Zorbalıkla nasıl mücadele edilir?

Zorbalıkla nasıl mücadele edilir?

Okuyucular

Önce Özgür Anne’nin altına imzamızı atacağımız Hayır diyebilen çocuk yetiştirmek yazısı ve ardından Blogcu Anne’nin “çocuğumuzu vicdanlı yetiştireceğiz tamam da vurana bir tane sen de vur mu diyeceğiz yoksa ezilmesine göz mü yumacağız” yazısı geldi. Türkiye’dekilerde çoğunlukta “kendini ezdirmesin, dayak yiyeceğine yeri geldi mi vurmayı bilsin” yaklaşımı hakim. Ancak yurtdışında da “vurmayı bilsin yoksa ezilir” görüşünü savunanlar var. Bir arkadaşımız da kendini savunmayı bilsin diye oğlunu “jujitsu” derslerine gönderiyor. Bu dersler zorbalıkla mücadele kapsamında “hayatınızı kavga etmeden nasıl geçirirsiniz” dersleriymiş, çok bilgimiz yok, ama sağduyusuna çok güvendiğimiz bu arkadaşımız son derece duygusal bir çocuk olan oğlundaki gelişmelerden çok memnun mesela.

Sonuçta zorbalık evrensel bir sorun; vurmayla ve erkek çocuklarla da sınırlı değil. Ayrıca siber zorbalık diye sanalı da mevcut ve bir sonraki yazımız da siber zorbalıkla ilgili olacak. Bu yazıda “ne yapabiliriz”e kafa yormak istiyoruz. Ve dikkatleri ezenler ve ezilenler çerçevesinden, ezenlere seyirci kalanlar ya da sessizlikleri ile destek verenler noktasına çekmek istiyoruz.

Yurtdışında vurma ve şiddet anaokulundan itibaren kesinlikle müsamaha gösterilmeyen ve öğretmenlerin yakından gözlemlemesi ve hemen müdahale etmesi gereken bir davranış. Çok basit bir park örneği:

Türkiye’de bir çocuk başka bir çocuğa vurursa annesi “yapma yavrum” diyor ve bunu gerekirse 80 kez tekrarlama eğiliminde ama sonuç hiç değişmese de genelde bir yaptırım yok. Yurtdışında ise genel gözlem bir kez “yapmıyoruz yoksa gideriz” deniyor ve devam ederse çocuk bağırsa da çağırsa da toparlanıp oradan uzaklaştırılıyor. Yani “yapmıyoruz yavrum”un sebep-sonuç ilişkisi daha belirgin. Bunun sonucu ‘daha az mı şiddet var’ın cevabını verebilecek veri elimizde yok ama gözlem olarak çocuklarımızın daha az şiddetle karşılaştıklarını ve sorunlarını daha az şiddete başvurarak çözdüğünü düşünüyoruz.

Türkiye’de okullarda bu konuda belirgin bir eğitim var mı emin değiliz. Biz buradaki okullarda zorbalıkla ilgili izlenen programdan örnekler vereceğiz. Amerika’da, sıradan bir devlet okulu, rehberlik öğretmenleri ile dersler var, 1 saat çeşitli konularda konuşuyorlar, kitaplar okunuyor. Konular, farklılıklara saygı, öfkeyle başetme, engellileri anlama, sigara, uyuşturucu neden zararlıdır falan gibi çok çeşitli. Zorbalık da bu konulardan biri. Geçenlerde konulardan biri zorbalıktı. Ancak zorbalığın vurma kısmı değil daha çok dışlama, kötü söz söyleme, alay etme kısmına vurgu yaptılar. Genel olarak zorbalık konusuna ise bütün okul birden “Okulumuzla gurur duyuyoruz, burada zorbalık yok” haftası çerçevesinde etkinlikler yaptılar.Bu haftaya Kırmızı Kurdele haftası dediler. Bütün öğrenciler o hafta resimdeki kurdeleyi taktı. Bu konuda konuştular, zorbalığı protesto eden renklerle okula gittiler. Maksat beyinleri yıkansın 🙂 Şaka bir yana okulun ana politikası ve sürekli tekrar ettikleri 3 ilke saygı, güvenlik, sorumluluk ve zorbalık konusu da özellikle güvenlik konusunda “herkes elini kolunu bacağını kendine saklasın” kapsamında sürekli gündeme getiriliyor. (Bunun için kullandıkları komik bir kelimeleri var: KAHFOOTY-Keep All Hands, Feet and Other Objects To Yourself)

İlkokul 2. sınıfta çocuklara zorbalıkla ilgili verilen derste ise şunları konuştular:

1. Birisi incitici kelimeler kullandığında neler hissederiz ve bizim başımıza geldi mi konusunda konuşma
2. İncitici konuşmalar nelerdir? Bunlara örnekler vermek…
3. Bu konuda bir kitap okuma. (Okudukları kitap Pinduli. Pinduli zorbalığa uğrayan ve arkadaşları tarafından dışlanan bir karakter. Onun mücadelesi ve stratejileri)
4. Zorbalık kelimeleri nelerdir ve bu kelimelerle akrostik şiir yazma ve çeşitli aktiviteler.
5. Eve gelen bununla ilgili gelen kitap önerileri: Words are not hurting, Charlie the caterpillar, My secret bully, The brand new kid, Don’t laough at me, Almanca olarak da anaokulunda kitap okuma saatinde Du gehörst nicht dazu okundu. Türkçe kitap ararsanız burada hemen sizleri Bir Dolap Kitaba yönlendirelim.

