Sosyal medyada çocuk fotoğrafı paylaşma

Sosyal medyada çocuk fotoğrafı paylaşma

Okuyucular

Bir süre önce kendisi hukukçu olan arkadaşımız Ardanın Annesi öğretmenlere seslenmiş ve “öğrencilerinizin fotoğraflarını sosyal medyada izinsiz paylaşamazsınız” demişti. İyi ki de dedi, hem de hukuki hukuki dedi 😉 Biz hukuk mukuk pek bilmiyoruz ama çok önceleri “hepimiz Truman olduk” derken kimsenin pek de umursamadığı iki soru yöneltmiştik:

1. Fotoğraflar çekenin midir, poz verenin mi?
2. Çocuğumuzun bizlere çok sevimli gelen, hepimizi gülümseten mesela ilk aşkını ya da paylaştığımızda başkalarına ışık tutabilecek ama onların özel konularını diyelim ki bir hastalığını, tuvalet macerasını, paylaşma hakkımız var mı? Varsa bize bu hakkı kim veriyor?

Anladığımız kadarıyla hukuksal olarak bu sorular “o hak velinindir” denilerek yanıtlanmış oluyor. Sosyal medyada kendi çocuklarımızın resmini paylaşarak -nasıl paylaştığımızın derecesine bağlı olarak- çocuğumuzun özel hayatını ihlal etme, yabancılara karşı savunmasız hale getirme gibi riskleri göze alıyoruz. Bu da herkesin kendi seçimi oluyor (Daha fazla risk istiyorsanız buyrun okuyun burada, risk dolu ortalık)

Ama başkalarının çocukları sözkonusu olduğunda öyle bir hakkımız yok. Başkalarının çocuklarının fotolarını paylaşanları da şöyle bir gruplayıp kendilerine seslenmek istiyoruz. Bizim aklımıza ilk gelenler şunlar:

1. Çocuklarla çalışanlar: Yani çocuklarla ilgili bir iş yapıyor olabiliriz ve bize harika görüntüler veriyor olabilirler ama ailesinden izin almadan bu resimleri yayınlamamamız gerekiyor. O yüzden Amerika’da pek çok okulda ve çocuklarla ilgili kuruluşta “çocuğumun resminin kuruluş websitesinde, sosyal medya kanallarında yayınlanmasına izin veriyorum” kağıdı imzalatıyorlar. Bu işin kurumsal sorumluluğu. Dolayısıyla öğretmenlerin de velilerin izni ve haberi olmadan öğrencilerinin yüzlerinin göründüğü resimleri yayınlamaması gerekir. Bu sadece öğretmenleri değil çocuklarla birlikte çalışan her türlü kurumu kapsıyor. Atölyeler, spor müsabakaları, doktorlar, diş hekimleri vb…

2. Çocuklar için -hatta iyiliği için- çalışanlar:  Sosyal medyada çocuklara destek olan çok güzel oluşumlar var. Hasta bir çocuk yüzü, yırtık ayakkabılı çocukların resmi yardım toplamak için, güzel birşey yapmak için, insanların dikkatini çekmek için daha etkili bir yol olabilir. Yeni kitaplarına, oyuncaklarına kavuşmuş mutlu bir çocuk yüzünün resminden daha güzel bir teşekkür olmayabilir gerçekten. Ama o resimleri kullanma hakkımız yok. Hatta internette fotoğraf paylaşmanın risklerini bilinçli olarak göze alma ihtimali olmayan insanlardan izin alarak bile paylaşmaya kimsenin hakkı olduğunu düşünmüyoruz. Çocukların yüzünü göstermeden de fotoğraf çekim yapılabilir.

3. Çocukları toplu çocuk etkinliklerine katılanlar: Velilerin kendi çocuklarının güzel anılarını herkesle paylaşacak diye çocuğunun arkadaşlarının resmini izinsiz paylaşması da az rastlanan bir durum değil. Türkiye’de çok başımıza gelen olaylardan biri bu. Toplu çocuk etkinliklerinin anında sosyal medyaya servis edilmesi. Bahane de hazır, “zaten herkes artık çocuklarının resmini orada burada paylaşıyor”. Farkına varmamız lazım, bazı aileler paylaşmıyor ve paylaşılmasını da kesinlikle istemiyor. Dolayısıyla çektiğiniz karelerde mecburen başkalarının çocuğu da varsa bir zahmet izin alın, izin alamıyorsanız da kesinlikle paylaşmayın, paylaşmadan duramıyorsanız da diğer çocukların tanınmayacağı kareler koyuverin.

4. Eş-dost-konu-komşu-akraba-anane-babane: Hepimiz birilerinin eşi-dostu, akrabası vesairesiyiz. Çocuklar da pek şeker. Tabii ki niyet iyi, ve bu güzellikleri tüm dünyayla paylaşmak istiyoruz. Ama tutalım kendimizi, önce bir izin alalım lütfen. Herkesin birbirinden farklı sebepleri, bakış açıları var. Biri çocuğunun resimlerini boy boy instagrama koyuyor diye aynı hakkı tüm sevdiklerine, tanıdıklarına da otomatik vermiş olmuyor. Hele ki hiç sosyal medyada çocuk resmi paylaşmayan biri için tam kabus.”Ne var bunda” demeye kimsenin hakkı yok. “Benim çocuğum, benim kararım”.

Aslında istediğimiz kadar “izin almadan paylaşmayııın” diyelim sesimizin cılız kalacağı belli. O yüzden biz şöyle diyelim:

“Çocuğunuzun ya da kendi resminizin izniniz dışında başkaları tarafından sosyal medyaya servis edilmesini istemiyorsanız çevrenizdekileri ve kurumları uyarın” Yani fotoğraf makinaları çıktı mı ortaya sesinizi yükseltin. Çocuğunuzun konserine mi gittiniz, önceden öğretmeni uyarın; okula mı yazdırıyorsunuz müdüre özellikle söyleyin. Ne kadar çok konuşulursa o kadar dikkate alınma şansı artar.

Hadi kolay gelsin, biraz işiniz zor 😉

 



1 Yorum

  1. Gayet faydalı bir yazı olmuş, tebrikler.

Pin It on Pinterest

Share This