Cino Çiftlikte Uygulamasının Geliştiricisi: iDivino

Cino Çiftlikte Uygulamasının Geliştiricisi: iDivino

Uygulama geliştiricileri yakından tanımak için yönelttiğimiz sorulara cevap veren uygulama geliştiricilerimizi tanıtmaya devam ediyoruz.  Bu sorularımıza cevap veren ilk uygulama geliştiricimiz Minidahiden sonra sırada iDivino var.

Okul öncesi çocuklara yönelik akıllı telefon ve tabletler için gelişimi destekleyen uygulamalar geliştiren bir şirket olan iDivino, Android ve iOS marketlerde yeni yer alan ve bizim de çok beğendiğimiz Cino Çiftlikte uygulamasının geliştiricisi. Bugün sizleri iDivino’nun kurucu ortaklarından Burçin Tuğlular’la tanıştırmak istiyoruz. Bir bilgisayar mühendisi olan Burçin hanımın uygulama geliştirmeye olan ilgisi oğlunun iPad kullanması ile başlamış. iDivino ekibinin geliştirdiği Hayvanları Öğreniyorum serisinin ilk uygulaması olan Cino Çiftlikte’ye bir anne mühendisin elinin değdiği bizce çok belli. İzmir’de yaşayan Burçin hanım’ın oğlu Can’ı anlattığı bir blogu da bulunuyor. Bizler iDivino ekibine sorularımızı yanıtladığı ve Cino’yu bize kazandırdığı için teşekkür ediyor, sabırsızlıkla yeni uygulamalarını bekliyoruz.

Ayrıca iDivino’nun sizlere hediyesi var:  Cino Çiftlikte  uygulaması için hediye çekilişine katılmak isterseniz buraya yorum bırakabilirsiniz. Bu arada bizim de çok beğendiğimiz Cino Çiftlikte uygulamasının “çocuk onaylı” olduğunu da belirtelim. Bu onayın kısa filmi ise burada 🙂

1. Lütfen bize biraz kendinizden bahsedin. Uygulama yapma fikri ve hangi konuda yapacağınız nasıl aklınıza geldi?

 Oğlumuzun iPad kullanmaya başlamasının ardından özellikle okul öncesi çocuklar için gelişimi destekleyen eğitici uygulamalar bulmakta zorlandığımı fark ettim. Türkçe içerik aradığımda ise bulduklarım yok denecek kadar azdı. En sade şekliyle nasıl bir uygulama aradığımı tarif etmeye başladığımda iş fikrimiz şekillenmeye başladı.

 Temel gelişim basamaklarını dikkate alan ve destekleyen, yalın olmakla beraber ilgi çekici, çocuğun yapabilirlikleri üzerinden becerilerine yenilerini ekleme motivasyonunu yaratabilen bir yapı kurgulamayı hedefledik.

 Tıpkı bir labirentin bölümleri gibi döndüğümüz her köşe bize yeni ufuklar açtı. “Hayvanları Öğreniyorum” serisinin ilk uygulaması olan “Cino Çiftlikte” adıyla yayınlanan uygulama 7 bölümden oluşuyor. Bizim başlangıç noktamız bu bölümlerden sadece biriydi: “Hangisinin Sesi”. Sonrasında “Hangisinin Yavrusu”, “Hangisinin Besini”, “Hangisinin Yuvası” eklendi. Bir de baktık biz bir çiftlik hayvanını neredeyse bütün yönleriyle ele alıyoruz. O noktada, her hayvan için bu unsurları içeren bir hikaye yazmaya ve görsel olarak sorguladığımız öğeleri bir kompozisyonla bir araya getirmeye karar verdik. Sonrasında uygulamaya yapboz ile hafıza oyunları ekleyip, ödül mekanizmasını yapılandırdık.

 Geçen yaz tohumlarını atıp yeşertmeye başladığımız bu iş fikri Cino karakteri ile hayat bulurken, başlangıçta bizi nasıl bir noktaya taşıyacağını kestiremediğimiz bir hayal bizi bu güne getirdi. Oya işlerdi eskiden anneannelerimiz, biz de oya gibi işledik diyebilirim bu uygulamayı. Belki eline alıp kullanırken insan birçok şeyi çok detaylı irdelemiyor olacak ama giriş ekranından, ana sayfasına, Cino duruşlarından, sonuçlar bölümüne, ayarlarla tanımlanan fonksiyonlardan, bölüm içeriklerine kadar her adım özenle oluşturularak bugüne geldi.

2. Fikrin aklınıza gelmesinden uygulamanızın iOS/Android markette yer almasına kadar ne kadar süre geçti?

 Önce temel fonksiyonların kodlamasına yönelik denemelerle başladık. Sonrasında uygulamanın genel kurgusu, resim ve ses gereksinimlerinin belirlenmesi, web sitesi oluşturulması gibi konularda çalışmaya başladık. Bu sırada ekibimiz ortaya çıkan ihtiyaçlarla adım adım genişledi ve 6 ay gibi bir sürede markette satış noktasına geldik.

 3. Fikrinizi uygulama haline getirebilmek için bir yazılımcı/programcı vb işe aldınız mı yoksa kendiniz mi geliştirdiniz?