Peki bunun üzerine evde bizim çocuklara zorbalık ne diye sorunca ne cevap verdiler? “Birine kızdığında mesela ona çok kötüsün diye bağırdın, böyle yapmak kötü bir şey. Ama aynı kişiye her gün sen çok kötüsün dersen zorbalık yapmış olursun diye cevap verdiler. Bizce gayet iyi anlamışlar 🙂 Bu sistem işe yarıyor mu? Valla bilmiyoruz ama “sen de bir tane vur” demektense bunları denemek daha mantıklı geliyor bize…

“Her değişim annelerle başlar” mottomuz çerçevesinde de Türkiye’de biz annelerin yapabilecekleri olduğunu düşünüyoruz:
1. Okulda bu konuya daha sık dikkat çekilmesi için telepte bulunabiliriz. Öğretmenlerin zorbalık yapan çocuğu bireysel olarak uyarmasının yanısıra bu konuda toplu etkinliklerin oluşturulması…Bunun için öğretmen ve rehberlik servislerine yardımcı olabiliriz.
2. Okulun zorbalığa karşı politika geliştirmesinin talep edilmesi ve okul kuralları çerçevesinde çocuklara bunun anlatılması ve kurallara uyulmadığında olacak sonuçların altının çizilmesi. Bu konuda mutlaka sistemli bir politika geliştirilmesi konusunda okul yönetimi, okul aile birliğinde gündeme getirebiliriz.
3. Çocuğumuza her ne olursa sorunları şiddetle çözmenin doğru olmadığını ancak kendimizi koruma hakkımız olduğunu öğretebiliriz.
4. Sadece kendimizi değil başkasına yapılan zorbalığa da karşı çıkmamız gerektiğini, zorbayla bir olmanın, onun yaptıklarına gülmenin, ya da susmanın da zorbalık olduğunun her fırsatta altını çizebiliriz.
5. Çocuğumuz zorbalığa uğradığında zorbalık yapan çocuğun ailesinden de bu konuda yardım istemeyi deneyebiliriz.(Genel eğilim okul değiştirmek, servis değiştirmek gibi problemden uzaklaşmak oluyor ama annelerin zorbalık yapan çocuklarından haberdar edilmesi ve gerekiyorsa bu çocukların terapiye falan alınması gerekmez mi diye aklımıza takılıyor)

Bu kapsamda çocuklarımıza ne öğretebiliriz:

1. “Zorbalık nedir” konusunda konuşma: Birileriyle dalga geçen, isim takan, iten, vuran, hakkında çirkin sözler yayan ve utandıran kişiye zorba denir.

2. Birisi sana ya da bir arkadaşına zorbalık yaparsa yapabileceklerini öğretmek:

– Konuşmaya Çalış: Bana niye kötü davranıyorsun? Ben sana ne yaptım?
– Karşı Çık: Yaptığın şeyden hoşlanmıyorum, hemen dur (çocuklarımıza karşısındakinin gözlerinin içine bakarak en sert ses tonu ile hayır demeyi çalıştırmak mümkün)
– Şaka yapmayı dene: Komik birşey söylemeye ya da dalga geçilen konuyu alaya almayı denemek bazen iyi sonuçlar verebilir.
– Zorbanın yanından uzaklaş: Sana kötü davranan birinin yanında durmak zorunda değilsin. Birisine kötü davrandığını gördüğün birinin yanından da uzaklaş. Onunla arkadaşlık etme.
– Arkadaşlarınla birlik ol: Arkadaşlarından destek almayı dene ve asla bir zorbaya susarak da olsa destek verme.
– Mutlaka bir büyüğüne anlat: Sana yapılıyor olması şart değil, bir zorbalıkla karşılaştığında mutlaka büyüğüne olanları anlat.

Yani “vurana da bir tane de sen vur” bizim içimize sinmiyor.

Haftaya siber zorbalıkla devam edeceğiz ve umuyoruz OLA’nın da bu konuda bazı önerileri olacak…



2 Yorum

  1. gunde kac defa yapma etme oglum dıyordum hatırlamıyordumda.aldıgım egitimlerden sonra tutarlı davranmayı ogrendım ve 1 kere uyardıktan sonra 2.uyarı olmuyor.tabi biraz zaman aldı ama cok mutluyum simdi

    • Ne iyi 🙂 Peki kaç yaşında 2. uyarıya gerek kalmamaya başladı ve ne kadar sürdü öğrenmesi?

Pin It on Pinterest

Share This