Çocuğumun ve Benim Teknoloji Diyetimiz

Çocuğumun ve Benim Teknoloji Diyetimiz

Yazan: Melike

Teknoloji diyeti de nedir demeyin. Zayıflamayla, Dukan diyetiyle filan ilgisi yok. Çocuklarımızın nasıl sağlıklı bir beslenme şekli olsun, sebze-meyve yesin, yeterince su içsin, proteinini alsın, mümkün olduğunca şeker, çikolatadan uzak dursun diye uğraşıyorsak, teknoloji diyeti de aynı şey.

Üstelik onların sağlıklı gelişimlerini sürdürmelerini sağlayacak bir beslenme alışkanlığı kazanmaları bizim için ne kadar önemliyse ve bunun için nasıl bir sürü zahmete katlanıyorsak, teknoloji kullanma alışkanlığı kazanmaları da bir o kadar önemli.

Beslenme konusunda uzmanların farklı görüşleri olduğu gibi, teknoloji konusunda da pek çok farklı fikir var. Herkesin uygulaması da farklı olabiliyor. Örneğin, çocukların şeker, çikolata vb tatlılara düşkünlüklerini azaltmak için, aslında ters mantık işletip ‘istediği kadar şeker yemesine izin verme‘ uygulaması var. İlk bir ay istediğini yiyen çocuk, bir süre sonra şekerlerin tatları, kokuları, şekilleri gibi konularda seçiçiliğe gidip, artık eskisi kadar şekere düşkün olmayabiliyor. Çocukların, kendilerine izin verilmediği için sürekli içinde bulundukları merak ve istek duygusunu yenmelerine yardımcı bir uygulama olabiliyor. Riski göze alabiliyorsanız tabii.

Bunun aynısını teknoloji konusunda uygulayan aileler biliyorum. Aslına bakarsanız çocuğum 3 yaş civarındayken ben de aynı şeyi bir süreliğine uyguladım.

Oğlum Kuzey, hayatının ilk 1,5 yılında arka planda olan TV de dahil hiçbir şey seyretmedi. Ama Amerikan Pediatri Derneğinin belirlediği ekran saatleri normlarına da uyamadık itiraf edeyim. Daha sonra YouTube’dan üçer beşer dakikalık Susam Sokağı videoları aracılığıyla ilk defa bilgisayar ekranına baktı. Bu çok uzun sürmedi, ben bilgisayarımı başka bir yere taşıyınca unuttu. 2,5 yaşındayken benim katılmak zorunda olduğum iki günlük bir seminer sırasında evde babasıyla kaldığı zaman içinde iPad’le tanıştı. İşte herşey böyle başladı.

Kuzey bugün 5 yaşını birkaç ay geçmiş, Almanca, İngilizce ve Türkçe olmak üzere 3 dil öğrenen bir çocuk. Dil gelişimi konusunda teknolojiden de oldukça faydalandığımızı söylemeliyim. Teknoloji kullanımı konusundaki becerikliliği ise mesela anneanne ve dededen çok daha yüksek. Mesela, DVD Player’ı kendisi açabiliyor, iPad ve iPhone’larımızı büyük ustalıkla kullanabiliyor. Bir de uzaktan kumandalı oyuncaklar konusunda da oldukça başarılı.

Tüm bunları ‘bakın, çocuğum bunları yapabiliyor‘ diye anlatmıyorum. Tek amacım mevcut becerileri ve ortamına ilişkin gözlemlerimi paylaşmak. Çocuğumla ilgili çözmek veya düzenlemek istediğim bir konu varsa öncelikle o durumla ilgili gözlemlerimi ortaya koymak bana daha mantıklı geliyor.

2,5 yaşında tanıştığı iPad’de o zamanlar sadece fotoğraflara ve videolarımıza bakmakla sınırlı olan ilişkisi, o seminerden sonra ben eve dönünce bitti. iPad’e ‘Bus'(otobüs) ismini takmıştı, oyuncak otobüsüyle oynadığı videosunu izlemeyi çok sevdiği için. Kafasında da şöyle bir bağlantı kurmuştu: Baba olunca iPad var, anneyle yok. Babayı da daha çok haftasonları gördüğü için ve zaten haftasonlarımız başka bir dolu programla geçtiği için zaman artarsa kullandı. Ta ki yaz tatiline kadar. İşte o tatilde ‘istediğin kadar kullanabilirsin deyince‘ birden aslında gerçektende o kadar önemi kalmadı onun için. iPad diğer oyuncaklarından bir tanesi oldu sadece.

