Waldorf-Montessori-Reggio Emillia Eğitim Metodları

Waldorf-Montessori-Reggio Emillia Eğitim Metodları

Okuyucular

İstanbul, Ankara gibi büyük şehirde yaşayanlar ve üst gelir grubuna dahil olanlar özel okul mu devlet okulu mu, hangi özel okul gibi seçimler içerisinde bocalarken; doğudakiler zaten başka seçenekleri olmadığı için yakınlarındaki tek okula her gün 10 km yürüyerek gitmek zorunda kalıyor. Eğitim sistemi reformundan bahsedilirken, ben de içinde yaşadığım çevredeki sistemden bir kaç örnek vermek istiyorum. Alternatif eğitim sistemleri konusunda dünyada özellikle Avrupa ve Amerika’da uygulanan farklı bir kaç pedagojik yaklaşım var. Geçen gün Almanya’daki Orman Okullarını anlattığım yazıda da zaten bu farklı yaklaşımlara ilişkin yazacağımın haberini vermiştim. Bu yazıda sadece kendi çevremde olan 3 tanesiyle ilgili kısa bilgileri ve birbirleri arasındaki temel farkları/benzerlikleri aşağıda bulabilirsiniz.

Waldorf Okulları, Montessori Okulları ve Reggio Emillia eğitim sistemleri nedir?

Waldorf: I.Dünya Savaşı sonrası Almanya’sında Rudolf Steiner tarafından , bir fabrikanın işçilerinin çocukları için kurulan bir eğitim sistemi. Ağırlıklı olarak, Montessori akımının 3+3 6şar yıllık döngüsünden farklı olarak, insan gelişimini 7şer yıllık döngülere ayırıyor. Daha çok sanat, müzik, bahçecilik, yabancı diller gibi konular başta olmak üzere tüm konular sanatsal ortamlarda öğretiliyor. Almanya’da 600ün üzerinde Waldorf okulu bulunuyor, bir de ek olarak anaokulları var tabii. Waldorf okullarının 3 temel unsuru, ruh eğitimine yönelik, sorumluluk bilinci, doğruluk ve hayalgücünü geliştirmek üzerine kurulu. Çeşitli kaynaklarda bu konuda araştırma yaparken, Almanya’da bu eğitim metoduyla eğitim veren bazı ilköğretim okullarında karne ve not sisteminin uygulanmadığını gördüm. Çocuğun hayal gücünün geliştirilmesinin esas olduğu bu sistem, -her zaman böyledir diyemesek de- Almanya’da pek çok Orman Okulunun benimsediği eğitim metodu. Hal böyle olunca da, yine Almanya’daki tecrübelerim doğrultusunda söylüyorum, Orman okulları yazımda bahsettiğim gibi, bu okullardan mezun olanların, rekabetçi sistemin içine girince bocalamaları yüksek ihtimal. Tabii bu işin bir yüzü.  Diğer yandan çok başarılı ve yaratıcı beyinlerin gelişmesi de büyük ihtimal.

Montessori: Montessori çocuğu ön plana çıkararak, eğitiminde çocuğun gelişimini, ilgilerini takip ediyor. Bu yöntem son yıllarda Türkiye’de daha çok adı duyulan bir yöntem. Çocuk kendi duyularıyla neyi öğrenmek istediğine karar veriyor ve öğretmen de çocuğa bu konuda rehberlik ediyor. Benim oğlum da şimdilik bir Montessori anaokuluna devam ediyor. Diğer yöntemlere göre Türkiye’de daha çok bilindiğini düşündüğüm için burada çok detay bilgi vermeyeceğim ancak bu bilgilere isterseniz Türkiye’deki Montessori Derneği‘nden ulaşabilirsiniz.

Reggio Emillia: Reggio Okulları, II.Dünya Savaşı yıkıntılarında ailelerin kendi okullarını inşa etmeye başlaması ile oluşmuş. Felsefenin kurucusu olan psikolog Loris Malaguzzi belediye ve ailelerin yaptığı okullarda, geleneksel yapıları yıkan bir sistem oluşturmaya başlamış. Bu metod aslında bir bakıma Waldorf ve Montessori metodlarından ortak özellikler taşıyor. Bu sistemde herşeyin kayıt altına alınması, çocuğun birebir gelişiminin video çekimleri dahil olmak üzere son derece detaylı olarak kayıt edilmesi öne çıkıyor.

Reggio Emilia yaklaşım sisteminin genel özellikleri olarak, en belirgin noktalar şöyle sıralanıyor: Çocuk merkezli olması, aile ve öğretmen katılımlı olması, 4 ay-3 yaş (infant toddler) ve 3-6 yaş okulları olarak iki farklı yaş gruplarına hitap eden okullar olması. Ayrıca çocuğun fiziksel çevresi, bu sistemde çocuğun üçüncü öğretmeni olarak geçiyor.

