Televizyon ve dikkat dağınıklığı

Televizyon ve dikkat dağınıklığı

Yeni teknolojiler ve çocuklar konusunda henüz gerçekten elle tutulur araştırma olmamasına rağmen ailelere “şunu yapın bunu yapmayın” diyen uzman ve mercii sayısında ciddi bir artış var ve buna ek olarak sosyal medya ve haber kaynaklarında da bir sürü yazı gözlemek mümkün. Biz onlineanne olarak çocuklar ve ekran konusuna akademik dünya ne diyor konusunda elimizde geldiğince yazıyoruz. Daha önce önce Amerikan Pediatri Birliğinin ekran zamanı konusunda önerilerini yazdık, sonra da 3 yaş altında çocuk ve ekran konusundaki bilimsel araştırmaları inceledik. Bu yazıda ekran ve dikkat dağınıklığı konusuna değinmek istiyoruz ama bu ve benzeri konuların kamuoyunda ele alınması sırasında yapılan çok ciddi bilimsel yanlışlara da dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Bu kapsamda bir yazının, haberin güvenilir ve bilimsel görünebilmesi için genelde başvurulan ve aslında kamuoyunu yanıltan 3 yanlış var:

1. yazının içinde bir uzman görüşüne başvurup bunu bilimsel araştırma sonucu olarak sunulması (ki uzmanların da kişisel görüşleri olabildiği halde uzman olduğu için bunun kişisel görüş kapsamında olabileceği ve henüz üstünde yeterli araştırma bulunmadığı gerçeğinin “maalesef” gözden kaçması. )
2. bilimsel bir makaleden, ya da herhangi bir basılı kitaptan görüşü destekleyen kısımlarının cımbızlanarak (cherry picking) alınması  (bu nedenle bilimsel makalelerin araştırma kapsamlarındaki sınırlamaların yok sayılması. Literatürdeki birbirinin zıddı araştırma sonuçlarının varlığının önemsenmemesi)
3. Bilimsel araştırma içinde geçen korelasyon* bulgularını nedensellik** olarak sunulması.

Bu yazıda sadece çok sık karşımıza çıkan “TV çocuk da dikkat süresi, odaklanma yeteneğini zehirliyor. 3 yaş altında günde izlenen 1 saat TV, 7 yaşında dikkat eksikliğini %10 arttırıyor” önermesine bakmak istiyoruz. Googleyınca pek çok kez retweetlendiğini, ve buna benzer haberleri orada burada görebilirsiniz. İngilizcesi daha da fazla…

Öncelikle bu haberin bilimsel kaynağı Dr Dimitri Christakis, yönetiminde Child Health Institute’da, 2004’te yapılan çalışma. Neredeyse 10 yıl geçmesine rağmen görünen o ki o çalışmanın üzerine öyle çok büyük bulgular da gelmemiş, çalışma kapsamındaki verinin çok kısıtlı olduğu yazarlar tarafından da belirtilmiş zamanında. (Ama bu uzman grubu teknoloji ve çocuklar konusunda önemli çalışmalar yapıyor daha önce değinmiştik). Ama ısıtılıp ısıtılıp ara ara hortlatılan bu tür çalışmaların cımbızlanarak sunulmasına artık bir dur demek lazım.

Mesela bu araştırmada, araştırma kapsamına giren çocuklara Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısı konulup konulmadığına bile bakılmadığını söylesek sizin için bir şey değişir mi? Buna “araştırmanın kısıtları” nedir ya hani…

