#anKARA hakkında çocuklara ne diyeceğiz?

Acımız büyük… Biz ne kadar durdurmaya çalışsak da hayat olduğu gibi akıyor. Çocukların var olduğu her yerde hayat akıyor ve acımız ne kadar büyük olursa olsun çocuklarımızın olanlardan etkilenebileceğini hatırlamamız gerekiyor.  “Nasılsa duymazlar” diye düşünmeyip  bizi sarsan olaylardan çocuklarımızı da haberdar etmemiz, bunu kendi duygularımı olabildiğince saklamayı başararak yapmamız gerektiğini bizler daha önce hatalarımızla tecrübe etmiş ve burada yazmıştık: Çocuklarla Trajik Olayları Konuşmak… O yüzden onlarla konuşup ve en azından ne bildiklerini öğrenmemiz ve onların endişelerini hafifletmemiz lazım. Hepimizin başı sağolsun…...

Devamı

Hayat sadece bazılarına tatil…

Onlineanne olarak Temmuz ayında herşeyden uzaklaşıp tatil yapmak, Ağustos ayında normal düzenimize geri dönmek gibi bir planımız oluyor. Ancak Ağustos gelince bize hep birşey oluyor ve biz onlineanne’ye dönemiyoruz. Bizi bir kenara bırakalım Türkiye’de zaten hep birşeyler oluyor ve pek çok dert edindiğimiz şey anlamsız hale geliveriyor. Ama bu sene iyice beter.. Bu ara yazma, çizme, sosyal medya ortamına dönmek içimizden hiç gelmiyor. Kaç gündür o kıyıya vurmuş çocuk resimleri dönüyor ortada. Yok paylaşmayacağız o resimleri ama gözümüzün önünden gitmiyor. Hani çoğumuzun tatil yaptığı, çocuklarımızla mutlu resimlerimizi paylaştığımız kıyılarda çocuk cesetleri var artık. “Adaletsiz dünya” diye bağırsak… Yine hashtaglerle haykırsak…. Birşey mi değişecek o çocuklar için? Gözümüzün önünden gitmeyen görüntüler. Bakmazsak, okumazsak, gözlerimizi kaparsak hepsi yok olur belki. Zaten çoğunlukla gözümüzü...

Devamı

Çocuklar ne zaman evde yalnız kalabilir?

Böyle bir soruya cevap aradığınız zaman karşınıza farklı farklı pek çok cevap çıkıyor. Çoğunluk 11-12 dese de 11 ve 12 arasında bile bir yıl var 😉 Amerika’da durum ne derseniz, eyaletten eyalete farklı ama çoğunlukla eyaletlerde yasal bir yaş sınırı yok ancak sınırlama koyan eyaletlerde de bu sınır 6 ile 14 yaş arasında değişiyor. (Tam liste burada) Aslında her çocuğun olgunluk seviyesi farklı olduğu söylense de bu işin genel kıvamı şu: – 7 yaş altı mantıklı düşünemez ve sebep-sonuç ilişkilerini doğru kuramaz. O yüzden gözetim altında olmalılar. Yani yalnız kalamazlar. – 7-10 yaş arası uzun bir süre için yalnız bırakılmaya uygun olmasalar da bilinen bir çevrede kısa süreliğine yalnız bırakılabilirler. – 12-13 yaş da artık evde yalnız kalabilirler ama...

Devamı

Zorbalıkla Mücadele Önerileri

Bu konuda daha fazla bilgi: Zorbalıkla nasıl mücadele edilir? Siber zorbalık nedir? Zorbalıkla mücadele –...

