Anaokullarında Trafik Güvenliği Eğitimi

Anaokullarında Trafik Güvenliği Eğitimi

Geçen Cuma Kuzey’in okuluna polis geldi. Aslında bu özel bir durum değil. Emniyet ve anaokullarının her sene yaptıkları rutin bir ortak çalışma bu. Bu sene ilkokula başlayacak olan çocuklara 2 saatlik bir sürede temel güvenlik ve trafik bilgisini anlatan kitapları okudu, beraber bulmacalar yaptılar.

Her çocuğa evinin adresini ve telefon numarasını sormuş. Adres konusunda hazırlıklıydık ama telefon numarasında bizimki alan kodundan sonra takılmış. O gün onu almaya gittiğimde öğretmeni, beraber biraz çalıştıklarını bizim de hafta sonu evde telefon numarasını öğrendiğinden emin olmamızı istedi.

Konusu gelmişken, her çocuğun öğrenme tarzı farklıdır ancak çocuklarınıza telefon numarasını öğretmenin kolay bir yolunu söyleyeyim: Yatağının yanına duvara telefon numarasını yazmanız yeterli. Uykuya dalmadan önce bu rakamlara bakarken bir de bakıyorsunuz 2 günde telefon numarasını öğrenmiş.

Ertesi hafta Salı günü “polis amca” tekrar okula geldi. Sabahtan yine 2 saatlik bir sürede, çocuklarla beraber okullarının ve çevresinin bir haritasını yapmışlar. Bir süre bu haritadan çalıştıktan sonra da polisle birlikte dışarıya çıkıp aynı haritadaki bölgelerde birebir uygulama yapmışlar. Yaptıkları uygulama esasen bir yaya olarak bir noktadan (ev) bir noktaya (okul) gitmeyi kapsıyor.

Öğleden sonraki “Yaya Ehliyet Sınavı”nın yapılacağı bölüme biz aileler de davetliydik. Önce bizlere çocukların yapması gerekenlerle ve şimdiye kadar neler yaptıklarıyla ilgili bilgi verdi polis. Sınavda bir rol oyunu oynayacağımızı ve bizlerin çocuk onların ise anne/baba olacaklarını anlattı. Çocuk olarak da özellikle dilediğimiz gibi hareket etmemizi tavsiye etti. (Bu fırsatı olabildiğince kendi lehime kullanmaya çalıştığımı itiraf edeyim. Koştum, tırmandım, zıpladım, bir ileri bir geri Kuzey’den şimdiye kadar ne öğrendiysem aynısını o kısacık zamanda yapmaya çalıştım, önüme geleni ardıma komadım. Baktım iş başa düşünce bizimki gayet ciddi, ha bire beni çekiştirip, durdurmaya çalıştı.)

En önde polis arkada biz çocuklar anne/babalarımızın ellerini tuttuk, çıktık dışarıya. Her çiftle aramızda yaklaşık 100 m mesafe bırakarak belirlenen rotada yürümeye başladık. Bu rota üzerinde parketmiş arabaların arkasından 4 sokakta karşıdan karşıya geçmemiz, bir inşaat alanı geçmemiz ve son olarak da trafik lambalı bir dörtyol geçmemiz gerekti. Bu arada bisiklet yollarını da unutmayayım. Polis bey ise bizleri göreceği bir kavşağa yakın bir noktada durdu.

Sonuçta herkes bu küçük turu tamamladıktan sonra tekrar okula döndük ve kalan bir saatte polis sadece ebeveynlerle bu eğitimi yorumladı. Bu son bir saatin detayları bir sonraki yazıda. Öyle net bilgiler verdi ki tek tek atlamadan yazacağım haftaya. Ama kısaca şunu söyleyebilirim ki bu eğitim sadece çocukları değil, biz ebeveynleri de kapsıyordu -olması gerektiği gibi-.

Bu eğitimin amacı, gelecek sene okula başlayacak çocukların kendi kendilerine yürüyerek okula gitmelerini sağlamak. Trafik güvenliği eğitimi, ilkokul birinci sınıfta yaya olarak; scooter, roller skate veya bisikletle ulaşım içinse 4. ve 6. sınıfta tekrarlanıyor.

Sonunda görevli polis, tüm bu testleri başarıyla geçen çocuklara YAYA EHLİYETİ verdi. Ehliyetleri dağıtırken her çocuğa ya soyadını, ya adresini ya da telefon numarasını sordu. Esasen “yasal” bir geçerliliği olmayan ancak çocukları motive etmek için hazırlanan bu ehliyetleri alırken, Kuzey’in ve diğer çocukların yüzündeki gururu ve mutluluğu anlatamam. Düz düz yürümekten haz etmeyen çocuğumun “Artık okula tek başıma gidebilirim” derkenki sevinci…

Toplamda bir polisin bir anaokuluna ayırdığı 6 saatte verilen trafik eğitimini de buraya yazmış olalım bulunsun. Kimbilir belki inisiyatifi ele alan bir okul ve bölgedeki Emniyet Müdürlüğü Türkiye’de de benzer çalışmalar yapar. Ya da zaten yapılıyordur? Benzer bir çalışma biliyorsanız bize ulaşın, buradan seve seve duyulmasına yardımcı olalım.



Pin It on Pinterest

Share This