Bu ne demek? Herkesin bu makaleden anlamak istediği gibi “3 yaş altında çocuğunuza televizyon seyrettirirseniz, 7 yaşına geldiğinde çocuğunuzun dikkat eksikliğine sahip olma olasılığını  arttırırsınız” denemez demek. Araştırma kapsamındaki 2623 çocuğun 1-3 yaşında televizyon seyretmesi ile  7 yaşında aileleri tarafından daha dikkati dağınık olarak nitelendirilmesi arasında bilimsel olarak bir ilişki  bulunmuş ama  iki değişken arasında ilişki olması da bilimsel olarak “TV dikkat eksikliğinin nedenlerinden biridir”sonucunu vermez demek. Yani bu araştırma televizyon izleme saatleri ve de çocuğun dikkat eksikliği arasındaki “ilişkiyi” bulmak için ailelere “çocuğunuzun dikkati dağınık mı” diye bir soru yöneltiliyor ve ikisi arasında “ilişki” buluyor. Ama ailesi tarafından dikkati dağınık olarak nitelenen bu çocukların gerçekten dikkatlerinin dağınık olup olmadığı bir yana, dikkati dağınık olduğu için mi televizyonu tercih ettikleri, yoksa televizyonun mu onları dikkati dağınık yaptığı gibi pek çok araştırma sorusu maalesef cevaplanmadan durduğu yerde duruyor. Bu çocuklara gerçekten DEHB tanısı konulmuş mu o bile bilinmiyor. Bu çalışma ile ilgili kısa ve toparlayıcı bir değerlendirme burada ilgileniyorsanız.

Bunu “3 yaş altındaki çocuklarınıza huzur içinde TV seyrettirin, haberler yalan” demek için yazmadığımızı artık bilenler biliyordur. Biz yine de tekrarlayalım, “3 yaş altındaki çocuğunuzu olabildiğince TV’den uzak tutun, hiçbir teknoloji çocuğun bir yetişkinle geçireceği aktif saatlerin yerini tutmaz”. Ancak “bilimsel” adı altında orada burada çıkan haberlerin şu tür olumsuz sonuçlarını gözardı etmemek lazım:

–  7 yaşında DEHB tanısı konmuş bir çocuğun ve ailesinin  üzerine yapışmış “şımarıklıktan” “beceriksiz ebeveynlikten” algılarına bir de   “Televizyondan olmuş işte” gibi haksız yorumların eklenmesi ve bunun çığ gibi yayılması.

– bir araştırmanın içinden cımbızla çekilen parçaları heyecanla retweetleyip şehir efsaneleri gibi ebeveynlik efsanelerinin yaratılması.

– çocuğuna dikkat eksikliği tanısı konmuş olanların da çocuğuna 3 yaş altında seyrettirdiği filmler için kendisini yemesi ya da etrafındakilerin onu yemesi.

Bilimsel araştırmada korelasyon, nedensellik konuları en çok istismara açık konulardır. Bu yüzden özellikle gazetelerde çıkan “araştırmalar böyle diyor” haberlerini ciddiye alacaksınız, ve özellikle de çevrenize yayacaksanız araştırmanın kaynağına ulaşmanızı öneriyoruz. Aksi takdirde paylaşarak bilgi çoğaltmak yerine el birliği ile bilgi kirliliğini körüklemiş oluyoruz.

İstatistiki bulguların dayatmalara dönüşmesi konusunda da bu yazıya mutlaka bakmanızı öneriyoruz:

Sonuç olarak ebeveynlerin aldıkları ebeveynlik kararları -ki televizyon da buna dahil- Dikkat Dağınıklığı ve Hiperaktiviteye yol açmadığı ama bu kararların DEHB olan çocuğun hayatının nasıl şekilleneceğini belirlediği de sık sık söyleniyor. Bir de biz de hatırlatalım dedik.

*, ** Korelasyon, nedensellik nedir?



3 Yorum

  1. harika bir yazı
    zararı bilimsel olarak kanıtlanana kadar çocuklarımızı televizyonlar büyütmeye devam etsin ….

    • tabii ki zararı bilimsel olarak kanıtlanana kadar çocuklarımızı televizyonlar büyütmesin, bunu engellemek her ailenin görevi ve yazıda bunu vurguladığımızı sanıyorduk, belki yanıldık kusura bakmayın. Ancak tekrar özetleyecek olursak, sansasyonel olsun diye araştırmalar cımbızlanarak kamuoyuna sunulmasın… Biz ebeveynler olarak “çocuğumuzun iyiliği” kisvesi altında yanıltılmak istemiyoruz, her bir konuyu doğru mu acaba diye araştırmaktan da yoruluyoruz.

  2. bu ayrıntılı ve güzel bilgiler için teşekkür ederim bu makaleyi daha fazla insan okumalı önemli bir konu gerçekten.

Pin It on Pinterest

Share This