Deliriyom, deliriyoz, deliricez!

Deliriyom, deliriyoz, deliricez!

Biz de Onlineanne olarak ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız. Olaylarla kafayı yemeye devam ediyoruz. Az uyku, bol endişe, umuttan umutsuzluğa savruluşlar arasında manik depresif durumlar… İçimizden çocuklar için teknoloji, eğitim, uygulama bakınmak falan gelmiyor takdir edersiniz.Birimiz Almanya’da twitter bakmaktan şaşı oldu; diğerimiz güya Türkiye’de, teknolojik imkansızlıklardan gerçeği ile sanalı arasında gidip gelmekten sürmenaj…

Çocukları arka plan medyaya maruz bırakmayalım diyoruz, elde değil. Hele dün akşam, gördüler bütün gaz ve sis bulutunu, ateşleri. Geçen gün bir tanesi “Dayyip isdifa”yı tekerleme yapmış, resim yaparken mırıldanıyordu. Ne dediğinin farkında değil.”İstifa ne demek, Tayyip kim” anlattık kısaca. Nasıl derseniz, açıkça… “Başbakan bizi duymazdan geliyor. Hani ben sizi duymadığımda ya da siz beni duymazdan geldiğinizde çok kızıyoruz ya onun gibi”…”Birisi birşey söylüyorsa ne söylüyor diye dinlemek gerekir. Söylediklerinden nefret etseniz bile söylemesine izin vermek ve dinlemek gerekir”. Gerekir de gerekir ama bu sadece kralıklarda gerekmez, oralarda kralın dediği olur tabii. “Bakma artık telefona” diyorlar ama nasıl bakmayalım.

Onlineanne’den önce bizim için sosyal medya çoğunlukla “zaman kaybıydı”. Herşey ne kadar hızla değişiyor. Şimdi sanal dünya ve gerçek dünya yer değiştirmiş durumda. Olayların göbeğinde olanlar için değil belki; yurtdışında ya da küçük bir sahil kasabasının ıssız bir köşesinde olanlar için. İki gün Halk TVye ulaşamazsan, internetin olmazsa kendini farklı bir gerçeklikte buluyorsun; herşeyden uzak, herşeyden kopuk. Ama bağlanır bağlanmaz sanal aleme, gerçek gözüne gözüne giriyor. Kopamıyorsun oradan; elinde sadece bir telefon, dönemiyorsun gerçek hayata. Zaten hangisi gerçek hayat sorgulamaya başlıyorsun. Hani o gerçek sandığın fiziksel hayatta uyumaya, yemeye utanır hale gelme durumu çünkü biliyorsun ki asıl gerçek hayatı sana sanal alem ulaştırıyor. Bağlanamadığın zaman uyurgezer gibisin. Çoğu insanın bu durum daha çok işine geliyor olabilir belki de. Günlük meşgalelerin peşinde herkes uyusun, haberleri olmasın hiçbir şeyden, biraz kafalarını pencereden mi çıkardılar korkutun gitsin.

Biz burada sadece anneyiz.Buraya yeri geldikçe hayallerimizi yazıyorduk. Hepsi eninde sonunda çocuklarımızla, yarınlarımızla ilgiliydi. Daha dün demokrasi, özgürlük, daha umutlu yarınlar diyorduk. Şimdi tek bir hayale sıkıştırdılar bizi yine; “sokaklardaki iyi niyetli çocuklar, o çocuklar için sokaklarda olanlar aman zarar görmesin”e döndük. “Vicdan” ne kutsal kelimeymiş; elde etmesi ne zor bir meziyetmiş. Geçtik eğitimi, teknolojiyi; önce vicdan

 

Resim Hürriyet Cumartesi eki‘nden çünkü özgürlük deyince bu fotoğraflar geliyor gözümüzün önüne. Bu görüntülerden rahatsız olanlara inat…

 

 

 

 



Pin It on Pinterest

Share This