Bilimsel bilgi mi, safsata mı?

Bilimsel bilgi mi, safsata mı?

Okuyucular

Geçenlerde bebekveben sitesinde çok önemli bir konu ele alındı, ancak yazılan iki yazı arada kaynadı sanki. İlk yazıda Blogger’ın herhangi bir konuda yazmak için o konunun uzmanı olmasına ve kaynak göstermesine gerek var mıdır yok mudur? sorusu soruluyordu. Bu soruya  “hayır gerekmez ama okuyanın safsata ile gerçek bilgiyi ayırması gerekir” cevabının ardından

Bilimsel bilgiye ihtiyacımız olduğunda ne yapmalıyız?
Hangi kaynaklara başvurmalıyız?
Bulduğumuz kaynakları nasıl değerlendirmeliyiz?
Hangilerini ciddiye almalıyız?”
 
konulu ikinci bir yazı geldi. Bizce çok iyi oldu, ellerine sağlık. Bizler bu iki yazıyı okumanızı öneriyoruz.

Biz onlineanne olarak,  blogger’ların herhangi bir konuda yazmak için o konunun uzmanı olmasına gerek olmadığını ama bilgi verdiği zaman kaynak göstermesi gerektiğini düşünenlerdeniz. Ancak herşey gibi bilginin de hızla tüketildiği şu günlerde kimsenin rastladığı bilgileri ne kadar bilimsel diye anlamak için oturup saatlerini harcayamayacağının da farkındayız. Ancak yazanın, kaynağını gösterme sorumluluğu olduğunu şiddetle savunuyoruz.

“Kaynım bypass oldu oradan biliyorum” demek de bir kaynak göstermektir ve okuyan ona göre yazılanı ciddiye alır ya da almaz. “Bir araştırmaya göre” diye cümleye başlayanların, “araştırmalar öyle diyor” diye sosyal medyada boy gösteren uzmanların, köşe yazarlarının, bloggerların bu araştırmaların kaynağını da paylaşmasını biz tekrar rica edelim.

Sosyal medya, gazetelerde çıkan “araştırmalar böyle diyor” haberlerini ciddiye alıp, ve özellikle de çevrenize yayanlardansanız, hele hele bu bilgileri kullananlardansanız, araştırmanın kaynağına ulaşmanızı, neredeyse bu siteyi açtığımızdan beri, önermeye devam ediyoruz. Aksi takdirde paylaşarak bilgi çoğaltmak yerine el birliği ile bilgi kirliliğini körüklemiş olduğumuzun altını bir kez daha çizelim, madem yeri yine geldi.

Ve tekrarlayalım: Bir yazının, haberin güvenilir ve bilimsel görünebilmesi için genelde başvurulan ve aslında kamuoyunu yanıltan 3 yanlış var: (daha önce televizyon ve dikkat dağınıklığı örneği ile burada açıklamıştık) 

1. Yazının içinde bir uzman görüşüne başvurup bunu bilimsel araştırma sonucu gibi gösterilmesi:

Daha çok araştırma gerektiren pek çok konuda uzmanlar da aynı fikirde olmayabiliyor. Bu yüzden uzmanların söylediklerinin de kişisel görüş kapsamında olabileceğini ve henüz konu üstünde yeterli araştırma bulunmadığı gerçeğini gözden kaçırmamak lazım.

2. Bilimsel bir makaleden, ya da herhangi bir basılı kitaptan görüşü destekleyen kısımlarının cımbızlanarak (cherry picking) alınması

Cımbızlama bilimsel makalelerin araştırma kapsamlarındaki sınırlamaların da yok sayılmasını  içeriyor. Literatürdeki birbirinin zıddı araştırma sonuçlarının varlığının önemsenmemesi de buna ilave.

3. Bilimsel araştırma içinde geçen korelasyon* bulgularının nedensellik** olarak sunulması.

Korelasyon*  iki olayın birbirini izlemesi, iki olayın birlikte ortaya çıkması, Nedensellik**  bir olayın diğer olayı etkilemesi, iki olay arasında sebep-sonuç ilişkisi olması anlamına gelmekte. (Korelasyon, nedensellik nedir?)

