Çocukları farklılıklar konusunda eğitmek

Çocukları farklılıklar konusunda eğitmek

Yazan: Pınar

Otizmi farket, yaşamı paylaş sloganı,yaşamı paylaşan çocuklar nasıl yetiştirilir diye düşünmeme sebep oldu. Otizmli olan çocukların eğitimi ciddi bir sorun ama bunun aslında en önemli parçalarından birini oluşturan “otizmli olmayan” yani “normal” çocukların otizm hakkında bilgilendirilmesi ise pek üzerinde durulmayan bir konu. Henüz ayrımcılık yapan annelerin, okul yönetimlerinin farkındalık seviyesinde bir ilerleme yokken, çocukların farkındalığının artırılması bir öncelik olarak görünmüyor belki. Ancak “Yaşamı paylaşmak” gibi bir hedef “çocukları farklılıklar konusunda eğitmek ve empati duygusu geliştirmelerine yardımcı olmak” gibi kulağa çok güzel gelen ama çok zor olan bir görevi de içinde barındırıyor. Ancak sıradan bir anne olarak “ben bu konuda ne yapmalıyım” diye düşünmeye başlayınca bir yol haritasına ihtiyacım olduğunu farkediyorum.

Konumuz aslında otizmi farketmenin çok ötesinde farklılıkları farketme ve kabullenme konusu. Bunları da çocuklara öğretmek için uygun yaşı ya da bir ihtiyacın doğmasını beklemek gerekmiyor. Peki çocuklar  “farklılıkları kabul etme” konusunda nasıl eğitilir?

Bunun bir cevabı, çocukların “farklı” insanlarla birarada bulunmalarının teşvik edilmesi, buna ortam sağlanması. Bu sayede onları anlamaları ve kabullenmeleri o kadar kolaylaşır mantığı var. Ancak pratikte bu kadar kolay olmuyor bu. Birarada bulunmak kabullenmeyi, kaynaşmayı otomatik olarak sağlamıyor çünkü. Benim 6 yaşındaki kızlarım bugüne kadar otizmli bir bireyle karşılaşmadılar. Ya da belki okulda karşılaştılar ve, hiç istemem ama, belki “garip (weird kelimesini çok kullandıkları için)” deyip geçtiler gittiler yanından. Ya da allah korusun ama belki de özel bir çocuğu bilerek ya da bilmeyerek incitenlerden biri oldular. Bunların hepsi varsayım şu anda ama gerçek olmaması için ne yapmalı? Onlara bu farkındalığı nasıl kazandırmalı peki?

Bu konuda şimdiye kadar okulda bir eğitim almadılar. Otizm ve çocuk konusunda eğitim deyince ailelerin eğitilmesi, kardeşlerin eğitilmesi, toplumdaki bireylerin eğitilmesi var ama bildiğimiz okuldaki çocukların eğitilmesi deyince gözüme çok fazla şey çarpmıyor. 6 yaşında ailesi ve çevresinde hiç “daha farklı” biri ile karşılaşmamış bir çocuğa otizm nasıl anlatılır mesela? Herşeyden önce otizm diye bir “bozukluk” ya da “rahatsızlık” var demenin absürdlüğü ortada. Madem farklılıklardan söz ediyoruz, niye bütün bu sendromlar “bozukluk-disorder” gibi negatif bir kelime ile tanımlanıyor peki diye bir derdim de var ayrıca.

Bunları düşünürken bir sınıfa otizm nasıl anlatılır konulu örnek bir programa rastladım. Öğretmenler için burada önerilenlerin biz aileler için de bir başlangıç olabileceğini düşünüyorum.  Çocuklara otizmi anlatırken önerilen sistem sırasıyla şöyle:

1. “İnsanları birbirinden ayıran yetenekleri ve özellikleri vardır” konusuna değinmek: Bu kısım farklılıklarımız ve benzerliklerimiz üzerinde konuşmayı içeriyor. Yani “herkesin farklı yetenekleri bulunur. Örneğin kiminin el yazısı iyidir kiminin daha kötü kimi bisiklete iyi biner, kimi çok iyi ip atlar vs. Herkesin görünüşü de birbirinden farklıdır. Kimi kısadır, kimi uzun vs.

