Tolerans ve sevgi üzerine kurulu bu hikayeyi bilmek herkesin hakkı!

Tolerans ve sevgi üzerine kurulu bu hikayeyi bilmek herkesin hakkı!

Bugün çok özel bir röportajımız var. Geçtiğimiz haftalarda size tavsiye ettiğimiz Love,The App interaktif kitap uygulamasının geliştiricisi NIÑO Studio’dan Pablo Curti ile röportaj yaptık. Bu kitabı ve uygulamayı o kadar beğendik ki bu hikayeyi okumayan bilmeyen kalmasın istedik. Son derece detaylı ve açık gönüllülükle sorularımızı cevaplayan Pablo Curti’ye ve onun aracılığıyla Gian Berto Vanni’ye tekrar teşekkür ediyoruz. Love,The App uygulamasının incelemesine ulaşmak için buraya bir tık. İyi okumalar 🙂

1. Lütfen bize biraz kendinizden ve NIÑO Studio’dan bahseder misiniz?
Elbette. Ben gazeteciyim. İletişim mezunuyum. Bir süre geleneksel medyada yazar olarak çalıştıktan sonra girişimciler arasına katıldım.1999’dan beri kendi şirketlerimi yönetiyorum. İlk olarak 5 yıl yaşadığım Şili’de, Ekhos I+D ve Bellavista Net isimli vatandaşları sanal ortamda birleştiren kamuya yönelik şirketleri kurdum. Daha sonra Buenos Aires’e taşındım ve burada Happy Together isimli içerik pazarlama şirketini kurdum. Yani kısaca diyebilirim ki 15 yıldır dijital içerik endüstrisinde çalışıyorum.
2013 yılında Happy Together’daki ortaklarımla birlikte NIÑO’yu kurmaya karar verdik. Bu sektörde roman ve anlatım alanları üzerine çalışmaya karar verdik.

2. Love,the App uygulamasını yapma fikri nasıl ortaya çıktı? Neden bu uygulamayı yapmaya karar verdiniz?
Eşim beni 5 yıl önce LOVE kitabıyla tanıştırdığında kitaba aşık oldum. 60 yıl önce yaratılmış çok orjinal ve özgün bir kitap. Şekiller ve katmanlardan oluşan harika bir kitaptı. Tüm bu canlı renkler ve güçlü, evrensel hikayesi beni büyüledi.
NIÑO Studio’yu kurma fikri ortaya çıktığında LOVE’un ilk uygulama kitabımız olmasını istedim. Bunun sebebi sadece LOVE’a hayran olduğum için değildi, aynı zamanda kitabın orjinali zaten son derece dokunaklı ve animasyon konseptiyle yaratılmıştı. Basılı kitaptaki pek çok öge okuma deneyimi açısından dijital ortama aktarılabilecek durumdaydı.
Sonunda aylar süren pek çok kişiyle emailler sayesinde kitabın yazarı olan Gian Berto Vanni’ye ulaşabildim. Şu an yaşadığı New York’ta resim yaptığı stüdyosunda buluştuk ve o öğleden sonrasında bu projenin temellerini attık.

VanniToday

Orjinal kitabın yazarı Gian Berto Vanni

3. Sizce hangisi daha zor: bir uygulama için kendi hikayenizi yaratmak mı yoksa LOVE kitabında olduğu gibi hazır bir orjinal hikayeyi interaktif hale getirmek mi?
Aslında her iki yolun da farklı zorlukları var. Orjinal bir hikayeyi, kitabı uygulama yapmaya çalışmak, size bir referans ve temel sağladığından belki bu anlamda işi biraz daha kolay hale getirebilir. Ancak bu her zaman çalışmaz. Bizim bakış açımızla, sonuç ürünün kendi kimliği, karakteri olmalı ve buna ulaşmak her zaman referans olabilecek bir önceki kitap olduğunda daha zor olabilir. Dediğim gibi, yararları olduğu gibi zorlukları da var.

original1

4. Bu fikri ilk getirdiğinizde orjinal kitabın yazarı Gian Berto Vanni’nin ilk tepkisi ne oldu?
Kendisi son derece açık görüşlü bir insan. Her zaman yapılan çalışmaların gelişmesini bekleyen ve bu özgürlüğü size veren biri. LOVE’un transformasyonunu son derece doğal bir şekilde yaşadı. Aynı zamanda bize güvendi, işimizi yapmamıza imkan verdi. Son derece akıllı bir insan, ona bu konuda hayranlık duyuyorum.
Onunla bu konuda yapılan bir röportajı aşağıda izleyebilirsiniz.

5. Uygulama için orjinal fikrin çıkmasından iOS marketinde yer almasına kadar ne kadar zaman geçti?
Vanni ile 2012’nin sonunda tanıştık. Mart. 2013’te proje için fikir üretmeye başladık. 3 ay kadar kitabı sadece analiz ettik. Statik animasyonun içeriğini, kullanılan renklerin arkasındaki teoriler gibi Vanni’nin kitabı yaratırken düşündüğü her detayı inceledik. En sonunda uygulama Ocak 2014’te piyasaya çıktı.

