Noel Baba ve Diş Perisine İnanmak!

Noel Baba ve Diş Perisine İnanmak!

Yazan: Pınar

Kızlarımın aklı erdiğinden beri bizim eve her yıl Noel baba uğrayıp hediye bırakır. Ağaç da süslenir, Noel baba kendisi için geceden bırakılan kurabiye ve sütü içer, yerine önceden kendisinden istenmiş olan hediyeyi bırakır. Noel baba bizim evin annesi-babası ile bağlantıdadır. “Çocuklar bu sene hediyeyi haketti mi?” diye Noel baba ile bir öngörüşme yapılır. Okullarında bulunan güvenlik kamerasından da Noel Baba  çocukları izler ve sınıfta şakalar yapsın diye elflerini falan yollar. Aynı şekilde diş perisi de ilk geçen sene teşrif ettiler ve o zamandan beri dişi alıp cebinde bulunan bozuk para durumuna göre para da bırakır.

Bu konuyla bağlantılı olarak “Deniz kızları gerçekten var mı?” sorusu bayağı önce gelmişti aslında. Ben de, her zaman kazanmaya çalıştığımda yaptığım üzere “Sizce var mı?” demiştim. Çok emin bir şekilde gelen “Var! ” cevabına karşılık da “iyi; inanıyorsanız vardır.” diyerek konuyu kapatmıştım. Uzun süredir inanıyorlar; mutlular, hayal alemindeler, pek mesutlar…

Ancak bu sene kızlarımdan biri “Bence diş perisi yok, o parayı siz bırakıyorsunuz.” dedi. Diğeri şiddetle karşı çıktı. Biz de inanmayana “Peki sence Noel baba var mı?” dedik. Düşündü ve “Evet kesinlikle var.” dedi. Ben yine “Bir şeye inanıyorsan vardır. İnanmıyorsan yoktur.” dedim. İçimden de “Öyle mi ki?” diye de hala düşünüyorum felsefik felsefik 🙂

Benim çocuklu hayata dalışım yabancı bir ülkede gerçekleştiği için verdiğim kararlar buranın kültüründen de etkileniyor haliyle. Türkiye’de bu durumun ne düzeyde olduğuna dair bir gözlemim yok. Ama kendi çocukluğumda yılbaşında Noel baba bize hediye getirmezdi de birbirimize minik minik hediyeler alırdık, sınıfta çekiliş yapardık. Diş perisi de yoktu. Galiba “dişini çatıya atalım yerine yenisi çabuk gelsin” vardı hayal meyal. Çok ekonomikmiş.

Bu tür adetleri, kaynağından bağımsız, benimseme konusunda bir sıkıntı duymuyorum ama adetlerin bu kadar madde odaklı olması beni öteden beri rahatsız ediyor. Amerika kaynaklı mı yoksa buram buram her yere yayılan tüketim kültürü mü emin değilim. Yaşgünlerindeki hediyeler de bunun parçası. “Eee niye o zaman bunun bir parçasısın” diyecek olursanız çünkü “insanın hayalleri ile yaşadığına ve birşeylere inanmanın herşeyi başı olduğuna inandığım için” diye cevap verebilirim. Kızlarımın önce bir şeyi hayal etmelerini ve sonra da onun gerçekleşebileceğine inanarak büyümelerini istiyorum. Ve ayrıca çevrelerinde olup bitenleri sorgulayabilsinler ama yabancı olacak kadar da çıkıntı kalmasınlar, olabildiğince herhangi bir şeye içlerinde özlem kalmadan büyüsünler istiyorum.

Ne var ki bu hayallerin sadece “maddesel” şeylere yönelmesinden de rahatsızım. Ama istekler ve gerçekler hep aynı çizgide gitmiyor. Her Aralık ayı ve diş düşüşünde içimden “Ya ben niye tek ayağım üzerinde bin tane yalan söylemek zorunda bırakılıyorum.” diye söyleniyorum. Geçen yaz, dişi almayı ve parayı bırakmayı unuttu diş perisi. Sabahın köründe elinde dişi ile ağlayarak gelen kızıma “Yok, eminim bırakmıştır. Yatağın altına bakalım deyip ne numaralar çektiğimi, ne siz sorun ne ben anlatayım. Sonunda diş perisinin bıraktığı para yatağın altına düşmüş oldu ama dişi almayı unuttu da falan filan. Hele bu sene, Noel baba işini tam elime yüzüme bulaştırdım. Bir yalan söyleyince onu kapamak için söylediğim yalanların oluşturduğu gölde boğuluyorum. İtiraf edip kurtulmak istiyorum.