Devamı

Sosyal medyada çocuk fotoğrafı paylaşma

Bir süre önce kendisi hukukçu olan arkadaşımız Ardanın Annesi öğretmenlere seslenmiş ve “öğrencilerinizin fotoğraflarını sosyal medyada izinsiz paylaşamazsınız” demişti. İyi ki de dedi, hem de hukuki hukuki dedi 😉 Biz hukuk mukuk pek bilmiyoruz ama çok önceleri “hepimiz Truman olduk” derken kimsenin pek de umursamadığı iki soru yöneltmiştik: 1. Fotoğraflar çekenin midir, poz verenin mi? 2. Çocuğumuzun bizlere çok sevimli gelen, hepimizi gülümseten mesela ilk aşkını ya da paylaştığımızda başkalarına ışık tutabilecek ama onların özel konularını diyelim ki bir hastalığını, tuvalet macerasını, paylaşma hakkımız var mı? Varsa bize bu hakkı kim veriyor? Anladığımız kadarıyla hukuksal olarak bu sorular “o hak velinindir” denilerek yanıtlanmış oluyor. Sosyal medyada kendi çocuklarımızın resmini paylaşarak -nasıl paylaştığımızın derecesine bağlı olarak- çocuğumuzun özel hayatını ihlal...

Devamı

Çocuğunuz “Çocuk Dostu Okul” a mı gidiyor?

Son zamanlarda sıkça duymaya alıştığımız “Çocuk Dostu” kavramına aklımız takıldı. Nasıl tarif edilir ki bu? Mesela “Çocuk Dostu Otel” veya “Çocuk Dostu Restoran”, “Çocuk Dostu Şehir” kavramlarından ne anlıyorsunuz? a) Çocukların rahatça hareket edebileceği güvenli bir ortam b) Çocukların olmasına izin verilen, onların hoş karşılanacağı bir ortam c) Çocuklara yönelik aktivitelerin bulunduğu ortam d) Hepsi e) Hiçbiri (aşağıya sizce ne olduğunu yorum olarak bırakmanızı rica ediyoruz) Herhalde çoğu kişiye D seçeneği mantıklı gelecektir. Bu durumda örneğin çocuklu bir aile olarak tatilinizi planlarken “Çocuk dostu oteller”i tercih kriterlerinize katmanız son derece normal olacaktır veya yemeğe gideceğiniz restorana çocukların kabul edildiğini bilmek içinizi rahatlatacaktır. Aynı şekilde tam tersi, çocuksuz olarak sevgilinizle veya tek başınıza tatil planlarken de, belki bu “Çocuk dostu”...

Devamı

Çocuğum okula giderken ağlıyor

Az sayıdaki şanslı annelerden değilseniz, çocuğunuzu anaokuluna bırakırken ağlama krizleriyle karşı karşıya kalmış ve ne yapacağınızı bilemez noktaya gelmiş olabilirsiniz. Acaba öğretmenini mi sevmiyor, arkadaşı mı yok, okulu mu sevmiyor, henüz hazır mı değil gibi pek çok soruyla başbaşa kalmış olabilirsiniz. Bacağınıza sımsıkı yapışmış “Beni Bırakma!” diye var gücüyle ağlayan bir çocuğunuz varsa neler yapabilirsiniz? Dr.Fritz Jansen’in geçenlerde yayınlanan bir yazısına referansla şu an bu durumda olan annelere sesleniyoruz: 1. Okulun kapısında ağlayan bir çocuğa en doğru şekilde nasıl davranmalıyım? Uzman görüşü: Her şeye rağmen onu bırakıp gitmelisiniz. Daha sonra öğretmenine siz gittikten sonra ne kadar ağladığını sorun. 10 dakika kadar ağlaması gayet normaldir. 2. Bırakıp gitmemin çocuğumun psikolojisine olumsuz bir etkisinin olmadığından nasıl emin olabilirim? Uzman görüşü: Çocuğunuzun ağlamasını ve...