2. “Bu yetenekler ve özellikler bizi diğer insanlardan ayırır ve “benzersiz” yapar” konusunu vurgulamak: Hepimizin farklı yetenek ve özellikleri var ve bu bizi diğerlerinden ayırdığı için benzersiz yapıyor. Bu özellikleri iyi, kötü diye nitelemek yerine “farklılık” olarak koyma.

3. “Her insan “anlaşılmak” ister” konusu üzerinde konuşmak: Hepimiz farklı ve özeliz ama ortak noktamız hepimiz başkaları tarafından anlaşılmayı istememiz. Buna örnek olarak çocuklara “örneğin parkta bir topa çok hızlı ve güzel vurmak istediniz ama bunu yapamadınız. Çevrenizdekilerden “beceremedin” lafını mı duymak istersiniz yoksa “bir sonrakinde daha iyi yapabilirsin” türü laflar mı” türünde konuşmalar yapılması.

Aslında bu programın sadece başlangıcı. Sonrasında çocukların alıştıklarından farklı olmayı bizzat tecrübe edebilmeleri için aktiviteler öneriliyor. Yani ince motor becerilerinin gelişmemiş olmasını anlatmak için elinde bahçe eldiveni ile vida sıktırtmak, masayı kurmak gibi basit bir görevi başka bir dilde söyleyerek konuşma-anlama yeteneklerinin olmadığı durumları anlatmak gibi aktivitelerin nasıl yapılabileceği anlatılmış. Kısacası “başkasının yerinde olma durumunu” çocuklara deneterek anlatmak üzere kurgulanmış bir program.

Ben bir anne olarak çocuklarımla bu tür konuşmaları planlı yapmaya kalktığım zaman genelde başarısız oluyorum. En kolayı kitap ya da seyrettiğimiz bir şey üzerine konuşmak. Ancak gördüğüm kadarı ile bu konuda Türkçe kitap pek yok. Youtube da Tohum Otizm Vakfı tarafından hazırlanmış çok güzel bir görsel buldum ama küçük çocuklara yönelik olarak bunun basitleştirilmişi olsa ne güzel olurdu diye düşündüm. Hayrettir, bu konuda bir uygulama da bulamadım ama  bulursak paylaşacağız. Bir başka kaynakta ise pek çok ailenin otizm konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması nedeni ile çocuklarının otizmli çocuklarla ilişki geliştirmesini destekleyecek araçlardan yoksun olabileceğinin altı çiziliyor. Otizm hakkında ebeveynlerin bilgi sahibi olması da çocuklarının farklılıkları kabul etme ve empati kurabilme yeteneklerinin otomatik olarak edinilmesini sağlamıyor. Bu kapsamda çocukların sınıflarına göre kabul etme, tolerans ve empati konulu kitapların listesi yapılmış. Bunlar ingilizce*. Türkçe bu tür çalışmalar varsa bizim haberimiz yoksa da bunlardan haberdar olmak ve çevremizi haberdat etmeye çalışmak istediğimizi de belirtelim.

Aslında hayalimiz bu tür konuların daha önce çocuk istismarı konusunda bahsetmiş olduğumuz şekilde okul müfredatı içinde yer alması tabii. Ama Türkiye’de “başarı odaklı okul yönetimleri bizzat ayrımcılık yaparken” bunları istemek çok tuhaf kaçabilir. O yüzden iş yine ailelere düşüyor. Çocuklarımızla bu tür konuları “ihtiyacımız olmasa da” konuşmamız gerek. Bu konuşmaların nasıl olması gerektiği konusunda önerisi olanları da duymak çok isteriz. Kimbilir belki bugünden başlarsak gelecekte gerçekten yaşamı paylaşan bir toplumu oluşturacak bireyleri yetiştirmiş olabiliriz.

_________________________

*Bu konuda İngilizce kaynaklar da çok dağınık. Ancak 3. sınıf öğrencilerine otizmi anlatan otizmli bir çocuk annesinin tecrübesine de bir göz atılabilir. Otizmli bir çocuk olan Alex’in annesi oğlunun okulda zorbalıkla karşılaşması üzerine okuldaki çocukların bu konu hakkında hiç bilgisi olmadığını farkediyor ve de oğlunun sınıfında yarım saatlik bir sunuş yapıp oğlunu ve otizmi anlatıyor. Sınıfta anlattıklarını da sağolsun, burada paylaşmış.

 



Pin It on Pinterest

Share This