Bir İyilik Hareketi #damladakiokyanus

“Kendini okyanusta bir damla sanma. Bir damlanın içinde kocaman bir okyanussun.” Biz bıktık artık profil karartmaktan, profillerimize günün berbat olaylarını kınayan tasarımlar yerleştirmekten…  Başka birşey lazım; herşeyden önce bu kadar kötülüğe karşı umut lazım. Kötülük bu kadar sesliyken, bir kenarda sessiz sedasız dünya daha iyi bir yer olsun diye uğraşanlar da var. Onların sesinin daha gür çıkması lazım. Şu umutsuz günlerde bir umut hayali var ve bu hayali harekete geçirmek için uğraşanlar var…  Bu aralar dünya ne kadar karanlık görünürse görünsün, ışık için herkesin yapabileceği minik şeyler var. #damladakiokyanus bunları hatırlatmak için biraraya gelmiş, deli-anne’nin başlattığı  herkese açık bir topluluk. Özü “hadi yap bi iyilik, karşılıksız olsun”. İstersen her gün ama belki sadece bir cuma, ya da istediğin başka bir...

Devamı

onlineanne ile e-söyleşi

Bundan bayağı bir süre önce sadeceözgür blogunun sahibi, taa ortaokuldan arkadaşımız Özgür Coşar bizimle küçük bir söyleşi yapmıştı. Biz bu aralar sitemiz konusunda biraz tembelleştik biliyorsunuz. Aklımızda fikirler, bu site nereye yönlense, böyle mi kalsa, bizim güvenlik kitaplarımıza talepler çoğalıyor  ama sponsor lazım, biz Türkiye’den çok uzağız falan diye düşünüyoruz, o esnada da paylaşımlarımızı azalttık. Tabii söyleşiyi sizlerle paylaşmak da taa bugüne kaldı ve Özgür’e teşekkür fırsatımız olmadı. Özgür bize bunları sordu, biz de cevaplarken düşünmüş olduk: 1. Kısaca kendinizden bahseder misiniz? 2. Neden onlineanne? İnternette bir çok forum sayfası varken, neyi eksik/yanlış/yetersiz gördünüz? 3. Çocukların eğitiminde, aslında eğitim demek yerine oyalanması desek daha doğru belki, elektronik cihazlar çok yoğun kullanılıyor. Çağın gereği gibi sunuluyor bu tercihler. 2 yaşında basılı dergi sayfasındaki resmi büyütmeye uğraşan...

Devamı

Tekne Orucu

Türkiye’de Ramazan ayına denk gelmeyi hem seviyorum, hem sevmiyorum. Herkesle birlikte yenilen iftar yemekleri beni çok mutlu ediyor ama oruç nedeniyle gergin ve sinirli insan sayısının artması ise aynı oranda içimi daraltıyor. Ama çocukların bir kaç yıldır bu dönemi yakından görmesi çok iyi oluyor. Hele ki Trakya’dayız. Davulcusuyla, zurnacısıyla, iftarı ve dayanışmasıyla Ramazan ayınının hakkı burada her anlamda verilir ve tutmayanına, denize girenine, rakısını içene de kimse karışmaz. Günler uzun, oruç tutmak zor, o yüzden orucu uykuya tutturan da bol… Neyse geçen sene ilk kez bayramda da Türkiye’de olduk, pek güzel. Her sene bizim kızların yaşgününde sitedeki çocuklarla yaşgünü partisi değil bir yaz partisi yapıyoruz. Etrafı süslüyorlar, ben pasta getiriyorum falan. Geçen sene dediler ki “parti yapacak mıyız?”. “Tabii” dedim...

Devamı

Yurtdışında Yaşamanın Zorlukları – 2

Yurtdışı maceramızda 11 yılı geride bırakırken burada alıştıklarımız, alışamadıklarımız diye başladığımız yurtdışı serisine devam ediyoruz. Önce “Zorluk herkese göre değişen, tamamen algıyla ilgili bir konu ve zorluk deyince çocuğumuzla aynı dili konuşmamak bize zor geliyor” demiştik, şimdi de bozulan Türkiye algımızda sıra… Türkiye’de yanyana ama birbirlerine değmeyen çok farklı hayatların belki herkes farkında ama yılda bir kez hızlandırılmış kurs gibi içlerine girip girip çıkmak yurtdışında yaşayan bir insanın Türkiye algısını iyice bozabiliyor. Türkiye algısı Türkiye içerisinde büyükşehirden bir kasabaya gelince, mahalleden mahalleye bile değişebiliyor. Hele ki yurtdışından gelince değişmesin… Sadece çocuklar için konuşacak olursak; gözlemlediğimiz kadarıyla bir tarafta etkinlikten etkinliğine koşan çocukların hayatları Amerika’daki çocukların hayatlarına çok benziyor. Aynı hayat ama önemli bir fark var: orta sınıf bir amerikan ailesinin olanakları Türkiye’de...