Devamı

Çocuğunuzun Okuluna Armağan Edin – PUSULACIK

Gün geçmiyor ki yeni bir trajediyle sarsılmayalım. Özgecan’dan Gülbahar’a kimbilir daha duymadığımız bilmediğimiz sosyal medyadan bize ulaşamayan nice hikayeler var. Üzülüp üzülüp iki gün sonra yine kendi hayatlarımıza devam ediyoruz ya işte bu bizce daha acı verici. Ne yapalım yani, elimizden ne gelir ki elbette hayat devam ediyor diyebilirsiniz. Haksız da sayılmazsınız aslında. Siyasetçiler, medya vb toplumda algıyı yöneten şekillendiren başrol oyuncuları bu olayları nasıl kullanırlar bilemiyoruz ancak bildiğimiz tek bir şey var o da artık algılarımızın yönetilmesinden, başkalarının istediği yönde şekillendirilmesinden son derece rahatsız olduğumuz. Şimdi bu yüzden bizi ve bizim gibileri takip edenlere diyoruz ki, “Hepimizin yapabileceği bir şeyler var“ İşte bunlardan bir tanesi, 2010 yılında Türkçeye çevrilmiş olan PUSULACIK kitapçığı. Avrupa Birliği konseyi tarafından, “Çocuklar için ve çocuklarla birlikte...

Devamı

Okullarda Fiziksel Güvenlik Projesi

“Yayılmasına, gerçekleşmesine yardımcı olmak lazım”, “geç bile kalındı” diye düşündüğümüz bir proje: Gündem Çocuk Derneği‘nden Okullarda Fiziksel Güvenlik Projesi. Bianet‘de aşağıdaki görselle duyurulmuş bu proje. Görselin tam da gerçeği ifade etmesi ne kadar da acı… Okullarda Fiziksel Güvenlik Projesi ile “çocukların eğitim ortamı ve yakın çevrelerinde, fiziksel çevreyi oluşturan yapılar ve donanımları nedeni ile maddi ve manevi bütünlüklerinin zarar görmesinin, bedensel ve psikolojik yaralanmalarının ve en önemlisi yaşamlarını kaybetmelerinin önüne geçilmesi” amaçlanıyormuş. Proje Gündem Çocuk Derneği ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanmış protokol kapsamında yürütülmekteymiş. Okullarda fiziksel güvenlik eksikliği sebebiyle hayatını kaybeden çocukların başlarına gelen olayların acı tecrübelerinden yola çıkarak öncelikli maddeler belirlenmiş: 1. Kayar demir kapılar 2. Açık ve kapalı spor alanlarında bulunan kale, pota ve direkler 3. Merdiven korkulukları, güvenlik kafesleri ve çitler 4....

Devamı

Siyah

Haritadaki renkler kimseyi yanıltmasın; aslında hepsi tek bir siyah. Özgecan için, tüm kadınlar için, hepimiz için bugün herşey siyah… Tecavüz insanlık suçudur ve Türkiye, müslüman ülke, Amerika karşılaştırmalarıyla, “katillere idam” bağırmalarıyla, yine kamplar halinde kavgalarla vakit kaybetmek yerine gerçekten “bir şeyler” yapılabilseydi… Beraberce… Keşke…...

Devamı

Özgecan

Gerçekten tek kelime etmek içimizden gelmiyor. Daha önce boşluğa salladığımız kelimeler, içimize yapışıp kalan öfke, üzüntü, Gizem’i, Özgecan’ı ve diğerlerini geri getirmiyor, getirmeyecek. Yenileri olmasın diye hep birlikte bir iki kıpırdanacağız belki, sonra hooop yine istenmeyen konular kapsamında günlük hayata dönüş… Yok, söylenmek de içimizden gelmiyor, bugün hiçbirşey içimizden gelmiyor… Bu bakış açısı değişmeden hiçbirşey değişmeyecek çünkü… Çocuklar, kadınlar, hayvanlar, ağaçlar, engelliler… Yeter ya! daha önce konuşuyorduk, bugün sustuk biz. “…bizim tacize bakışımız da geniş; neredeyse taciz illaki tecavüzle sonuçlanmalı ki şikayet edilebilsin durumu var. Onda bile “mağdur”un daha da mağdur edildiği bir ülke Türkiye. Yani tecavüzü bile haketmiş olabilirsin. “Bir tokattan ne çıkar”, “Ne yaptı da haketti”  mantığı var. Hatta daha ileriye gidip Türkiye’de kadınların çoğunun bir taciz öyküsü...

