Özel Çocuklar ve Yardımcı Teknolojiler

Özel Çocuklar ve Yardımcı Teknolojiler

Yazan: Melike

Ben Olmak Nasıl Bir Şey Bilemezsiniz!

Ben olmak nasıl bir duygudur bilemezsiniz.
Bacaklarınız yanıyormuş gibi veya yüzlerce karıncanın kollarınızdan tırmandığını hissedince sakince oturamazsınız.
İnsanlar konuşamadığımı görünce benim aptal olduğumu düşünürler.
Otizmli olmak çok zordur, çünkü kimse beni anlamaz.
Ne mi istiyorum? Diğer çocuklar gibi olabilmek istiyorum. Ama olamıyorum. Çünkü ben Carly’im.

Bu satırlar şu an 14 yaşında olan otizmli bir çocuğun satırları. Kanada doğumlu Carly’ye, ikizinden daha yavaş gelişmekte olduğunun farkedilmesiyle 2 yaşında otizm tanısı konulmuş. Carly tek bir kelime dahi konuşamayan ileri seviye otizmli. Ailesi, 3 yaşından beri yoğunlaştırılmış terapilerle gelişiminin artırılması için çalışıyor. Bir yöntemden beklenen sonuçlar alınamayınca bir diğer yönteme geçerek denemeye devam ediyorlar. Hayat terapistlere binlerce dolar para harcayarak geçiyor. Ancak asla vazgeçmiyorlar. 11 yaşında bir bilgisayarın başına oturtulmasıyla gerçekleşen bir mucize oluyor. Daha önce kimse ona yazı yazmayı öğretmediği halde, bilgisayarın başına geçince ilk yazdığı kelime ‘ACI‘(HURT) ve ‘YARDIM‘(HELP) oluyor. Zeka geriliği olmadığına emin olunan Carly’nin hayatındaki kırılma noktası gerçekleşiyor.

Bu noktadan sonra ise, istediği herşeyi yazarak iletmesi için çaba harcamaya başlıyorlar. Birkaç ay sonra ise, Carly dış dünyayla iletişim kurmak ve başkaları için çok daha akıcı bir şekilde yazmaya başlıyor:

Ben otizmliyim, ama sadece bu kadar değil. Beni yargılamadan önce, beni tanımaya zaman ayır.

Bugün 14 yaşında olan bu kız çocuğunun kendine ait bir blogu, twitter ve facebook hesapları ve yazmaya başladığı bir kitabı var.

————–

Bu yaşam hikayesini burada detaylı bir şekilde paylaşmamın sebebi, en başından beri hep söylediğimiz gibi, yardımcı teknolojilerin özel çocuklar ve ailelerinin hayatlarını olumlu yönde ne kadar etkileyebileceğini göstermek. Bu sadece bir örnek. Buna benzer deneyimler her gün Amerika’da, Kore’de, Singapur’da, Çin’de yaşanmaya devam ediyor.

Elbette bizde teknolojiyi kullanan özel aileler var. Ama ne üzücüdür ki, Türkiye’nin tamamına yayılmış, devlet politikalarında, aileler arasında bir ilgi ve farkındalık olduğunu söylemek güç. Halen ülkemizdeki net otizmli sayısı bilinmiyor. Hep birkaç sene öncesinde yapılan bir istatistikteki sayılardan yola çıkılıyor. Halen okullarda kaynaştırma eğitimi uygulanamıyor. 40-50 kişilik sınıflarda öğretmenler ne özel çocuklara ne diğerlerine faydalı olabiliyor. Bazı okullar özel öğrencileri hiç kabul etmezken, kabul edenler diğer çocukların velilerinin baskısıyla bu çocuklara gereken ilgiyi gösteremiyor. Eğitimde reform mantığında geliştirilen Fatih Projesinden, ilk etapta özel çocuklar çıkarılarak kapsam dışı bırakılıyor. Bir de, sansasyon peşinde prim yapmaya çalışan kamu memurları saçma sapan iddialarla özel çocukları daha da ötekileştirmeye çalışmıyor mu, işte o da dikilen tüy hesabı!

Amerika’da yapılan son araştırmalar, her 88 çocuktan bir tanesinin otizmli olduğunu gösteriyor. Bu yıl, yine Amerika’da 18 yaşına girecek 50.000 nin üzerinde otizmli gencin olduğu tespit edilmiş. Bu noktada, Texas’ta bulunan bir teknoloji şirketi, özellikle otizmli gençlerin yer alacağı programlar geliştirerek onları istihdam ediyor. Bu insanlar, 3-D modellemeyle dijital tasarımdan, yazılım programcılığına, görsel sanatlardan, mobil uygulamalara kadar pek çok işte diğerleriyle birlikte takım çalışması içinde işlerini yapıyorlar.

Biz inanıyoruz ki, tüm çocuklar ama özellikle özel çocuklar bir ülkenin ve hatta insanlığın hazineleri. Onlara verdiğimiz fırsatlar, gelişimlerinin devamı için sağladığımız destek ne kadar fazla olursa, ülkemizin ve hatta insanlığın başarı hikayelerini de o kadar artırmış olacağız.
photo credit: RDECOM via photopin cc



Pin It on Pinterest

Share This