“Haftada 3 gün fasulye yiyen çocukların IQsu daha yüksek oluyor” türevli başlıklardaki gibi fasulye yemekle, IQ arasında istatistiki olarak bulunabilecek positif korelasyonu bilimsel olarak ” fasulye zekayı arttırır” demek için kullanamıyoruz maalesef, keşke bilimsel sonuçlara ulaşmak o kadar kolay olsaydı. Mesela aşağıdaki grafikte de görebileceğiniz gibi Maine’deki margarin tüketimi ile boşanma oranı arasındaki korelasyon çok güçlü ama “margarin tüketenlerin evliliği çabuk bitiyor” başlığını atınca, hevesle tweetleyince bilimsel bilgi değil safsata dağıtmış oluyoruz.  (bunun gibi bir sürü örneği resme tıklayarak bulabilirsiniz) Sonuçta günümüz hayatı “like” üzerine kuruldu bir kere, “aman yazıma tıklansın da gerisi boş” diye düşünenler pek tabii ki çarpıcı başlık diye bu tür bilgileri cımbızlamaya devam edecek. Bizim önerimiz bu tür bilgilere kuşkuyla yaklaşmanız.

 

divorce

Sonuçta özet olarak yukarıda bahsettiğimiz iki yazıda yeralan anneler için bilimsel bilgi kaynakları listesini biz de buraya ekliyoruz.

  • Google Akademik: Bilimsel bilgi aradığınızda klasik Google araması yapmak yerine, Google’ın akademik veri tabanını araştırmakla işe başlayabilirsiniz. Google Akademik, akademik yayıncılardan, meslek birliklerinden ve üniversitelerden bilimsel makaleler, akademik tez çalışmaları, kitaplar, kitap özetleri gibi bilgileri tek bir adreste aramanıza yardımcı olur.http://scholar.google.com.tr/
  • TÜBİTAK ULAKBİM (Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi) Tıp, mühendislik ve temel bilimler, sosyal ve beşeri bilimler, yaşam bilimleri ve hukuk olmak üzere 5 ayrı konuda bilimsel makaleleri toplayan bir adrestir. http://uvt.ulakbim.gov.tr/ 
  • Meslek Birliklerinin Profesyonel Dergi ve Makaleleri Örneğin hukuki konularda arama yapmak için Türkiye Barolar Birliği Dergisi’nin dergisini kullanabilirsiniz.http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/arama
  • Üniversite Kütüphanelerinin ya da Bölümlerinin Websiteleri Örneğin Boğaziçi Üniversitesi’nin abone olduğu tüm e-kitap, e-dergi, referans veritabanları ile kütüphane kataloğu internetten taranabiliyor. Tüm metine online olarak ulaşılan kaynaklar da var.http://www.library.boun.edu.tr/federearama.php
  • Akademisyenlerin Kişisel Websiteleri : Pek çok akademisyen, kendi kişisel websitesinde, kendi yazdığı bilimsel makalelerin bir kopyasını bulundurur. Araştırma yaptığınız konuda ünlü profesörlerin isimlerini öğrendikten sonra onların kişisel/akademik websitelerini araştırabilirsiniz.
  • Milli Kütüphane Türkiye Makaleler Bibliyografyası1995 yılından günümüze olan Türkiye Makaleler Bibliyografyası ile 1923 – 1999 yıllarını kapsayan Cumhuriyet Dönemi Makaleler Bibliyografyası bu veri tabanında birleştirilmiştir. 5.073 dergiyi kapsayan önemli bir kaynaktır. Ancak bibliyografya sadece bir listedir. Makalenin yazarının adı, cilt ve baskı kaydı, basıldığı yer, yıl ve yayıncı ile sayfa adedi gibi bilgiler verir. Metnin tamamına ulaşmak için ilgili kaynağa gitmeniz gerekir. Yine de, bir konuda detaylı bilgi bulmak istiyorsanız o konudaki yayınların listesinin elinizin altında olması önemlidir. http://makaleler.mkutup.gov.tr/Default.aspx

 Bizim konuyla ilgili diğer görüşlerimizi de aşağıda bulabilirsiniz: http://www.onlineanne.com/2014/04/15/uzman-onayi-nerede/

Ve biz de bebekveben‘in sorusunu sizlere yine yöneltiyoruz:  Blogger’ın herhangi bir konuda yazmak için o konunun uzmanı olmasına ve kaynak göstermesine sizce gerek var mıdır, yok mudur? 



3 Yorum

  1. Blog yazan uzman olmak zorunda degil ama kaynak gostermek zorunda kendi bilmediği bir şeyi önermek yada kendi yapmadığı bir şeyi uzmanlar faydalı olduğunu söyluyor diye yazmak çok mantıklı gelmiyor.

  2. bu tür yazıları okuyunca, takip ettiğim sınırlı sayıdaki (bazı blog yazarları tamamen zaman kaybı çünkü) sizin gibi “anne”leri gönül rahatlığıyla takip etmeye devam edebileceğimi görüp seviniyorum ve bu önemli konuda sizin fikirlerinizi destekliyorum 🙂

    • ne mutlu bize 🙂 Teşekkür ediyoruz.

Pin It on Pinterest

Share This