İki çocukla hayat ve teknoloji

İki çocukla hayat ve teknoloji

Annelerin teknolojiye bakışlarını anlamak ve de birbirimizi tanımak için başlattığımız söyleşilerimize devam ediyoruz. Misafirsever bir site olarak teknolojiye dair olumlu/olumsuz söyleyecek sözü olanların bize konuk olmalarından çok memnunuz. Daha önceki konuklarımıza ve hepinizin ilgisine de tekrar tekrar teşekkür ederiz 🙂

Görünen o ki bize konuk olan çoğu annenin durduğu nokta “teknolojiye evet ama sınırlamak gerek”. Aslında “Teknolojiyi çocuğumun yanına yaklaştırmam”,”sosyal medya, blog falan işim olmaz” diyenleri duymak için de yanıp tutuşmaktayız bu ara 🙂 O yüzden tekrar ediyoruz, kapımız herkese açık; blogunuzun olması şart değil.  Herkesin başımızın üsünde yeri var, sorularımızı cevaplamak için bize bir mail atın yeter. Ne kadar farklı düşünce o kadar iyi, hatta bizim için daha iyi 😉

Bugünkü konuğumuz ise 9 ve 1.5 yaşlarında iki tatlı bıdığın annesi Bursa’dan Gülşah Önen. Gülşah anladığımız kadarıyla eski bir blogger ama yeni blogu 2 Çocukla Hayat ile bir süredir sanal dünyada 🙂 Bize vakit ayırdığı için teşekkür edip, sözü hemen kendisine bırakıyoruz…

gulsahonen (2)gulsahonen

 

 

 

 

 

 

 

1. Bize biraz kendinden ve çocuklarından bahseder misin? Gülşah kimdir? Bugüne kadar neler yapmıştır? (çocuk/ların yaşı, sınıfı vs)
1983 Bursa doğumluyum. Okulum bittiği gibi çalışma hayatına başladım. 10 yıldır da uluslararası bir kargo şirketinde çalışıyorum. “Asla erken evlenmem” derken “işte yaşlanmak istediğim adam bu” diyerek 22 yaşında evlendim. “N’apalım erken oldu bari çocuk erken olmasın bir gezelim tozalım” derken 23 yaşında oğlum Yağız’ı kucağıma aldım. O gün bugündür büyük konuşmam ve kolay kolay ileriye dönük plan yapmam. Bugün 9 yaşında olan oğlum BEBEKLİĞİNDE bizi hiç üzmeyen, sakin, söz dinleyen ideal bir çocuk oldu ve ben onunla büyüdüm desem yeridir. Bebekliğinde diyorum çünkü şu an küçük bey özellikle teknoloji merakı yüzünden canımıza okuyor. Sonra gözümüzü karartıp kardeş şart dedik ve  bugün 1,5 yaşında olan kızım Ela hayatımıza girdi. Ve ben 2 çocuklu çalışan bir anne oldum. İş hayatımı bırakmayı pek düşünmedim çünkü çalışmayı seviyorum, mesai saatlerim uygun olduğu ve çocuklarıma annem baktığı için de gönül rahatlığıyla işime devam ediyorum.

2. Ne zamandan beri blogun var? Nasıl ve neden blog yazmaya başladın?
Erken anne olduğum için kendimi çok tecrübesiz hissediyordum ve Yağız’a yetebilmek adına okumadığım çocuk gelişim kitapları, üye olmadığım blog ve dergi kalmadı. Okuma ve yazma alışkanlığım herzaman had safhadaydı. Ajandalara günlükler yazardım. Yağız’ın doğumuyla onun her anını ve ilklerini yazmaya başladım. Birkaç blog denemem oldu ama bana defter kokusundaki hazzı vermedi ve blog yazmayı bıraktım. Ela’nın doğumuyla birlikte yıllardır edindiğim tecrübeler sıfırlandı. Yağız’a uyguladığım taktikler kızıma pek tutmadı ve ben kendimi bloglar arasında acaba başka anneler ne gibi tecrübeler yaşamış arayışında buldum. Hatta onlineanne sayfasını da böyle bir arayış içinde keşfettim. Eee baktım ben tecrübeli annelerden faydalanıyorum, belki benim de yaşadığım tecrübelerden yeni anneler de faydalanır düşüncesiyle 2014 Haziran ayından beri aktif blog yazıyorum.