Bu yaklaşım ile sistemlerini oluşturan okullarda özellikle aile katılımının etkisi çok büyük. Okullardaki özel ve kaliteli deneyimlerle ailelerin katılımı teşvik ediliyor.

Bu eğitim sistemlerinin benzerlikleri/farkları nelerdir?

Üç akımın da detaylı karşılaştırmasını yapabilmek için aşağıdaki tabloyu inceleyebilirsiniz:

Eğitim Modelleri Karşılaştırma

Kısa bir değerlendirme yapacak olursak;

Üç metodun da temelinde çocuk merkezli olması, yaratıcılığı teşvik etmesi ve çocukların kendi hızında ilerlemesine önem verilmesi söz konusu.

-Genel olarak çocuklar bildiğimiz not sistemi ile değerlendirilmiyorlar. Waldorf için başlayacak olursam, Almanya’daki bazı okullarda notlar, sınavlar yok. Karne yerine değerlendirmeler veriliyor. Montessori için de sonuç çoğunlukla değerlendirmeler şeklinde gerçekleşse de, yine de ölçüm metodu olarak belli bir seviyede sınavları kullanıyorlar (en azından bizim bölgedeki ilköğretim okulu böyle yapıyor) Emillia’da ise bu değerlendirmeler, kayıtlar olarak geçiyor.

Her üç metod da, ailelerin okulla ciddi bir işbirliği içinde olmasını teşvik ediyor.

-Her üçününde arkasında belli bir spiritüel anlayış mevcut. Hatta bu Montessori’de mistik ve dini ögeler olarak daha çok ortaya çıkarken (en azından oğlumun okulunda öyle) , Waldorf’ta antroposofi (antroposophy), Emillia’da spiritüellik olarak karşılık buluyor.

Tabii farklılıklar da sözkonusu:
-Waldorf eğitim sisteminde eğitim öğretmenlerin liderliğinde ilerliyor. Emillia’da ise öğretmenle işbirliği yapılıyor. Montessori’de ise yukarıda bahsettiğim gibi, çocuğa rehberlik etmek olarak geçiyor.

-Öğretmenler, Montessori’de her yaşa/sınıfa göre değişirken, Waldorf’ta ilkokul yılları boyunca sabit kalıyor, Emillia’da ise 3 yıllık döngülerle değişiyor.

-Öğrenme metotları konusunda, Montessori’de çocuklar ilgi alanlarına göre çeşitli gruplar halinde çalışırlarken, Waldorf’ta hayal gücü ve yaratıcılıklarını geliştirmek üzere sınıfça aktiviteler yapıyorlar. Bu durum Emillia’da ise ilgilendikleri ‘projeler’ ve proje grupları olarak gerçekleşiyor.

Daha fazla tarihsel ve bilimsel detaya girmeden, özetle tüm bu pedagojik yaklaşımlar Avrupa’dan çıkmış ve tüm dünyada uygulanıyor. Tuhaftır, çıktıkları yerler hep düşük gelir grubu çevresi olmasına rağmen, bugün özellikle Amerika’da, orta ve üst düzey gelir grubuna yönelik okullar olarak sunuluyor.

Aslında bütün bunlar ciddi birer araştırma konusu, ve aslında teorinin pratiğe ve günümüz şartlarına uyarlanması konusunda hem farklı görüşler hem de metodolojiler mevcut. Fakat Türkiye’de bir anda bazı konuların bir nevi moda gibi popüler hale gelmesi, tartışılması gereken pek çok konunun üstünün hızla örtülmesine sebep oluyor. Halbuki bu akımların uygulanması konusu ülkeden ülkeye, okuldan okula değişiklikler gösteriyor. Bu üç akımın uygulanabilir taraflarının geleneksel eğitim metodlarına entegre etmeye çalışan okullar da bulunmakta. Sonuçta teori başka, pratik başka ve de bu konu “bu metod en iyisi, hadi yapalım” diyecek basitlikte değil.

Ayrıca belki biliyorsunuzdur, Almanya’da ilköğretim ücretsiz. Yani çocuğunuzu bu yukarıda bahsettiğim eğitim kurumları veya herhangi başka bir okula da gönderseniz ilkokul yılları boyunca para ödemiyorsunuz. Ama bu okulların anaokulu sınıflarının ücretli olduğunu da hatırlatayım. Umarız Türkiye’de de sadece üst gelir grubu veya İstanbul-Ankara gibi büyük iller için değil, tüm iller ve her gelir grubunun ulaşacabileceği şekilde eğitim konusunda alternatifler artar. Ne güzel bir hayal oldu bu! Kimbilir belki bir gün… 🙂