Devamı

Zorbalıkla Mücadele – 2

Okulların açıldığı şu günlerde ebeveynleri (aslında çocukları) özellikle zorlayan ve acil okul müfredatı içinde alınması gerektiğini düşündüğümüz konular arasında akran zorbalığı var. “Biz düşünüyoruz” diye müfredata alınmayacağına göre “biz ne yapabiliriz” diye sormakla işe başladık. Daha önce  Zorbalıkla nasıl mücadele edilir? ve Siber zorbalık nedir? konusunda yazıp zorbalıkla mücadele Amerika’da okulda yapılanlardan bahsetmiştik. Biz “Ah keşke bizim okullarda da olsa” diyerek beklemesek de kendimiz biraz mücadele etsek derken aklımızdan geçenler  şunlardı: Zorbalıkla mücadele konusunda ailelerin yapabilecekleri 1. Okulda bu konuya daha sık dikkat çekilmesi için telepte bulunmak: Öğretmenlerin zorbalık yapan çocuğu bireysel olarak uyarmasının yanısıra bu konuda toplu etkinliklerin oluşturulması…Bunun için öğretmen ve rehberlik servislerine yardımcı olabiliriz. 2. Okulun zorbalığa karşı politika geliştirmesini talep etmek: Okul kuralları çerçevesinde çocuklara bunun anlatılması ve...

Devamı

Kaybolma Halinde Acil Durum Kuralları

Havaalanı, pazar, alışveriş merkezi gibi kalabalık ortamlarda çocuklarımızı kaybetmek her anne babanın korkulu rüyası olsa gerek. Kimsenin başına gelmesin ancak biz yaşadık. O günden itibaren uyguladığımız kurallar listesi aşağıda. Bu sıkıntılı ama neyseki sonu iyi biten deneyimimize Kaybolma Hali Acil Durum Kuralları yazımızdan ulaşabilirsiniz. Bu kurallara ek olarak bir de telefon numaramızın yazılı olduğu bileklikler çok iyi...

Devamı

Çocuk araba koltuğu olmadığı durumlarda ne yapalım?

Yani Türkiye’de araba koltuğunu kullanma konusunda çok zorlanıyoruz ya (sebepleri bir önceki yazıda yazmıştık) bugün konumuz araba koltuğu yoksa riskleri azaltmak için ne yapabiliriz.  Önce yanlış anlaşılmayalım “çocuğun arabadaki yeri araba koltuğudur” ve “araba koltuğunu konusunda uymanız gereken kurallar” ve en sık yapılan hatalar burada. Canınızı dişinize takın, bunlara dikkat edin, sizi yıldırmaya çalışacak eş-dost-hısım-akraba-taksi şöförü ve hatta polislerle bile mücadeleye hazır olun. Ancaaaak diyelim ki şartlar sizi pek zorladı ama “ay çocuk çok ağlıyor”u şartlardan kabul etmiyoruz. Vallahi bırakın ağlasın, incileri dökülmez. Tabii herkesin şartı ve kararı kendine, ben de kendi şartlarımı yazmıştım . Emniyet kemeri yaşı uygun olmayan çocuğa takıldığı zaman karnına, boynuna, kafasına denk geliyor. Dolayısıyla bir kaza anında iç organlarında çok ciddi yaralanmalara sebep oluyormuş. O yüzden araba koltuğu...

