#kızgibi, #erkekgibi

#kızgibi, #erkekgibi

Okuyucular

Biz kızgiller bu ara bir reklamdan hareketle #kızgibi’nin bir aşağılama aracı olarak kullanılması ile mücadelede halindeyiz. Her türlü cinsiyetçi söylemle mücadele edelim tabii. Dibine kadar destekliyoruz da, bu reklam iki kız, bir oğlan annesi bana gereken ilhamı, coşkuyu, heyecanı vermedi bir türlü.

Biz kızların derdi “kızgibi koşma, kızgibi gülme, kızgibi topa vurma”larla aşağılanarak özgüvenimizin ergenlikte bir yerler kaybolması mı gerçekten? Valla beni yıllarca “şunu kızgibi yapma”yı duymaktan çok “kızgibi yap” dedikleri şeyler gerdi… Cinsiyetçi kodların dibine kadar işlediği bizim toplumumuzda her bireyin kızgibi, erkekgibi olmakla ilgili ciddi sorunu var. Topluma yerleşmiş #kızgibi ve #erkekgibi’yi tanımlayan olumlu/olumsuz sıfatlar, fiiller malum. Evet olumlular da var, kız gibi güzel, kız gibi duyarlı , erkekgibi cesur ki asıl sorun sıfatların cinsiyetler arasında bölünmüş olmasında. “kızgibi” nin “hakettiği” itibarı alması için asıl “erkekgibi”leri harekete geçirmek lazım. Ya da ancak bu kadar olur,  bir süre sosyal medyada gaza geliriz, kızkıza takılır, yakınırız, asıl aşağılamayı yapan erkekgibilerse zerre ilgilenmez…

Şimdi bu #kızgibi lafı küçüklüğümden beri beni en delirten lafların başında gelir. Ben ilk kez 5 yaşında #kızgibi etek giymeye karşı çıkmıştım mesela. Apartmanın kadınları bütün erkek çocuklarına köpekli pantolon-yelek, bütün kız çocuklarına da köpekli etek-yelek örüyorlardı. Annem ve anneannem de bu modaya katıldılar, tabii ki erkek kardeşime pantolon, bana da etek örülecek, yünler şişler hazır.”Niye etek?Pantolon istiyorum.” diye tutturmuştum, ama ne tutturma kıyamet koparmıştım, sonunda bana #erkekgibi pantolon örmüşlerdi, “#erkekgibi bu kız” demişlerdi. Halbuki resme bakınca pantolonlu bir kız çocuğu görüyorum ben, detaylarda bileziği, tokası, saati, kolyesi, yüzüğü eksik olmayan.

Sonra ikiz kızlarım olduğunda kızlarım ne zaman #kızgibi giymek için topuklu ayakkabı arasalar, taksalar takıştırsalar annem pek mesut olup, “sen hiç böyle #kızgibi değildin” der hala. Çok duydum ben sen “#erkekgibisin, ya da hiç “kızgibi değildin” lafını ama övgüden çok bir garip durum tespiti olarak.

pinar

Neydi erkekgibi olmak, kızgibi olmak?

Daha çok hoplayıp, zıplayıp, top oynamak istiyorum, bebeklerden hoşlanmıyorum, etek giymek istemiyorum, annemin topuklu ayakkabıları hiç ilgimi çekmiyor diye #erkekgibiydim. Bir de erkek arkadaşım vardı mesela #kızgibi. Onu kız gibi yapan neydi, en fazla #erkekgibi ota boka sinirlenip kavgaya karışmazdı, öyle vurdulu kırdılı oyun ve filmleri sevmezdi, bizimle ip atlardı ve ben #kızgibi olduğu için erkek arkadaşlarım arasında en çok onu severdim. Yine de kızların #erkekgibi olması millete pek batmazdı da #kızgibi olan erkekler pek rahatsız ederdi (ki bu rahatsızlığın sebebi kız-erkek meselesinden çok, homofobik bir toplum olmamızdan diye düşünüyorum. Ay çocuğun gay falan olur, allah korusun).