Daha fazla bilgi için: Bu konuda farklı bir kaç eğitim felsefesini de kapsayan Pratik Anne’nin yazısı ve  “evcilik hayatı” adlı blogda ‘Montessori Tek Alternatif mi?’ yazılarına da bakabilirsiniz. Yazıyı hazırlarken kullanılan kaynaklar ve bahsettiğim blog yazıları şunlar:

http://pratikanne.com/2012/02/montessori-disindaki-egitim-felsefeleri.html
http://evcilikhayati.blogspot.de/2013/02/montesorri-tek-alternatif-mi.html
http://www.waldorfschule.de
http://www.montessori-deutschland.de
http://en.wikipedia.org/wiki/Reggio_Emilia_approach
http://www.privateschoolreview.com/articles/180
http://www.montessori.org.tr/montessori/montessori-nedir/
http://www.alternatifegitimdernegi.org.tr
http://ecrp.uiuc.edu/v4n1/edwards.html
http://privateschool.about.com/od/privateschoolfaqs/f/montwaldorfdiff.htm
http://www.reggioalliance.org/faq.php#approach
http://www.waldorfanswers.com/WaldorfFAQ.htm#20
*http://blueran.wikispaces.com/file/view/Mitchell_2007_using+technology+in+Reggio+Emilia+Inspried+programs.pdf

 

photo credit: stefan.klocek via photopin cc



14 Yorum

  1. Çok bilgilendirici bir yazı olmuş, elinize sağlık. Merak ettiğim bazı noktaların cevabını buldum, teşekküler.
    Sevgiler,
    İpek

    • Gerçi konu bir araştırma konusu olacak kadar detaylı, herşeyi bir blog yazısında toparlamak pek kolay olmadı ama biraz yararı dokunduysa çok sevindik 🙂

  2. Çok güzel ve aydınlatıcı bir derleme olmuş, elinize sağlık.

  3. Yazınızı sitemizde paylaştık, sizin için sakıncası yoksa

    http://www.baskabirokulmumkun.net/kitaplik/okumalik/

    teşekkürler, sevgiler

    • tabii memnun olduk:-) Biz de size destek vermeye devam edeceğiz

  4. Harika bir yazı olmuş. Bu konuda bilgi eksikliği çok. Umarım birşeylerin başlangıcı olur. Sevgilerle..

  5. Elinize, emeğinize sağlık. Çok açıklayıcı bir yazı olmuş.

    • Biz teşekkür ederiz; işe yaradıysa ne mutlu:-)

  6. Peki BBOM hakkında ne düşünüyosunuZ?

    • BBOM ilkeleriyle bizi gerçekten cezbeden bir oluşum (http://www.baskabirokulmumkun.net/bbom/ilkeler/) Bizce BBOM kesinlikle destek olunası, takip edilesi bir hareket. Çocuğumuzu oraya göndermek ister miydik, buna cevap vermek için toplantılarına katılmak isterdik kesin. iki anne olarak bu ilkelerin eğitimin bir parçası olması gerektiğini savunuyoruz ama aslında ebeveyn olarak bizlerin “iyi eğitimden ne beklediğimizi” netleştirmemiz gerekiyor. Eğitimin “iyi bir üniversite kazanıp, orayı bitirip, saygın ve bol paralı bir işe girme”ye indirgendiği bir ülkede sizin de görüşünüz “ee ne yapalım sistem bu” ise çok kafa patlatmaya gerek yok. Yok eğitim salt bu olmamalı deyip alternatif eğitim modellerine yönelecek cesur ailelerin ve onların ulaşabileceği seçeneklerin çoğalması dileğimiz tabii. BBOM da bunun öncüsü bize göre (okul öncesi dönemde Montesssori gibi seçeneklerin Türkiye’de şu anda göklere çıkarılması ise bize alternatif eğitim modellerinden çok pazarlama yöntemi izlenimi veriyor ama yanılıyor olmayı umuyoruz)

      • Dediğiniz çok doğru.Bizim ülkemizde bırakın Montessori’yi,Özel eğitime gereksinim duyan çocuklar bile sömürülüyor.Hele Sorobon Matematiği ise tam bir fecaat.Paranın olduğu yerde paranın gücü konuşur.Eğitim ise paradan daha değerli ve evladır.Bizim ülkemizde tam tersi.

  7. Ben esenyurtta oturuyorum kızım 4 yaşında bu eğitimi veren bir yer varmidır buralarda.bir bilginiz varmı acaba?

  8. ülkemizde eğitim çok pahalı maalesef Evet montessori çok övülüyor ama diğer ana okullarında yapılan kayda değer bir şey yok. Şarkı öğren yıl sonu gösteri yap eve gel şeklinde bir ilerleme var. şimdi bazı anneler en azından çocugum birşeyler yapsın daha işyi yetişşin istiyor araştırıyor ama fiyatlar 30.000 gibi rakalmlarda. Çok üzücü bir durum bilmiyorum ne yaparız bu durumda

Pin It on Pinterest

Share This