Devamı

Çocuklar için 14 güvenlik kuralı

Bu 14 güvenlik kuralını bir sosyal sorumluluk projesi haberi olarak Cengiz Semercioğlu yazdı, sonra pek çok kişi sayfasına taşıdı hesaplarında paylaştı. Yine de kolayca bulunabilsin diye buraya koyuyoruz. (kolayca kopyalayıp yapıştırmamızı sağladığı için pi-nik kuşa teşekkürler). Yakında proje kapsamında karşımıza çıkacağını sanıyoruz. Bu kuralları özellikle Türkiye’ye gitmeden önce biz çocuklarımızla paylaşacağız. Bir de çokça tartışılan şifre konusu var. Biz kendi adımıza şifre işine girmemeye karar verdik. Ne kadar az mesaj o kadar iyi, akıllarında tutması gereken çok fazla kural var diye düşündüğümüz için ama bu tamamen kişisel tercih. Basit gitmekte, zaman zaman konusu geldiğinde bir iki cümle etmekte yarar var diye düşünüyoruz. 14 güvenlik kuralında yer alan tartışmalı “üniformalı adam” konusunda da mesela bizim söylediğimiz “Bulunduğun yerde bizi bulması...

Devamı

Uzman onayı nerede?

Bu sitede hazırladığımız dokümanlarda kullandığımız ifadelerin tamamını “uzman”lığı tartışılmayan, akademik yayınlara referans vermiş Türk ve yabancı kaynaklardan almaktayız. Bu kaynaklar hazırladığımız dokümanların arkasında yer almakta. Hazırladığımız her dokümanı sitemize “lütfen olumlu/olumsuz görüşlerinizi bildirin ona göre revize edelim” çağrısıyla koyuyoruz. Sitemizde yer alan bilgilendirici yazılarda mutlaka kaynak belirtiyor ve kendi uzmanlık alanımızı aşan konularda da yine akademik çalışmalara referans verip bilimsel kaynaklardan aldığımız bilgileri derliyoruz. Bu sitenin içeriğini hazırlayan  “anneler”  olarak  okuduğumuzu anlama-aktarma-sentezleme, bilimsel olarak derleyebilme yeteneğimiz bilinen kurumlardan onaylı. Değişik konularda proje yönetimi, akademik araştırma tecrübemiz var.  Sonuçta hazırladığımız dokümanları ebeveynler ve öğretmenler için çocuklarıyla bir konuşma malzemesi olarak üretmeye çalışıyoruz. Büyük iddialarımız yok, genelde de kendi çocuklarımızla olan tecrübemizi  bilimsel kaynaklarla birleştirmeye çalışıyoruz.   Tek derdimiz önem verdiğimiz konularda daha çok çocuğa...

Devamı

Siber Zorbalık Nedir?

Hükümet sağolsun, internette sansür uygulamasına başladı. Ancak bir kere bile ne iki ay kalmış seçimlerdeki adaylardan, ne de mevcut yönetimden bu konuda çözüme yönelik bir adım atıldığını, proje oluşturulduğunu görebildik. Tabii ülkenin büyük çoğunluğu açlık sınırının altında bir maaşla geçinmeye çalışırken, siber zorbalık kimsenin ilgisini çekmeyebilir. Ancak herşeye rağmen Türkiye’deki genç nüfusun internet ve mobil teknolojiler konusundaki ilgisine bakacak olursak gözardı edilmemesi gerektiğini söyleyebiliriz. Geçen hafta zorbalıkla mücadele konusuna bakmıştık. Bu yazıda ise önce siber zorbalığın ne olduğuna ve sonrasında neler yapılabileceğine sizlerle birlikte değinelim istiyoruz. Siber zorbalık, bir çocuğun veya ergenin başka bir çocuk veya ergen tarafından internet, interaktif, dijital ve mobil teknolojiler kullanılarak tehdit edilmesi, aşağılanması, utandırılması, taciz edilmesi veya işkence edilmesi olarak adlandırılıyor. Dünya “Zorbalık” kelimesini...

