Anne fare yakaladım!

Anne fare yakaladım!

Kedisi olanlar bilir, bazen hediye olsun diye yapar kediler öyle fareli güzellikler (ha çocuk ha kedi) ama biz bugün bildiğiniz bilgisayar faresinden söz ediyoruz 🙂 Daha tabletler çocuklarımızın hayatına girmeden önce çocukların ve bir de anne-babalarımızın fareyi kontrol edebilmeleri büyük olaydı ya. İşte ta o zamanlardan beri aileler için teknoloji konulu paylaşımlarda bulunan bir site var: Anne Fare Yakaladım. Kurucusu da İpek Süer.  Bir annenin teknoloji ile imtihanı sloganlı Anne fare yakaladım’da ebeveynlere yönelik  yararlı websiteleri, haberler, uygulama incelemeleri bulabilirsiniz. Üstüne İstanbul blog dünyasının simalarını fotoğrafa pek meraklı İpek’in kareleri ile seyredebilirsiniz. Kısacası Hassas Anne , AnneAyça ile başladığımız söyleşilere Anne Fare Yakaladım’ın kurucusu İpek’le devam ediyoruz.

Daha önce de belirttiğimiz gibi bu söyleşilerdeki amacımız hem birbirimizi daha yakından tanımak hem de çocuklarımızın teknoloji kullanımı konusunda fikir alışverişinde bulunmak. Yine tekrarlıyoruz: Kapımız herkese açık; blogunuzun olması şart değil. Varsa teknoloji ve çocuklar konusunda olumlu ya da olumsuz söyleyecek sözünüz, bekleriz.  “Teknolojiyi çocuğumun yanına yaklaştırmam”,”sosyal medya, blog falan işim olmaz” diyor da olabilirsiniz. Herkesin başımızın üsünde yeri var, sorularımızı cevaplamak için bize bir mail atın yeter. “Ne kadar farklı düşünce o kadar iyi” diyoruz…

Anne Fare Yakaladım

 1. Bize biraz kendinizden ve çocuklarınızdan bahseder misiniz? İpek Süer kimdir? Bugüne kadar neler yapmıştır? (çocuğunuzun yaşı, sınıfı vs)
73 İstanbul doğumluyum, liseyi bitirene kadar Bursa’daydım. Üniversiteyi Ankara’da okudum, Hacettepe Turizm. Uzun süre mesleğimi yaptım. Sürekli yurt dışı ile ilişki halinde olma mecburiyeti ile internetle tanışmam çok eskidir, ’95lerde bir mailin 3-5 dakikada gönderildiği dönemden bahsediyorum. Turizmden bunaldığım bir dönemde kısa bir süre de olsa bir kaç anaokulunda çocuklara bilgisayar öğrettim; öğretmekten ziyade birlikte eğitici oyunlar oynamak denebilir. O dönemde çoğu evde bilgisayar ve internet henüz yoktu.
Bloğumun temelleri o günlerde atıldı. Sonrasında değişik projelerde yer aldım, tur operatörlüğünün yanısıra sıradışı organizasyonlar projelendirdim. 2010 yılından beri ise evdeyim, 3 yaşında bir oğlum var, ismi Bulut.

2. Ne zamandan beri blogunuz var? Nasıl ve neden blog yazmaya başladınız?
Blogger.com açıldığı anda ben 2-3 adres almıştım. Çocuklarla birlikte bilgisayar oynadığım dönemde anne-babalardan çok sorular geliyordu. Sürekli aynı soruların geldiğini farkedip notlar almaya başlamıştım. Blogger’ın o dönem için bir web sayfası hazırlamaktansa, mail yazma kolaylığında sayfa paylaşımı yapabilmeye imkan tanıması, çok işime gelmişti. Adreslerden birini Anne Fare Yakaladım! olarak aldım ve yazdıklarımı paylaşmaya başladım. Buradaki fare, mouse’dan geliyor. Her ne kadar şu an çocuklar fareyle daha geç tanışsalar da, o zaman mouse’u kullanabiliyor olmak, büyük aşamaydı 🙂

3. Hangi sıklıkta blogunuzda yazıyorsunuz? Yazılarınızda en çok hangi konulara /nelere önem veriyorsunuz?
Çok sık yazmak istiyorum, çok yazı hazırlıyorum fakat oğlumun yaşı itibariyle vakit sıkıntım oluyor. Önümüzdeki dönem yuvaya tam gün başlayacağından,  istediğim sıklıkta yazabileceğimi düşünüyorum.

Anne fare yakaladım

4. Sosyal medyayı kendi blogunuz açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Nasıl faydalanıyorsunuz?
Çok faydalanıyorum, tüm sitelere üyeyim ve hepsine göre paylaşımlarım oluyor. Twitter’dan anlatmak istediklerimi anlatıyorum. Facebook’da daha çok duyuru ve fotoğraflarımı paylaşıyorum. Sevdiğim oyunların videolarını youtube kanalıma ekliyorum. Instagram ise 7/24 hayatımın parçası, bir çeşit fotografik günlük gibi neredeyse.