3. Hangi sıklıkta blogunda yazıyorsun? Yazılarında en çok hangi konulara /nelere önem veriyorsun?
Bazen hergün, bazen de 2 günde bir yazıyorum.Vaktim olsa saat başı da yazabilirim. Bloğumda en fazla çocuklarımla yaşadığım tecrübelere ve sıkıntılara yer veriyorum.

4. Sosyal medyayı kendi blogun açısından nasıl değerlendiriyorsun? Nasıl faydalanıyorsun?
Blog yazdığımı yakın çevremden kimse bilmiyordu diyebilirim.Facebook’ta bir blogger duvarında bloğum paylaşıldı ve o gün resmen sayfam tıklanma rekoru kırdı. Düşünün daha kendi duvarımda blogumu paylaşmadım bile. Bunlara twitter ve instagram eklenince sosyal medya sesinizi duyurmak için oldukça etkili ortamlar. Facebook hesabımda Yağız’ın bebekliğinde bloglarda tanıştığım hatta samimi olup düzenli görüştüğüm arkadaşlarımın sayısı çok fazla. Yüzyüze görüşmeden harika bir iletişim kurmuş durumdayız.

5. Teknoloji ve çocuk konusuna nasıl bakıyorsun? Sizin evde televizyon dahil teknoloji ile olan ilişki nasıl?
“Evde asla TV olmamalı, çocuk asla tablete, telefona elini sürmemeli” diyen bir aile değiliz. Herşey gibi bununda ölçülü olması taraftarıyım. TV ile çok bir bağımız yok. Fakat eşim işi gereği daha çok tabletle herşeyini hallediyor. Ben de telefon ile fırsat buldukça bloguma yazı yazıyorum ya da araştırma yapıyorum. Sosyal medyada da turlamadan asla geçmiyorum.

6. Çocuklarının teknolojiyle arası nasıl? Evinizde televizyon, tablet, akıllı telefon bulunuyor mu?
Evimizde bütün teknolojik aletler mevcut.Zaten böyle bir dünyaya doğdukları için çok fazla engellemek mümkün olmuyor.Yağız saatlerce tv izleyen bir çocuk olmadı, Ela da şimdilik öyle görünüyor.Yağız döneminde elimizde akıllı telefonlarda yoktu ve bize bir sıkıntı yaşatmadı fakat şimdi özellikle tatilde ipin ucu kaçtı. Okul döneminde tableti sadece ödev araştırması yapacağı zaman kullanabiliyor. Hadi tatilde dedik ve biz de onun bu ayarı kaçırmasına vesile olduk, şuan 2 gündür tablet yasağı var evimizde. Ela da 17 aylık olmasına rağmen sıkı tablet ve akıllı telefon hastası. Gündüz annemde bunları bulamıyor; akşamları da Ela uyuyana kadar elimize almamaya çalışıyoruz.

7. Bunların kullanımına ilişkin kurallarınız var mı? Nelere dikkat ediyorsun? Önceliklerin bulunuyor mu?
Okul döneminde haftaiçi tabletle oyun yasak. Haftasonu belli bir süre koyarak kullanımı sağlıyoruz. Dediğim gibi tatilde bu düzen bozuldu toparlamamız gerekiyor. Ela ise telefonu çok seviyor onun en büyük zevki ingilizce şarkı yada pepe şarkıları dinlemek. Zaten 15dk sonra sıkılıp dikkati başka yöne kayıyor. Fakat sırf yemek yesin diye telefonla oyalama işine karşıyım. “Yapmam” demiyorum ama sofrada dikkatini telefona vermesini doğru bulmuyorum.

