Annelik insanı daha iyi biri yapar mı?

Annelik insanı daha iyi biri yapar mı?

Yazan: Pınar

En sağduyulu cevap “kimisini yapar, kimisini yapmaz” olur herhalde. Bunalım içindeki kafamı Nutella kafanozundan yeni çıkarmış bir anne olarak anneliğin beni daha iyi biri yaptığını söyleyebilmeyi çok isterdim. Beni Nutella kavanozuna sokan da sabah çocukların kalkışından okul otobüsüne binenene kadarki süreçte yaşadığımız hadilemeler ve azarlar sonucu çocukların canına okuyor olmamın verdiği vicdan azabı. Vicdan azabı söz konusu olunca onların da benim canıma okumuş olmalarının pek önemi kalmıyor.  “Onlar daha çocuk ya Pınar; bırak Nutellayı da kendine gel” diyecek birine ihtiyacım var mı? Ay, yok ya.  “Sakin olmak senin görevin, yarım saat erken kaldırsaydın, motive etseydin” türevi mükemmel anne yorumlarını pek kaldıracak durumda değilim. Ama Nutella beynimi açtı, bir anda asıl sorunun kaynağını buldum.

Hani böyle listeler halinde çocuk ne yesin, ona nasıl davranalım türü yazılan çizilen tarifler var ya; bir sürüsü anneden anneye değişebilir ama bazıları fiks menü. Yani herhalde kimse bir annenin sabırlı ve sakin olması gerektiği konusuna “olmasa da olur” demez. Sabır ve sukunet dediğimiz iki nitelik de bir insana gökten zembille inmiyor maalesef. Anne olunca da kanında artan hormonlar misali sabrın ve sukunetin de artmıyor. Anne olmadan önce neysen anne olduktan sonra da aynı sensin. Sadece zorlayarak biraz daha iyi versiyonun olmaya çalışıyorsun ama  sürümde hata varsa yazılımın sürekli güncellenmesi lazım geliyor.

Çocuk yetiştirmede bütün uzman önerileri, yapılması gerekenler, ideal bir ebeveynden önce, istediği anda olması gerektiği gibi “kontrollü” davranabilen ideal bir kişiyi resmediyor aslında. Çocuğunun ne olmasını, ne yapmasını istiyorsan önce sen ondan olacaksın, onu yapacaksın. Çocuğun sağlıklı mı beslensin istiyorsun, sen önce sağlıklı beslen; çocuğun duygusal patlamalarında Nutella kavanozuna girmesin mi istiyorsun, sen de girmeyeceksin; çocuğun kardeşine bağırmasın mı istiyorsun, sen de ona bağırmayacaksın. Çocukları denklemden çıkaralım bir anlığına. Herkesin yok mu sanki kendisi ile ilgili koyduğu hedefleri, değiştirmek istediği güçlendirmek istediği zayıf kişilik alanları? Çoğu kişinin olduğunu sanıyorum. Ama kutsal annelik tacını kafamıza geçirdikleri anda  otomatik olarak değiştiğimizi ve zayıflıklarımızdan kurtulduğumuzu varsayıyoruz. Anne olduk ya yılların kişiliği değişti, güzelleşti sanıyoruz. Sonra hayal ettiğimiz gibi değişemediğimizi görüp başlıyoruz kendimizi yemeye. Çocuk dediğin turnusol kağıdı, o güne kadar farketmediğin her türlü kötü yanını, şanslıysan iyileri de, ortaya çıkarıyor tek tek. Babalara lafım yok çünkü hiç kendini yiyenini görmedim.

Keşke anne olan otomatik olarak “daha iyi biri” haline gelseydi. Ama yok öyle bir kısayol. Uğraşacaksın, didineceksin senin için değişmek önemli ise. Çocuğun ise hayretler içinde seyredecek senin kendinle mücadeleni ve büyük ihtimalle yanlış anlayacak, hatta üstüne alınacak ve daha da kötüsü senden miras alacak. Şansına ne çıkarsa; belki de mücadeleni görüp o en azından senden daha iyi biri olacak, kim bilir?

Ya da çok iyi bir aktör olacaksın. Nutella kavanozuna onlar etrafta yokken dalacaksın, içinde fırtınalar koparken Caillou’nun annesi gibi sakin olmayı başaracaksın. Sözüm mükemmelere değil zaafları olanlara ya da olduğunu kabul edenlere. Aslında kitaplarda yazanı yapmak bu anlamda iyi bir aktör olmayı gerektiriyor. Ancak çocuklar samimiyeti ve samimiyetsizliği anlama uzmanı bana kalırsa. O zaman hangisini görmeliler? Sinirlense bile ses tonunu hiç değiştirmeden konuşan eğitici bir anneyi mi, yoksa sinirden ya da olamadığı “eğitici anne” için an gelip ağlamasını bile tutamayan bir anneyi mi? Gerçeği mi, rol yapanı mı? Ki sanki rol yapması da kolaymış gibi ben neden bahsediyorsam…

Bu yazıyı içimizdeki Doğru Ahmet’le acıklı kapışmalarımız serisi 1 olarak kabul edebiliriz…Bir alışkanlığı değiştirmek için 21 güne ihtiyaç varmış ya, 40 yıllık telaşlı kişiliğimle 21 gün mücadele etsem diyorum bakalım. Genel önerim ise anne olmadan önce yoga, nefes teknikleri ve meditasyon konusunda uzmanlaşma, çok ciddiyim… Çünkü huzursuz ruhlardan huzurlu anne çıkarmaya çalışmak abesle iştigal; önce huzursuz ruhun şeytanından kurtulmak lazım.

photo credit: bettina n via photopin cc



Pin It on Pinterest

Share This