Porto Günlükleri

Porto Günlükleri

1996 da UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak korumaya alınan Porto, başkent Lisbon’dan sonra Portekiz’in ikinci büyük şehri. Şehrin geçmişi 4. yüzyıla kadar gidiyor. Atlantik okyanusuna kıyısı olan bu şehre iner inmez sizi portakal ve limon ağaçları karşılıyor. Portekiz’in 19. yy da neredeyse tüm sömürgelerinin bağımsızlığını tanımasının da etkisiyle Avrupa Birliği’nin kanayan ekonomilerinden bir tanesi. Gerçekten de bunu gördüğünüz diğer Avrupa ülkelerine göre sokaktaki dilenci ve evsizlerden anlamak mümkün. Douro nehrinin ikiye böldüğü bu şehre gideceklere pratik bilgilerle devam edelim.

Porto’ya birkaç günlük ziyaret için gidiyorsanız, araba filan kiralamayı düşünmeyin. Hem yol bulma, hem trafik derdinden uzak kalırsınız hem de etrafınızı görme imkanınız olur. Havaalanından şehir merkezine metro bulunuyor. İngilizce, Fransızca ve İspanyolca dil seçenekleriyle çalışan makinalardan bileti alabilirsiniz. Ama aldığınız bileti ayrı bir makinada konfirme etmeyi (Validate) unutmayın. Yoksa biletiniz geçersiz sayılıyor.

Eğer şehir merkezinde bir otelde kalacaksanız, yaklaşık 30-40 dakikada merkeze ulaşabiliyorsunuz. Alışveriş merkezlerinin bulunduğu ve şehrin en işlek caddelerinden biri olan Santa Catarina’ya en yakın metro istasyonu Bolhao. Şehirde 2 adet tramvay hattı var. Oteliniz biraz daha merkezin kenarlarına düşüyorsa 22 numaralı tramvaya binebilirsiniz.

İstasyonla otel arasındaki beş dakikalık yolda karşıma çıkan Il Defonso kilisesi ve Devlet Tiyatrosu binasının güzelliği karşısında ağzınız açık kalacak. Akşam 7’den sonra tek açık olan yerler, dışarıdan görünen haliyle pastaneler ve üzerinde yazan haliyle Cafeler. Sonradan anladığımız üzere gece yarısına kadar açık olan bu pastaneler esasen restoran olarak çalışıyorlar. Sabah kahvaltısından tutun da tipik yemeklerinden biri olan Codfish (Morina Balığı) a kadar herşeyi bulabileceğiniz cafeler bunlar. Cafelerden bahsedince Santa Catarına’da bulunan tarihi Majestic Cafe’de en azından bir kahve içmeden yolunuza devam etmeyin.

IMG_5088

Il Defonso Kilisesi

 

Yemek konusuna da gelmişken, çok özel bir mutfağı yok Porto mutfağının. Hatta belki daha çok ucuz denizci yemekleri olarak tanımlanabilir. Morina balığı ve biftek, yanlarında patates versiyonları ile geliyor. Francesinha dedikleri yemek ise esasen sosis, ekmek ve özel sos bazen de üzerine yumurta ekledikleri geleneksel yemekleri. Ancak ekler türü tatlıları ve dondurmalarının çok başarılı olduğunu eklemeliyim.

En az iki gününüzü Porto şehir merkezine vermenizi tavsiye ederim. Şehrin her yerinden tarih fışkırıyor. Porto Katedrali, Palacio da Bolsa, Praça da Liberdade gibi görülmesi gereken dünya miraslarının yanında, aslında her ara sokakta her köşe başında sizi büyüleyecek bir yapı görebiliyorsunuz. Ara sokaklarda keşfedeceğiniz cafeler, publar ile üniversite şehri olması sayesinde de oldukça canlı bir merkezi var.

IMG_5137

Porto Katedrali

 

Bizim gibi çocukla seyahat edenlerdenseniz onların da çok eğleneceğini söyleyebilirim. Oldukça dik bir alana kurulu olan şehirde nehir kenarından üst merkeze çıkmak için teleferik hemen Ponte Luiz köprüsünün ayağında bulunuyor. Bu köprü üzerine de çıkmadan Porto’dan ayrılmayın. Hem manzarası hem de tarihi değeri açısından kaçırılmaması gerekir. Eiffel kulesinden önce Avrupa’nın en büyük çelik konstrüksiyon yapısı olarak inşa edilmiş. Büyüleyici bir görüntüsü var. Teleferik, tramvay, tren, tekne derken bizim 6 yaşındaki arkadaş oldukça eğlendi.

Ponte Luiz Köprüsü

Ponte Luiz Köprüsü

Porto’ya gidince ünlü Port şarabından bahsetmeden, tatmadan olmaz elbet. Douro vadisinde yetişen üzümlerden yapılan Port şarabı Porto’ya getirilerek buradaki galeriler tarafından dünyaya pazarlanıyor. Daha çok Douro nehrinin karşı kıyısında yer alan şarap mahzenlerinden birine gidip görmenizi ve tadım yapmanızı öneririm.

IMG_5147

Vila Nova de Gaia – Şarap Mahzeni

IMG_5149

1867 yılı müzede sergilenen fiyat biçilemeyen Port şarabı

 

Porto limanından günlük Douro Vadisi turlarına katılın. Porto’nun ana tren istasyonu Sao Bento’dan çevredeki şehirlere trenle ulaşabilirsiniz. Gar binası 16. yy dan kalma korumaya alınmış, muhteşem bir yapı. Buradan Regua’ya kadar trenle gidip, dönüş yolunda da tekneyle dönmeyi deneyebilirsiniz. Yaklaşık 2 saat süren bu tren yolculuğu sırasında da tam nehrin kenarından gittiğiniz için harika bir manzarayla başbaşa kalacaksınız. Porto’ya dönüş yolunda tekneyle 2 kanaldan geçmek durumundasınız. İlkinde 35 m, ikincisinde 14 m lik derinlik farkı nedeniyle girdiğiniz bu kanallar da çocuklar dahil herkes için oldukça ilgi çekici oluyor.

Sao Bento İstasyonu

Sao Bento İstasyonu

Bir gününüzü de Porto’ya 1 saat mesafede yer alan Aveiro şehrine ayırın. Trenle gittiğiniz bu şehirde kanallarda gondolla gezebilir, isterseniz tuz toplama turlarına katılabilirsiniz. Şirin bir balıkçı köyü olan bu şehirde güzel restoranlar da bulunuyor.

Aveiro'da kanal gezintisinden şehre bakış

Aveiro’da kanal gezintisinden şehre bakış

Son olarak Fado’dan da söz edip bu yazıyı bitireyim. Fado, Portekiz’e özgü bizim yanık türkülerimize veya arabeske karşılık gelen geleneksel müzikleri. Canlı Fado müziği eşliğinde bir akşam yemeği yemeyi unutmayın.



Pin It on Pinterest

Share This