Amanın kızım kokoş mu oluyor?

Amanın kızım kokoş mu oluyor?

Okuyucular

Kıyafet, makyaj vs gibi görünümle ilgili konular özellikle kız çocuk annelerini farklı yaşlarda farklı şekillerde zorluyor. Minik kızları sevimli sevimli giydirip süslemek, sonra da “içinde var” demek belki de çoğumuzun yaptığı bir şey. Minik kızları görüntüye odaklı olarak büyütüyoruz da başka yazıya. Bu yazının konusu nasıl büyütelim değil istediğimiz gibi giyinmeyen kızlara ne yapalım? Buradaki anahtar kelime “istediğimiz gibi”. Bunu yazdıran nesne ise resimdeki bot…

Bizim kızlar küçüklükten beri makyaj, oje, kılık kıyafete düşkün. “içinde var” açıklaması bize pek yetmiyor. Uzun süredir aramızda sebeplerini tartışıyoruz ama gerçekten bilinen önermeler de bizim duruma pek uymuyor.Yani çocuk neyi görürse onu ister önermeli “rol model olun” genel önerisinin geçerli olmadığı durumlar yaşıyoruz. Anne desen makyajdan anladığı ruj sürmek, hayatında kırmızı ojesi olmamış biri… Arkadaşlar desen burada çocukların çoğu bir kot, bir tişört en azından şimdilik. Medya etkisi desen çocukların eğitici içerikten içi kalkmış durumda. Reklam bile görmediler denilebilir. Ee peki o zaman bunların içindeki kokoş ruh nereden geliyor diye sorup duruyoruz. Çevrelerinde gördükleri “bakımlı” kadınların hiçbiri de “kokoş” sıfatını haketmezler. Barbie ile oynadılar uzun süre ondan mı acaba? Barbie konusunu da detaylı bir biçimde incelemiştik daha önce (merak edenlere yazısı burada).

Valla biz Barbie’ye bile razıyız. Bizde içten gelen bir Banu Alkan beğenisi var. O da bir zevk bu arada; aslında eleştirmek kimin haddine? Kesinlikle zevklerimiz uymuyor. Leopar desenli etekler, parıltılı bluzlar, parlak ayakkabılar… Ayrıca “bakımlı” ile “kokoş” arasındaki sınırı kim, neye göre, nasıl ve hangi hakla belirleyecek?

Biz şu an itibariyle uygunsuz kıyafet ve makyaj konusunu olabildiğince sağlık ve güvenlik penceresinden engellemeye çalışıyoruz. Klasik “kırmızı oje” diye tutturan kıza “oje sağlıksız tırnakları bozuyor; arada sırada yapabilirsin” diyoruz. “makyaj yapmak istiyorum”a, “küçük kızlar makyaj yapmaz”‘ın yanı sıra “sağlıksız, çok özel kutlamalar hariç” cevabımız var. “Topuklu ayakkabı giymek istiyorum”a  “tehlikeli, rahat edemezsin, düşersin”. Çocuk inatla diyor ki “hayır düşmem”. “Yok düşersin düşersin; benden iyi mi bileceksin” 😉 Bu arada sanki çocuklara yönelik topuklu ayakkabı tasarımı da arttı mı bize mi öyle geliyor diye sormadan edemiyoruz. Yine de bu zamana kadar kaderlerine razı oldular. Daha küçükken kış ortasında yün külotlu çorap üstü yazlık elbise modeli ile çok gezdiler. Çatışmada doğru cepheyi seçme yöntemi nedeni ile ne giydiklerini bir çatışma konusu yapmamaya çalıştık. Şimdi ise tamamen bağımsızlıklarını ilan etmiş durumdalar ama beraber alışverişe çıkmak bayağı zor bir işe dönüştü.

Malum kar, kış, kıyamet; bot almaya gittik. Bizimkinin vurulduğu bot resimdeki. Ama nasıl bir beğenme. Biz de bakıyoruz, bakıyoruz, 7 yaşındaki bir kız çocuğuna yakıştıramıyoruz. Tek bulduğumuz bahane “topuğu var rahat edemezsin”. Bir de “bu daha büyük kızlara uygun bir ayakkabı”. Ama ayakkabının bebek modeli bile var o ayrı.  Bu yaşta bağımsızlığını kazanıyormuş ya (gerçi bu bağımsızlık işi her yaşta mesele). Kendini ifade edecek pek tabii. Sonuçta bizim istediğimiz gibi ifade etmeyebilir işte.

Bizler toplumun genelinden farklı olmamamız gerektiği öğretilerek büyüdük; şimdiki çocukları ise farklılıklarının altını çizerek büyütmeye çalışıyoruz. Ama farklılık deyince de hepimizin kendi sınırlarına göre “iyi farklılık”, “kötü farklılık” ayrıştırması var. Belki de yıllar içinde sınırlar değişse de, her ebeveyn kendi sınırını çocuğuna dayatıyor bir şekil. Yani belki de değişen pek de birşey yok.

Sonuçta biz uymayan zevkler nedeni ile hala uzlaşıp bir bot alamamış durumdayız, kış gelip geçiyor. Peki siz resimdeki botu 7 yaşınızdaki kızınıza alır mıydınız? Neden?

Ve adetimiz olduğu üzere konuya uygun bir uygulama önerisi ile bitirlim.  Pickles paper dolls: Bu uygulama makyaj ağırlıklı giydirme oyunlarına alternatif olarak etnik farklılıkları vurgulamayı akıl etmiş bir giydirme oyunu uygulaması. Darısı bir de uzun, kısa, zayıf, şişman kavramlarını vurgulamayı akıl eden uygulamaların başına 🙂

 



2 Yorum

  1. 18 aylık biri erkek Fatma biri kokos iki kızım var. Ve simdiden ikisinin de birbirlerinden ve bizden bağımsız zevkleri olduğunu öğrenmiş bulunuyorum. Bu tecrübeden sonra galiba çok da önemsemez, istediğini alırdım.

    • aslında bizimkilerin de birbirinden farklı zevkleri 🙂 Yok elim gitmiyor, hala alamadık 🙂

Pin It on Pinterest

Share This