Süpürge anne sürtük anneye karşı

Süpürge anne sürtük anneye karşı

Ooo gözümüz aydın annelik yarışına yeni bir mertebe eklenmiş: Sürtüklük mertebesi… Çocuklarına ve evine lafta sadece saçını ama aslında kendini süpürge eden “süpürge anne”(nam-ı diğer paspas anne)ye inat karşımızda sürtük anne…Aslında ilk bakışta kariyer de yaparım çocuk da, ben herşeyi yaparım,  hep bakımlıyım, çok özgürüm, kendime zaman ayırmayı da bilirim, çocuğum da gül gibi, çok harikayım çok, şöyleyim böyleyimin başka bir versiyonu gibi geldi bana ama içinde bence çok önemli bir vurgu var sorumlulukların babaya (ya da başka birine)  delege edilmesi ki çocuktan önce şiddetle savunurdum çocuktan sonra şiddeti azalsa da savunmaya devam ediyorum. Ama kim için? Sadece kendi hayatım için… Neden? çünkü her baba her anne ve düzenleri farklı. Ama bizim genel sorunumuz başkalarının hayatına da kendi seçimlerimizi dayatmak. Bkz mutluluk reçetesi diye dayatılanlar..

Eleştirdiğimden kesinlikle değil, sürtük annenin özelliklerine baktığımızda içinde bayıldığım ve zaman zaman uyguladığım pek çok madde var. Ancak bir insanın hakkını vererek sürtük olması pek çok koşula bağlı. Hepimizin de koşulları birbirinden farklı… Ben biçare, allahın feministi, düşünüyorum da süpürge annelik yolunda çok kafalar yedim, “mecbuuuur, n’apacan” değil bazı süpürgelikler benim seçimim, benim karakterim, benim marazlarım... Etraftaki çocuk merkezli bilgi bombardımanı da insanın süpürgeliğini destekliyor tabii, bazen ne kadar saçını süpürge etsen az geliyor. “Şunu yap çocuk için en iyisi” nereye baksak karşımızda, eh biz de ahkam kesmemeye çalışsak da bol miktarda paylaşıyoruz oradan buradan öğrendiklerimizi (bilmem neyi çocuğunuza öğretin tımam mı başlıklı tonlarca yazı da yazdık, affola). Sanıyorum ne kadar kassak da son tahlilde “saçımızı nasıl süpürge etmeliyiz”e çıkan yazılar okumaya ve yazmaya devam etcek çoğumuz;-) İşimize yarayan şeyler de öğreniyoruz nihayetinde yalan mı? (geçen keçiboynuzunun ishale iyi geldiğini öğrendim mesela, seviyorum ben böyle bilgileri).

Ben şahsen “süpürgelik” yanında “sürtüklük” belirtileri de gösteriyorum. Çocukları babalarına bırakıp dışarı çıkarım. Ama gece genelde uyuya kalırım üşenirim. Hele bebeğim varken beni yataktan kazıyorlardı, şimdilerde daha çok sürtüyorum.  Babalarıyla beraberlerken ne yedikleri ne yaptıkları umurumda değil onun babalık seçimi. Ama bildiğim bütün ebeveynlik bilgilerini paylaşıp onu gıcık da ederim; bol bol öğreten kadın şeklindeyim “onu öyle demiyoruuuuz, ondan yedirmiyoruuuz yalnız kocaciiim”, gıcık tip… Para-zaman-çocukları devredecek insan bulsam tek başıma tatile de çıkarım ama ailecek de tatil istiyorum, hepsi olur mu, genelde olamıyor seçmek gerekiyor. Öyle bir elin parmaklarını geçmez ama kaçabildiğim birkaç günlük gezilerde falan da çocuklarım burnumda tütmüyor (ne yapıyım tütmüyor işte) ama 10 günde tüter (sanırım, şöyle güzel bir tatil ortamında bir test etme imkanım olsun inşallah amin). Bakımlı değilim, zaten süpürgelikten önce de değildim, dar kotlara da hiç sığamadım, spor yapmayı severdim ama çok fena saldım  diye uzar gider. Emzirmekten nefret edeceğimi düşünmüştüm, emzirmek bana gerçekten korkunç görünüyordu ama çok sevdim, çok sevdiğime bin kez şaşırdım, emziremediğimde nefret ettiğim halde sağmakla uğraştım. Sevmeseydim bebelerimi emzirmez miydim? Sağmakla uğraşmama gerek var mıydı? Kime ne ki? Al işte bir sürü “ben” “ben “ben”, var mı tıpatıp aynısı, biri tutsa biri tutmaz…