8. (Tablet vb varsa) En çok kullandığın uygulamalar neler? Bu uygulamaları nasıl buluyorsun? (Televizyon: En sevdikleri çizgi filmler) (Web sitesi varsa En sevdikleri siteler)
Yağız artık 9 yaşında önceleri puzzle, kelime oyunlarını severken şimdilerde favorisi futbol. Tablette ve ps3 de futbol oyunlarına takılmıs durumda. Laptopta futbol oyunu oynamasına karşıyım çünkü kenar reklam çubuklarında çocuklara uygun olmayan görseller görüyorum. O yüzden tablet yada ps3 de oynaması daha mantıklı geliyor. Çizgi film merakımız hiç yok. Morpakampüs.com tatilde de okul döneminde de en sık kullandığımız websitesi, katkısını da bayağı gördük. dr.com.tr den de mutlaka her ay almamı istediği kitapları seçip bana iletir. Bir de giyinmeyi çok seven bir erkek çocuğuna sahibim. Alışveriş sitelerinde beğendiği spor ayakkabının ciddi anlamda fiyat araştırmasını da yapmaktan asla vazgeçmez.

9. Bu uygulamaları hangi kriterlere göre seçiyorsun? Ücretli/ücretsiz, Türkçe/yabancı dil, Reklamsız/reklamlı ..vb kriterlerin var mı?
Genelde futbol oyunlarının ücretsizlerini seçiyorum. Eğer özellikle indirmek istediği bir oyun varsa öncelikle yorumları okuyorum. Ve reklamsızlar tercihimdir çünkü yanlışlıkla bile tıklasa çok farklı yerlere geçiş yapabiliyor.

10. Çocuklarınla beraber teknoloji kullanma alışkanlığın var mı?
Evet var, olmak da zorunda. Arkasından kontrol etmekten ya da onu tek başına teknoloji ile başbaşa bırakmaktansa birlikte ya da gözetim altında tutmak daha faydalı. Fakat Yağız büyüyor ve her zaman benim yanımda araştırma yapmayabilir. Amacım onun öğrenme ve araştırma merakını kırmadan kontrolu sağlamak ve bilgilendirmek.

11. Okullarda tabletin daha geniş ve yaygın anlamda kullanılabileceğini düşünüyor musun? Sence kullanılmalı mı?
Evet, bence kesinlikle kullanılmalı ama öncesinde her okulda akıllı tahta olmalı sonra tablet hatta şanslıyız ki devlet okulunda olmamıza rağmen okulumuzda akıllı tahta kullanımı mevcuttu ve tablet kullanımı da geçen yıl başladı. Şuan üst sınıflar kullanıyor doğru olanı da bu diye düşünüyorum. Kalem defter kokusunu tatmadan tablette eğitime geçmesinler.

12. Sence gelecekte çocuklarımızın sosyal medya ve teknoloji ilişkisi nasıl olacak? Senin olmasını hayal ettiğin ilişki biçimini tarif edebilir misin?
Bu durum beni biraz korkutuyor; ne kadar kontrolü sağlarsak sağlayalım önüne geçilemeyecek bir furya var. Faceboo’ ta bazı gördüğüm ortaokul lise gençlerinin pornografik paylaşımlarına çok üzülüyorum. Altına yapılan seviyesizce yorumlar ise can acıtıcı durumda. Sosyal medya ya kendilerini kaptırmamaları için ailelere çok iş düşüyor.

Onun dışındaki teknoloji kullanımları çocuklar için ilerde daha da iyi olacaktır.Bukadar gelişime açık zamane çocuklarının hızına bizlerden daha fazla internet dünyası yetişecektir.Yeter ki doğru internet kullanmayı önce ebeveynler öğrensin ki çocuklarına örnek olabilsinler.
Bunların haricinde de gelişen  teknolojiye kayıtsız kalmayıp okullarda erken dönemde doğru internet kullanımı eğitimlerine başlanmalı.

Öncelikle teşekkür ederim çok keyifli bir sohbet oldu. Sitenizi keşfettiğim için inanılmaz mutlu oldum.

gulsahonen

 



Pin It on Pinterest

Share This