Ancak çocukların yaşları büyüdükçe bu cihazlarda daha çok şeyi yapabileceklerini farketmeleri pek uzun sürmüyor. Artık ‘İstediğin kadar kullan’ ters mantığı çalışmıyor. Gerçekten bırakmamacasına kullanabiliyor, özellikle de başka bir çocukla birlikteyse.
Teknoloji ve medyayı tamamen yasaklama taraftarı olmadığımız ama bilinçli kullanılmasını öğretme peşinde koştuğumuz için, eşimle genel bir plan koyduk ortaya. Bu arada medya ve teknoloji kullanımını sadece televizyon ve tabletten ibaret değil,  kitap, müzik, dergi gibi diğer araçları da dahil ederek düşündük. Ancak hemen söyleyeyim, eğer onu oyuna çağırıyorsam bu planın hiçbir geçerliliği kalmıyor. Hayır ben televizyon seyretmek istiyorum diye oyunu geri çevirdiğini hiç hatırlamıyorum.

Kuzey’in Haftalık Medya/Teknoloji Diyeti:

1. Hafta içi, okuldan sonra yaptığımız düzenli aktivitelerimiz var. Eve geldikten sonra, günde yaklaşık 30-45 dakika TV’de filmin bir kısmını seyeredebilir veya iPad’de vakit geçirebilir. Kendisi seçiyor. Bu genellikle benim yemek hazırladığım veya yemekten sonraki zamana denk geliyor.
2. Yatarken odasındaki CD Player’da sevdiği hikayelerin cdsini dinleyebiliyor.
3. Gün içinde ve yatarken birlikte mutlaka kitap okuyoruz. Bu gün içinde bir e-kitap olabiliyor ama yatarken mutlaka basılı kitap oluyor.
4. Günlük TV/iPad süresini doldurduysa, iPad’i sadece müzik dinleme amaçlı kullanabiliyor.
5. Haftasonları 1 saat iPad kullanıyor, 1 saatte TV seyrediyor. Eğer başka işimiz yoksa, onunla birlikte iPad’e veya TV ye bakmaya çalışıyoruz.
6. Bir de onunla birlikteyken, mümkün olduğunca sadece çok gerekliyse telefonu tableti elimize almaya çalışıyoruz.
7. Aile uzakta olduğu için FaceTime ile onlarla konuşmasında hiçbir limitimiz yok.
8. Ayda bir çocuk dergilerinden alıyoruz. İçindeki oyuncakla, aktivitelerle bir süre idare ediyor.

Şimdi söyleyeyim, bu aslında benim de diyetim. Yani tv ve teknolojiyi çocuk bakıcısı olarak kullanmaya ihtiyacım olup olmamasıyla ilgili. Bazen ‘hadi şu işimi de bitireyim de öyle kapatalım‘ demiyor değilim. Devamlı olmadığı sürece arada süreyi aşmakta bir problem görmüyorum. Kısaca bu program onu olduğu kadar bizi de bağlıyor. Elimizden geldiğince uygulamaya çalışıyoruz. Bu plan olmazsa olmaz mıydı bunları düşünmek için? Olurdu elbette. Ama hiç değilse şimdi elimde kendimizi tartabileceğimiz verimiz oldu. O gün onu televizyona bağlamak zorunda kaldığımda vicdan azabından ölmek yerine, haftanın bütününe bakıp daha iyi yorumlayabiliyorum.

Kendimi hazırladığım diğer konu da, ilkokula başlamasıyla birlikte interneti kullanması konusunda.  O noktada da ek bir takım kurallar ve alışkanlıklar kazandırmamız gerekecek.

Şimdilik bizde durum bu, bir de daha önce yazdığımız  ipad kullanma genelgesi var. Sizin çocuklarınıza koyduğunuz kurallar nasıl?

 



Pin It on Pinterest

Share This