6. Geliştirme sürecinde karşılaştığınız en büyük engel neydi?
İki temel konu oldu. Biri teknoloji ve maddi konular. Limitli bir bütçeyle çalıştığınızda teknolojik olarak iyi ürünler üretmek pek kolay değil. Sanırım bu her geliştiricinin(yazarın) ortak problemi. Bu durum aynı zamanda genel olarak editoryal endüstriyi de etkiliyor, çünkü ya yeni teknolojiye erişemiyorsunuz ya da iş geliştirme için gerekli yüksek maliyetlere gücünüz yetmiyor. Ayrıca ürünü ortaya çıkardıktan sonra para kazanıp kazanamayacağınızı da asla bilemiyorsunuz.
Diğer konu ise, yaratıcılık konusu. Bir engel olarak söylemiyorum ancak, böylesine etkileyici bir kitapla çalışmaya başlamak geliştirme sürecinde biraz baskı yarattı. Şahsen benim için çok keyif aldığım bir işti, bu nedenle geliştirme sürecinin en zor kısım olduğunu söyleyebilirim.

7. Bu süreçte yazardan beklediğiniz desteği gördünüz mü?
Birlikte çalıştık. Bundan çok büyük mutluluk duyduk ve onun bakış açısına çok da ihtiyacımız vardı. İş akışı oldukça basitti, çünkü projenin başında estetik ve görsel beklentilerimizi belirlemiştik. Bu süreci oldukça kolaylaştırdı. Geliştiriciyle yazarın birlikte çalışması ve anlaşması gerekli çünkü uygulama geliştirmek de yeni bir ürün yaratmak anlamına geliyor. Ve bu süreçte pek çok karar vermeniz gerekiyor.

8. Gelecek için planlarınız nelerdir? Yeni uygulamalar geliştirecek misiniz?
Love, the app bizim ilk resmi projemizdi. Şu an iki yeni uygulama üzerinde daha çalışıyoruz. Bir tanesi çok yakında piyasaya çıkacak. Kendi kitap uygulamaları App Store’umuzu oluşturmak istiyoruz. Buna bizimle aynı görüşü paylaşan diğer geliştiricileri de dahil etmek istiyoruz. Hedeflerimizden bir tanesi geliştirme ve pazarlama süreçleri arasında daha yumuşak bir geçiş sağlayabilmek, çünkü şu anki dağıtım modeli işin kendisini tehdit ediyor.Projelerinizin devamı uygulamanızın iTunes App Store’da görünür olmasına bağlı. Ancak tabii bu konuda da öğrenecek ve yapacak çok şey var.

9. Uygulamanızla ilgili şu ana kadar ne gibi geri dönüler aldınız?
Her çeşit. En önemlisi bilgilendirme ve okuyucularla olan iletişimimiz. Dünyanın her yerinden, her yaştan insandan pek çok mail aldık bugüne kadar. Hepsi bu hikayenin o veya bu şekilde onları ne kadar etkilediğini anatan maillerdi. Bu oldukça yorucu bir iş ve NIÑO’yu kurmamızın sebeplerinden bir tanesi de bu. Biz iyi bir hikayenin bir insana terapi gibi gelebileceğine ve onu dönüştürebileceğine inanıyoruz. Küçük bir kız çocuğu tarafından bırakılmış bir yorum yüzünde ağladığımı da biliyorum.

Ayrıca çok önemli bir ödül kazandık: BolognaRagazzi Digital Award. Bu oldukça önemli bir ödül çünkü jüri bizim neredeyse takıntılı olduğumuz anlatım konusuna odaklanarak değerlendirmeler yaptı.

Son olarak Love, the app, iTunes’da da oldukça ilgi çekti. Bologna ödülünden önce dahi pek çok ülkenin App Store’unda beğenilen uygulamalar arasına girmişti.

10. Türkiye’deki mobil uygulama pazarı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Love, the app uygulamasını içinde Türkçe de olmak üzere farklı dillerde görebilecek miyiz?
Dürüst olmam gerekirse, bu konuda çok fazla bir şey söyleyemeyeceğim ama bizim hedefimiz Love’un mümkün olan en çok sayıda kişiye ulaşmasını sağlamak. Tolerans ve sevgi üzerine yazılmış bu hikayenin bilinmesinin herkesin hakkı olduğunu düşünüyoruz. Bologna Fuarı ve ödülünden beri tercüme konusunda pek çok teklif geldi ve birkaçıyla ilgileniyoruz. Umarım Türkiye’den de ilgilenenler çıkar.

11. Son olarak, uygulama geliştirmek isteyenlere tavsiyeleriniz neler?
Lütfen para için yapmayın. Özellikle kitap uygulamaları geliştirmek yalnız ve yalnız bu konuya tutkuluysanız bir anlam taşıyor. Gerisi kendiliğinden gelecektir…ya da kimbilir belki de gelmeyecektir, ancak her şekilde siz yarattığınız değerli bir eserin tatminini yaşayacaksınız.

Sevgili Pablo Curti’ye bu güzel röportaj için teşekkür ederiz. Love, The App ve NIÑO Studio hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için:

Web Site: www.lovestorytheapp.com
Tw: @curti I @niniostudio
Fb: /niniostudio



Pin It on Pinterest

Share This