Devamı

Zorbalıkla nasıl mücadele edilir?

Önce Özgür Anne’nin altına imzamızı atacağımız Hayır diyebilen çocuk yetiştirmek yazısı ve ardından Blogcu Anne’nin “çocuğumuzu vicdanlı yetiştireceğiz tamam da vurana bir tane sen de vur mu diyeceğiz yoksa ezilmesine göz mü yumacağız” yazısı geldi. Türkiye’dekilerde çoğunlukta “kendini ezdirmesin, dayak yiyeceğine yeri geldi mi vurmayı bilsin” yaklaşımı hakim. Ancak yurtdışında da “vurmayı bilsin yoksa ezilir” görüşünü savunanlar var. Bir arkadaşımız da kendini savunmayı bilsin diye oğlunu “jujitsu” derslerine gönderiyor. Bu dersler zorbalıkla mücadele kapsamında “hayatınızı kavga etmeden nasıl geçirirsiniz” dersleriymiş, çok bilgimiz yok, ama sağduyusuna çok güvendiğimiz bu arkadaşımız son derece duygusal bir çocuk olan oğlundaki gelişmelerden çok memnun mesela. Sonuçta zorbalık evrensel bir sorun; vurmayla ve erkek çocuklarla da sınırlı değil. Ayrıca siber zorbalık diye sanalı da mevcut...

Devamı

Muhallebi

Başlığa bakıp aldanmayın; bu bir çocuk istismarı yazısı. Çok sevdiğim bir abimizin hayatla ilgili bir sohbette  “Bazılarının muhallebi yerken bile dişi kırılır” dediğini hatırlıyorum. Ben ise muhallebi gibi bir hayata doğan ve genel olarak muhallebi kıvamlı bir hayat yaşayan şanslı azınlıktan görürüm kendimi. Sevgi dolu bir aileye doğmuş, hep gözünün içine bakılmış, ailesi tarafından dünyanın çirkinliklerinden hep korunmuş, yakın çevresinde bu çirkinliklerden nasibini alanlarla neredeyse hiç yüzleşmemiş, genelde her ortamda sevilmiş biri… Haklıyı haksızı,  hatta gerçek hayatı, kitaplardan, anlatılanlardan ve medyadan öğrenmiş muhallebi hayatlı bir kadın, bir anne… Bugün ise Çocuk İstismarını Önleme Günü. Benim gibi muhallebi hayatlı birinin istismara dahil söyleyeceklerinin haliyle  kendi tecrübeleri ile oluşmadığını düşünüyorum (çok şükür tabii ki). Ama düşünürken garip bir şey oluveriyor; birden...

Devamı

Direniş derken çocuklar kaynadı…

Tam 31 Mayıs’ta Türkiye’ye geldik. Üç çocuğum ve ben yalnızdık. Aksiliklerle dolu çok zor bir yolculuk geçirdik. Onca aksiliğe rağmen çocuklar iyiydi. Ne de olsa ufukta upuzun bir Türkiye tatili, kurduğumuz hayaller vardı. Dayılarını  göreceklerdi. Koskoca bir yılda beraber geçirebilecekleri 5 değerli gün. Kız Kulesine gidecektik, bir de Topkapı Sarayına. Hiçbiri olamadı. Etrafta üzgün, endişeli büyükler, sokakta yürüyüşler… Başta onlar da katılıyordu. Sonra birden dışarıda, çevrelerinde olanlarla ilgilerini kestiler. Ne tencere, ne tava, sustular. Babaları zaten uzaktaydı; anneleri fiziksel olarak orada ama ruhu onlarla değildi kaç haftadır. Arkaplan medya çok tehlikeli derdik ya buna inat haftalardır kaldığımız gittiğimiz her yerde televizyon hep açık. Bu sefer derdim diziler değil; bir elin parmaklarını geçmez haber kanallarına odaklanmış herkes. Ben de farklı...

Devamı

Pin It on Pinterest