Tablet Bilgisayar ve Akıllı Telefonlar Konuşamayan Bireylerin Sesi Oluyor

Tablet Bilgisayar ve Akıllı Telefonlar Konuşamayan Bireylerin Sesi Oluyor

İfade özgürlüğünün, ruhsal ve entellektüel gelişim için şart olduğu bir çağda yaşıyoruz. Bu konu, sağlıklı gelişmiş bireyler için bile çok önemliyken farklı sebeplerden dolayı konuşamayan bireylerin hayatında (Otizm Spektrumu, Down Sendromu, Serebral Palsi, Apraksi, Zihinsel Gerilik vs..) çok daha temel bir yer teşkil ediyor. Bu tür bireyler için dünyada yıllardır yardımcı yazılımlar ve bilgisayarlar (Augmentative and Alternative Communication/AAC) geliştiriliyor. Ancak son yıllarda bu yazılımlar, bilimkurgu filmlerinde gördüğümüz gibi karmaşık, günlük hayata entegre edilmesi zor ve pahalı olmaktan çıkıp kolaylıkla evimizin içine girebiliyor. Özellikle tablet bilgisayarlar ve akıllı telefonlar sayesinde bu yazılımlar, tıklayıp indirdiğiniz bir uygulama uzaklığında. Peki AAC derken neden bahsediyoruz?

AAC (Artırılmış İletişim), konuşamayan bireyler için hazırlanmış ve onların sesi olan tüm teknolojik gereçlere verilen bir isimdir. Örnek olarak içerisinde resimler içeren ve resimlere basıldığında onları sırasıyla okuyan, cümle kuran uygulamaları ya da okuma yazma bilen bireyler için geliştirilen ve yazılanı okuma özelliğine sahip uygulamaları verebiliriz. Uzmanlar, tablet ve akıllı telefon kullanımının yararlı olabilmesi için kullanılan içeriğin geliştirici olması gerektiğine işaret etmektedir. Bu noktadan yola çıkarak, AAC ve tablet kullanımının etkileri bilimsel olarak incelenmiş ve dil gelişimi üzerinde olumlu etkileri olduğunu rakamlarla ortaya konulmuştur.

Örneğin, okul öncesi çocuklarlarda “AAC”’nin alıcı ve ifade edici dil gelişimi üzerindeki etkilerini araştıran çalışmalar, “AAC” kullanan çocukların dil gelişiminin, sadece öğretmenleri tarafından desteklenen çocuklara göre daha hızlı ilerlediğini göstermiştir (Bkz kaynak 1,2) “AAC”’nin dil gelişimi etkilerini daha derinlemesine inceleyen başka bir çalışma, bu tür yöntemlerin ev ortamlarına dahil edilmesi durumunda daha da etkili olduğunu ortaya koymuştur (bkz kaynak 3) . Otizm spektrumu içinde yer alan ergen ve yetişkinlerde yapılan bir başka çalışma da “AAC”nin terapi süreçlerinin içine katıldığı durumlarda beyindeki sosyallik ve dil ile ilgili bölgeler arasındaki bağlantıları güçlendirdiğini göstermiştir. Bu bilgilerden yola çıkarak, “AAC” uygulamalarının dil gelişimini olumsuz etkilemeyeceği ve hatta dil gelişimini destekleyeceğini kolaylıkla söyleyebiliriz.

Tablet bilgisayarlar ve AAC, geleneksel yöntemlere göre neden böylesine bir fark yaratıyor diye sorarsak motivasyonun öğrenmede ne denli etkili oluduğunu hatırlamak gerekir. Özellikle tablet bilgisayarlar kolay kullanımları, renkli görünümleri ve yaşattıkları özgürlük hissi nedeniyle çocukların eğitiminde doğal bir motivasyon aracı olarak kullanılabilir.

Ülkemizde AAC uygulamaları yavaş yavaş artmaktadır. Ancak, bu tür uygulamaların yararlarının ailelere anlatılması ve çocukların hem evde hem de okulda AAC uygulamalarını kullanmaya başlaması desteklenmelidir. Bu konudaki farkındalığın artmasıyla ülkemizde yaşayan binlerce konuşma engelli bireyin iletişime geçmesi ve iletişim kalitesinin artması bir hayal olmaktan çıkacaktır.

Ayça Karagöz Üzel, Uzman Psikolog ve Nörobilimci

Kaynakça 1-Barker, RM., Akaba, S., Brady, NC., Thiermann-Bourque, K. (2013, Aralık). Support for “AAC” use in preschool, and growth in language skills, for young children with developmental disabilities. Augmentative Alternative Communication, 334-346.

2-Romski, M. A., Sevcik, R. A., Adamson, L. B. ,Cheslock , M., Smith, A., Barker, R. M. & Baker, R . (2010,). Randomized comparison of augmented and non-augmented language interventions for toddlers with developmental delays and their parents. Journal of Speech, Language, and Hearing Research, 53 , 350 – 364.

3-Brady, NC., Thiermann-Bourque, K., Fleming, K., Matthews, K. (2013, Ekim). Predicting language outcomes for children learning augmentative and alternative communication: child and environmental factors. Journal of Speech, Language, and Hearing Research, 1596-1612.



Pin It on Pinterest

Share This