Olan şu ki çocukların yılbaşındaki masum istekleri çığrından çıkmaya başladı ama bu durumu “Noel babanın bunu getirecek parası yok” diyerek aşabiliyorduk genelde. Bu sene saçma sapan birşey oldu. Çok istedikleri “bizce” son derece saçma ve gereksiz birşeyi bayağı ucuzlamış olarak bir yerde gördük. Cimri analarına dönüp “Ben bunu isteyeceğim Noel babadan biliyoruz sen hayatta almazsın” bile dediler! Hakikaten hayatta almayacağım bir şey. O dakikada alırsam Noel baba bütçesi içinde ama almazsam ertesi gün Noel baba bütçesi içinde bulma olasılığım da yok. Ben de, biraz da Noel baba stresinden kurtulmak ve ayrıca o gün olan başka olayların da tetikleyici etkisi ile “Zaten hiç istediğimizi yapmıyorsun.” dolduruşuna da geldiğim için “Peki o zaman, ben şimdi alayım. Noel Babayla anlaşayım, size bunu getirmiş olsun” deme gafletinde bulundum. Demez olaydım. Önce kabul ettiler ama hediyeleri aldıktan sonra da beyinleri döndü. “Nasıl yani, şimdi ne olacak, bunu sen aldın. Onun birşey getirmesi lazım. Şimdi bize getirmezse biz yaramaz mı olmuş olacağız. Herkese getirecek bize niye getirmiyor?” bombardımanı altındayım. Ayy delirmemek için her verdiğim cevapta daha beter batıyorum ve son olarak “Noel babayla anne babalar birlikte çalışıyor” a kadar vardırdım işi. Ama şimdi orada burada Noel baba görüyorlar, ne yapacağımızı şaşırıyoruz. “Bari teşekkür edin” dedim. En son beklentileri “Bize küçük birşey getirir herhalde”. Bir de “Siz bize ne alacaksınız?” dediler ki o zaman ağzım açık kalakaldım.

Yeter ya nedir bu? Geçen sene yılbaşı tatili için bize gelen arkadaşımla paket yaparken, Noel babadan mektuplar yazarken o demişti ki “Ne saçmalık, biz uğraşıyoruz, para harcıyoruz. Bütün krediyi Noel baba topluyor”. Şu an aynı arkadaşımla beraber yine paket yapıyoruz; oğlu için güzel bir hediye planı var ve “Hayatta kredisini Noel babaya bırakmam.” diyor haklı olarak 🙂 Hakikaten nedir bu ya? İtiraf etsem de bitse mi tüm bu yalan dolan saçmalık? Yıkılır mı hayalleri? Yoksa seneye zaten durumu farkedecekler (farkederler di mi?), bu seneyi atlattığıma şükredip konuyu kapatsam mı?



3 Yorum

  1. Yaşadığınız yerle çok ilgilsi var tabi. Burada kimsenin Noel Babaya eyvallah ettiği yok direkt anne babanın yakasına yapışıyor çocuklar 🙂 Özel günlerde hediyeler alınmasına karşı değilim ben, eğer özel günler olmasa kimsenin birbirine jest yapmaya vakti olmuyor çünkü hayat koşuşturması içinde ihmal ediyoruz birbirimizi. Bu şekilde özellikle 1. dereceden akrabaların birbirine birşeyler alması bence aile ilişkilerini sıcak tutan şeyler. Çocukların istekleri ve ihtiyaçları sonsuz. Ama o dönem çabuk geçiyor, bir çocuğa hediye düşününce 5 dakikada bir sürü alternatif bulunuyor, yetişkin birine gelince düşün düşün bulamıyorsun. Bu kısa dönemin tadını çıkarmaya bakıyorum 🙂

  2. ECFE sınıflarımdan birinde bir anne, Noelde çocuklara hediye alma konusunda şu fikri paylaştı. Çocuklara 4 hediye almak.
    1-İstedikleri birşey
    Bu çocuğunuzun eç çok istediği bir şey oluyor (tabiki sizin sınırladığınız bütçe dahilinde) Eğer sizin evinşzde noel baba bir şeyler getiriyorsa bu noel babaya yazdıkları mektupta oluyor.
    2- Okuyabilecekleri bir şey
    Biz bunu eşimle eğitici bir şey diye uguluyacağız
    3-Giyinebilecekleri bir şey
    4- İhtiyaçları olan bir şey

    Bu fikri uygulayan arkadaşlarım çok memnun kaldılar çünkü çocukları bunuda istiyorum şunuda istiyorum demeyi bırkamışlar. Çocuklarım büyüsün benimde uygulamayı düşündüğüm bir şey muhtemelen biraz adapte ederim ama. Mesela benim çocuklara gereksiz bir plastik oyuncak almaktansa özel günlerinde onlara deneyim hediye etmek istiyorum (su parkına veya hayvanat bahcesine gıtmek gibi) belki bazı noeller sadece bunu yapacağım. Hoş ben bu sefer bir şey almayalım desemde akrabaları durdurmak ımkansız!

    • “Deneyim” bence de oyuncaktan falan daha iyi ama çocuklar Noel babaya mektuplar döşendikçe zor:-)

Pin It on Pinterest

Share This