Ancak daha önce de yazmıştım valla ne yaparsak yapalım annelik olmuş bir yarış. Süpürge annelik herşeyi çocuk merkezli gören bir yaklaşım, sürtük annelik ise kadın merkezli... (şehirli okumuş kadın tripleri diycez)  Bkz. emzirme konusu çocuk için en iyisi ama anne istemiyorsa emzirmez…” Ay ne bencilce” deme hakkı yok kimsenin çünkü mutluluk yolunda kendin için atacağın her adım çocuğuna vitamin olarak dönmese de başka türlü döner diye düşünebiliriz. Ancak “senin için iyi olan bakalım çocuğun için de iyi mi” diye de yargılayan bir annelik sistemi var. Soru doğru olabilir de cevabını herkes kendine verecek. Sen seçimini yapıp vicdan yapmıyorsan, çocuğunun karnı tok keyfi yerindeyse sorun yok, vicdan yapıyorsan da  3 yazı okuyunca ya da psikologlara taşınınca vicdanın rahatlamıyor. Ama tersi bir yargılama da söz konusu “çocuk için geldiğin hale bak, yürü git kuaföre spora; saldın kendini cık cık”, “ah bazı annelerin ne çok vakti var, sürekli bir elişi bir proje, çocuk da çocuk” “ah bu anneler ne kadar abarttılar, çekilmez muhabbetleri” “bu kadar da hassas olma canım”… Herkes birilerini tutup bir sarsmak istiyor. Size ne  pardon?

Provakatif “sürtük” kelimesinin orijinalliğini saymazsak sürtük annelik de resmen bu yarışın parçalarından biri ve uzun süredir de etrafımızda. Kişiliğe göre kimimize çok “cool” geliyor kimimize “ay çok seviyesiz, bencilce”…Sürtük, şıllık gibi kelimeler, ki bu kelimelerle özgürlükleri bağdaştırdığım için pek severim, mazallah kutsal annelikle yanyana gelmez toplumumuzda; o yüzden sürtük anne lafını ben pek bir tuttum. Ancaaak yeni bir mertebe olmasın inşallah, amin. (ya da yeni bir annelik modası)

Bence birbirimizin yaptığı yorumlara, yazdıkları yazılara, instagramda paylaştıkları resimlere bakarak anne-çocuk ilişkisi üzerine fazla teori üretiyoruz. Eee bu da işin işin geyiği, yaparız, kim karışır, ayrıca yorgunluktan dilimize vurdu belki? Sonuçta biraz sürtük biraz süpürge büyütüyoruz işte çocuklarımızı, bu da bizim nesil. Bunun içinde “senin annen bir sürtüktü yavrum” gerinmesi iyi, hoş ama kendimize benzemeyen “anneleri hor gördükçe, küçümsedikçe, aşağıladıkça, yerdikçe, her fırsatta anneliklerini eleştirdikçe” bitmez bu yarış… ” Hayatını yarışarak geçirmek isteyen var mı peki? Geçmez böyle bir ömür ama siz bilirsiniz…



1 Yorum

  1. sürtük ifadesi bence biraz farklı olmuş… :))) süpürge ve sosyal anne daha mı iyi olurdu acaba

Pin It on Pinterest

Share This