 Bizim şirketimiz İzmir Yüksek Teknoloji Üniversitesi Kampüsü’nde kurulu olan İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde yer alıyor. Bu sebeple insan kaynağı ile iç içe yaşıyoruz denebilir. Ekibimizde yarı zamanlı çalışan Bilgisayar Mühendisliği öğrencileri var.

 4. Geliştirme sürecinde aşmak zorunda olduğunuz en büyük engel neydi?

 Evet, güçlükler oldu. Teknik çözümlemelerde ve finansal kaynaklarda darboğazlar yaşadık ama algılama şeklimiz sayesinde hiçbirisi engele dönüşmedi. Biz karşılaştığımız durumlara yeni beceriler ve bakış açıları kazanmak için fırsatlar gözüyle bakıyoruz. Bu sebeple olsa gerek bu süreçte bir engelle karşılaştığımız düşüncesini taşımadık.

 5. Geliştirme sürecinde ailenizde, yakınlarınızdan vb. destek gördünüz mü?

 Geliştirme sürecine katkı veren tüm ekip zaten BİZ bir aileyiz. Bir çoğumuz bu projede, profesyonel işlerimizden arta kalan zamanda gönüllü çalıştık. Ailelerimizden, onlarla geçireceğimiz zamanları bu hayale yatırım yaparken kullandığımızda,  hem anlayışlarıyla hem de paylaştıkları fikir ve önerilerle en temel desteği aldık. Bir hayale yatırım yaparken aile ve yakınlar temel destekçiler oluyor diyebiliriz.

 6. Gelecek için planlarınız nelerdir? Başka uygulamalar da geliştirmeye karar verdiniz mi?

 Başlangıçta belirttiğim gibi “Cino Çiftlikte” uygulaması “Hayvanları Öğreniyorum” serisinin ilk oyunu. Öncelikle uygulama bölümlerine yenilerini ekleyerek daha da zenginleştirerek “Hayvanları Öğreniyorum” serisine birkaç yenisini eklemeyi planlıyoruz. Sonrasında ise Cino’nun öğrenecek daha çok şeyi var 

 7. Şimdiye kadar uygulamanızla ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

 Henüz marketlerde çok yeniyiz. Market satışlarının belli bir seviyeye ulaşması ve oradan geribildirimler almak konusunda oldukça heyecanlı bir bekleyiş içerisindeyiz. Bununla beraber, uygulamalarımızı geliştirirken kullandığımız prensiplerden biri olan “Çocuk Onayı” bize ilk geri dönüşleri sağladı aslında. Yakın çevremizdeki çocuklar ile izlediğimiz bu sürecin oldukça olumlu ilerlediğini söyleyebilirim. Ayrıca çocukların uygulamayla ilk karşılaştıklarında verdikleri tepkiler üzerinden yaptığımız gözlemlerin bugünkü resme olan katkılarının da çok anlamlı olduğunu belirtmek isterim.

 8. Türkiye ve uluslararası diğer pazarları kıyasladığınızda Türkiye pazarını nasıl görüyorsunuz?

 Akıllı telefon ve tabletlerin teknolojinin eğitimde kullanılması çabalarında önemli bir köşe taşı oluşturduğunu düşünüyoruz. Dokunmatik ekranlar sayesinde, okul öncesi dönemden itibaren çocuğun becerileri ile uyumlu bir şekilde interaktif uygulamaları sunmak mümkün oldu. İnteraktif eğitsel uygulamalar ile bireyin gelişimini desteklemek, mevcut becerilerini pekiştirmek, uyaran zenginliği ile yapabilirliklerini bir üst seviyeye taşımak için bağımsız ortamlar sunmak mümkün. Görsel, işitsel, mekanik etkileşimler ve bireyin motivasyonunu arttırmaya yönelik ödül mekanizmaları ile öğrenme süreçleri zengin içerikle desteklenebilmekte.

 Türkiye’de henüz yurtdışındaki kadar ilgi yok gibi görünüyor, bunda Türkçe uygulamalarda henüz yeteri kadar çeşitlilik olmayışının da etkisi olduğunu varsaymak mümkün. Türk insanının her geçen gün bu konuda farkındalığını arttırdığını ve doğru içerik oluşturulduğu taktirde talebin var olduğunu düşünüyorum.

 9. Sizin gibi mobil platformlara uygulama geliştirmek isteyenlere neleri göz önünde bulundurmalarını tavsiye edersiniz?

 İnsanın doğal yaşam koşulları içerisinde edindiği tecrübelerin profesyonel becerileri ile örtüşen bir biçimde sergilenmesinin başarılı sonuçlar oluşturduğunu düşünüyorum. İlgi ve bilgi alanları çerçevesinde emek harcanan her projenin önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.

 10. Türkiye’deki kullanıcıların mobil pazarda tüketim davranışlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Donanım hızla yaygınlaşıyor. Mobil cihazlar her geçen gün daha geniş kitleler tarafından kullanılır hale geliyor. Sosyal ağların ve internetin kullanımı da aynı şekilde büyüyor. Bunlara paralel olarak kullanıcıların çocukları için sağlayabilecekleri bir tabletin belli kuralları gözeterek kullanıldığında onların gelişimine ve eğitimine ne kadar katkı sağladığını görüp değerlendirmeye başladığını düşünüyorum.

Uygulama Geliştiriciler: Sizler de kendinizi tanıtmak ve sorularımızı yanıtlamak isterseniz lütfen bize ulaşın!


Pin It on Pinterest

Share This