Bizim ev öyle kızgibi, erkekgibi rollerin hiç de baskın olmadığı bir evdi (bkz. Babalar ve çocuklar) ama evin bir adım dışarısı akrabalarım, komşularım evin içinin tam tersiydi doğrusu. Hala da öyledir. #kızgibi deyince ilk aklıma gelenin anneannemin ve teyzemlerin diline yapışmış “hadi kalk, kız gibi bir çay koy” olması bayağı acıklı sanırım.O yüzden sırf o saçma “kızgibi” eklemesini yaptıklarından ömrüm onların yanında inattan kılımı kıpırdatmamak için mücadele vererek geçti.

Büyüdük daha beter oldu. Ben hep inattım, #kızgibi çay koymaya, #kızgibi kahve yapmaya, #kız gibi yer süpürmeye, #kızgibi oturmaya, #kızgibi uslu, #kızgibi namuslu olmaya, ömrüm boyunca karşı çıktım. Hatta rahmetli teyzem “sen bile koca buldun ya hayret, yazık o çocuğa” derdi bana 🙂 Benimle yaşıt erkeklere “hadi herkese bir çay koy” denmemesine ifrit olurdum, hala ifrit olurum. Ay ne ufak mesele, taktığım şeye bak di mi?

Ben bu toplumda bu minik şeylere takabilecek, inat yapabilecek, karşılığında da en fazla dalga geçilecek “cıkcık”lanacak bir ortamda büyüdüm. Bir de asıl çoğunluğu düşünelim, tanımlanmış #kızgibi’nin dışına çıktığı anda azarlananı, dayak yiyeni, hatta öldürülen kızları…Sonuçta bir sürü erkek çocuğu “erkekgibi cesur, erkekgibi güçlü, erkekgibi sert ol” ya da “kızgibi olma”‘yı duya duya bugün yakındığımız odungillere dönüştü ve dönüşmeye de devam ediyor. Bu da kızlara özgüvenden daha fazlasına mal oluyor (Ayrıca bkz. Kadınlara mutluluk reçetesi diye dayatılanlar). Asıl sorun erkekleri #erkekgibi yetiştirerek kızları #kızgibi olmaya zorlayan #erkekgibi ve #kızgibi’lerde. 

Çare erkekleri kız gibi, kızları erkek gibi yetiştirmek de değil kanımca. Acaba ilk önce “gibi” bağlacı ile mi mücadele etsek? Birşeyleri #kızgibi, #erkekgibi yapmana, #kızgibi, #erkekgibi olmana gerek yok, kızsan kızsın erkeksen erkeksin zaten. Yarışı kazanman, koşabildiğin kadar hızlı koşman da önemli değil, hatta kırıtarak ve saçını bir yandan düzelterek de koşabilirsin. Benim çocuklarıma kızgibi zart yap, erkekgibi zurt yap öğüdüm yok. Ancak bunlar var:

  • canın ne istiyorsa, nasıl yapmak istiyorsa öyle yap,
  • “gibi” olma her neysen “ondan ol”, 
  • nasıl biriysen kendini olduğun gibi sev,
  • birilerinin seni yargılamasına kulaklarını tıka (yargılayan mutlaka olacaktır),
  • sana sıkıntı veren önceden tanımlanmış rolleri değiştirmek için de birşey yap.

Bu vesileyle içimi dökmüş oldum sağolun 😉

 



2 Yorum

  1. O nasıl güzel bir foto Pınarcım 🙂 beni çocukluğuma götürdün, klasik taşra mahalle baskısına isyan durumları vardı bende de 🙂 bu yüzden hep çok inat bu kız yaftalamalarına maruz kaldım. Sokakta gazoz kapağı oynayan, futbol maçlarının değişmez kalecisi ve ağaç tepelerinde millete meyve toplayan hep bendim 🙂 çok özledim şimdi o günleri 🙂 Bence de önce “gibi gibi” olayına savaş açmalı ve öğütlerin benim de kızıma vereceği öğütler 🙂 Ankara’dan kocaman sevgiler:)

    • Sokaktaki hayat özleniyor gerçekten 🙂 Biz de gönderiyoruz sevgilerimizi buralardan 🙂

Pin It on Pinterest

Share This