdingin en üst düzey yöneticisi, biri sürekli jip üzerinde gezen ziraatçi, bir diğeri de yazar. Kocaları yönetici olsa da evin gelirini sağlar, çalışmana gerek yok durumunda deil, tersine. Eve yardımı çok az ya da sınırlı.

    Biri öz, üçü duygusal anlamda süper annelerim bunlar benim.

    Kıskanmak bir yana, çok özeniyorum, örnek alıyorum ama başaramıyorum. Ama belki benim kızım da beni süper görür bir gün.

    sevgiler.

    • Başaramadığını hiç sanmıyorum sevgili özgüranne ki, bir de armudun dibine düşme durumu var. 🙂 Ben de kendi annem için benzer şeyleri düşünürüm ve belki pek çok kişi daha bizimle aynı fikirdedir. Önceki nesille böyle bir kıyaslamaya girince, o zamanın şartlarında ne kadar çok işi ne büyük zahmetlerle yaptıkları ve bizleri bugünlere getirdiklerini bir daha farkediyor insan. Sonuçta örnek almak, günün koşullarına uyum sağlamak ama kendimizi yıpratmamak önemli olan, değil mi? Şimdi aklıma geldi, acaba oğlumun benimle ilgili böyle birşey düşünme ihtimali var mıdır ki? 😉

  3. haha desperate housewives geldi aklima 🙂

    Ben de super anne olmak istiyorum yaaa! Ama 2 cocuk daha yapmadan once birincinin kendi basina uyumasi gerek!

    • 🙂 🙂

  4. bende süper anne tanıyorum..mükemmeliyetçi 3 çocuk annesi bakıcı ve yardımcı kullanmadan hatta çamaşır makinası ve bulaşık makinası, görevi görmüş, triko örme ve dantel örme makinası görevi ile de kendi hobilerine katkıda bulunmuş, gelir düzeyi yukarıda anlatıldığı gibi olmasa da heran herşeye yetişebilmiş üstüne üstlük şimdi de torun bakan bir anne biliyorum..benim mükkemmel annem 🙂

Pin It on Pinterest

Share This