5. Teknoloji ve çocuk konusuna nasıl bakıyorsunuz? Sizin televizyon dahil teknoloji ile olan ilişkiniz nasıl?
Bizim televizyonla ilişkimiz sıfıra yakın. Daha doğrusu tv kullanıyoruz fakat kanalları değil (zaten hiçbir kablo üyeliğimiz yok) kendi dvdlerimizi ve oğlumuz yattıktan sonra ise seçtiğimiz dizileri izliyoruz, ben uyuyakalmazsam o da. Oldukça geniş belgesel arşivimiz var, onun dışında yemek ve gezi programlarını seviyoruz. İzlemekten bıkmadığımız dvdleri oğlumuzla baştan izlemekten zevk alıyoruz.

6. Çocuklarınızın teknolojiyle arası nasıl? Evinizde televizyon, tablet, akıllı telefon bulunuyor mu?
Evimizde pc, iMac , ipad, smarttab, akıllı telefonlar ve televizyon var. Anne-baba fotoğrafa meraklı olduğumuzdan bunlara bir de fotoğraf makineleri ve aparatlarını ekleyin. Tüm bu -aletler- diyeyim, o kadar hayatımızın içinde ki, çocuk ister istemez hepsine aşina. Sabah uyandığımızda tv açılıyor, ben kahvaltı hazırlarken Bulut çizgifilm izliyor. Kahvaltı esnasında da izliyoruz. Daha sonra yuvaya gidiyor. Akşam döndüğünde odasına dalar, sonra belki hepberaber bir film izleriz veya oyun oynarız, ve her aksam  kitap okuruz.

7. Bunların kullanımına ilişkin kurallarınız var mı? Nelere dikkat ediyorsunuz? Öncelikleriniz bulunuyor mu?
Hiç kural koyma gereği duymadım. Zaten televizyon, bir kaç çizgifilm dışında ilgisini çekmiyor. Youtube’da kamyon, tren, uçak videoları izliyor mesela, onu da uzatmamasına çalışıyoruz; ‘Hadi gel senin de trenini kuralım’ diyoruz mesela. Belki de herşey serbest olduğundan hiç sıkıntı yaşamıyoruz.

8. (Tablet vb varsa) En çok kullandığınız uygulamalar neler? Bu uygulamaları nasıl buluyorsunuz? (Televizyon: En sevdikleri çizgi filmler) (Web sitesi varsa En sevdikleri siteler)
Bulut tren hastası. Ama yani gerçekten tren delisi bir erkek çocuğu. Google’a train yazıp sadece gösellere baktığımız bile oluyor! Trenlerle  ilgili tüm uygulamaları indiriyorum, o görmeden deniyorum, beğenirsem bir ara ona da gösteriyorum. Çok seviyor seçtiklerimi fakat aynı hızda da sıkılıyor. Bulut’un oyun oynamayı tercih etmesine ve kendi kendine oyalanabilmesine bayılıyorum. Thomas ve arkadaşları, en sevdiği çizgi film. Tablette en çok lego uygulamalarını seviyor, bir de elbette tren simülasyonlarını.

9. Çocuklarınızla beraber teknoloji kullanma alışkanlığınız var mı?
Var evet. Onun için dvd’ler alıyoruz ve evde film saati yapıyoruz, keyifle oturup filmimizi seyrediyoruz. Bloğumda yazmak için denediğim uygulamalardan gözüme kestirdiklerimi tek tek Bulut’a da gösteriyorum. Neler daha çok ilgisini çeker artık biliyorum ve gelişimine faydası olacağına eminsem, doğru zamanlarda tableti veriyorum. Uzun yolculuklarda da tablete 1-2 çizgi film atıyoruz, eğer yolda duramıyorsak sıkıldığı anlarda veriyorum.

10. Okullarda tabletin daha geniş ve yaygın anlamda kullanılabileceğini düşünüyor musunuz? Sizce kullanılmalı mı?
İşte bunu tam bilemiyorum. Bu konuda yazı da yazdım bir kaç kez ama hala kararsızım. Çocukların, teknolojinin en son halinden faydalanmaları isterim. Koca koca kitapları taşımaktansa, ödevlerini usb’ye koymalarını seviyorum. Ama deftersiz kitapsız bir okul hayatı da düşünemiyorum! Beyaz tahtalar bile bana soğuk geliyor, sanırım bunu ancak oğlum ilkokula başladığında cevaplayabileceğim.

11. Sizce gelecekte çocuklarımızın sosyal medya ve teknoloji ilişkisi nasıl olacak? Sizin olmasını hayal ettiğiniz ilişki biçimini tarif edebilir misiniz?
Sosyal medya=sosyallik aşamasındayız. Yanyana oturan çocukların birbirlerine paylaşım sitesi üzerinden mesaj atarak yazıştıklarını görüyorum. Yanyana oturuyorlar! 2 yaşında çocukların hipnotize olmuş şekilde telefondan kafalarını kaldıramadıklarına şahit oluyorum. Tüm iş anne-baba’da bitiyor. Dengeyi kurmak lazım. Çocukları teknolojiden izole etmek doğru bir fikir değil bence. Televizyon izletmeyenleri ayrı tutuyorum, hak veriyor ve yapabiliyorsa takdir ediyorum. Ama bilgisayar, tablet,.. bunlar eninde sonunda hayatlarına girecek. Onları mahrum etmeden doğru uygulamalarla yönlendirmek en mantıklısı gibi geliyor bana.

Çok teşekkür ederim!

Biz de çok teşekkür ediyoruz:-)

 



Pin It on Pinterest

Share This