Devamı

Teknoloji Detoksu – Herkese lazım

Kış boyunca oldukça tempolu bir rutinimiz vardı. Tabii bunda benim part-time çalışmaya başlamamın da etkisi büyük oldu. Benim için sabah 6’da başlayan gün akşam 20.30-21.00 civarında popomu koltuğa ilk defa koymamla biraz yavaşlıyor, birkaç saat sonra da sona eriyordu. Kuzey’in okuldan sonraki kursları, arada yapılması gereken alışveriş ve dışarı işleri, yemek ev işleri vs derken farkettim ki önceliğim bu devamlılığı sağlamaya yönelik ve hiç bitmeyen işler olmuş. İşleri yetiştirmek benim için ne kadar önceliklendiyse oğlanın teknolojiyle geçirdiği vakit de artar olmuş. Havalar güzelleşip dışarı aktiviteleri için izin verir hale geldikçe, günler uzadıkça belki enerji ve yetişmesi gereken işlerde değişen birşeyler olmasa da, insanın dışarıda açık havada, doğada vakit geçirme isteği artıyor. Hele bir de bu sürekli yetişmeye çalıştığımız hiç...

Devamı

Porto Günlükleri

1996 da UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak korumaya alınan Porto, başkent Lisbon’dan sonra Portekiz’in ikinci büyük şehri. Şehrin geçmişi 4. yüzyıla kadar gidiyor. Atlantik okyanusuna kıyısı olan bu şehre iner inmez sizi portakal ve limon ağaçları karşılıyor. Portekiz’in 19. yy da neredeyse tüm sömürgelerinin bağımsızlığını tanımasının da etkisiyle Avrupa Birliği’nin kanayan ekonomilerinden bir tanesi. Gerçekten de bunu gördüğünüz diğer Avrupa ülkelerine göre sokaktaki dilenci ve evsizlerden anlamak mümkün. Douro nehrinin ikiye böldüğü bu şehre gideceklere pratik bilgilerle devam edelim. Porto’ya birkaç günlük ziyaret için gidiyorsanız, araba filan kiralamayı düşünmeyin. Hem yol bulma, hem trafik derdinden uzak kalırsınız hem de etrafınızı görme imkanınız olur. Havaalanından şehir merkezine metro bulunuyor. İngilizce, Fransızca ve İspanyolca dil seçenekleriyle çalışan makinalardan bileti alabilirsiniz. Ama...

Devamı

Çocuklarıyla oyun oynayamayan kötü(!) ebeveynlerden misiniz?

Bu “bilinçli” annelik, “kaliteli zaman”, “eğitici etkinlikler, atölyeler” derken, çocuklarla oyun oynamak çok “moda” hatta “iyi ebeveynlik” göstergesi haline geldi ya biz bu aralar “bu kadar kasmaya gerek var mı gerçekten” hissiyatı içindeyiz (geçenlerde Eğitici etkinlik, Eğitici Oyun çılgınlığı yazısıyla başladık yakınmaya, devam ediyoruz). Çocuklarıyla oyun oynayamayanların bazıları “ben hiç oynayamıyorum” diye üzülmekte, bazıları “nasıl oyun oynanır” seminerlerinde. Bazıları da nostaljik “annemiz bizimle oyun oynamadı belki ama çok güzel şeyler paylaştık” durumunda. Biz hangisiyiz? “Zamanında çok oynamışlığımız var, bu aralar canımız hiiiç istemiyor”, “kutu oyunları iyi ama artık kovalamacalı oyunlar için çok yorgunum”, “bebekler bitti başımıza süper kahramanlar çıktı”, “sanat zenaat, slime oblek bir ara eğlenceliydi ama sıktı artık” gibi günden güne değişen pek çok hissimiz mevcut. Aynı şey çocuklar için de geçerli. Her sömestr tatilini...

Devamı

Eğitici Etkinlik, Eğitici Oyuncak Çılgınlığı

Ebeveynlikte yükselen trendlerin kaçınılmaz sonucu olarak pek çoğumuz eğitici oyun, oyuncak, etkinlik diye kafayı yiyen ebeveynler haline geldik. Lego oynayan çocuklara “yaratıcılıkları gelişiyor” diye bayılıyoruz da o da kesmiyor artık.  “Çocuğuna Barbie alanlar ve almayanlar” “silahla oynatanlar oynatmayanlar “evde etkinlik yaptıranlar yaptırmayanlar” “Montessoriciler, klasikler” olarak dağılalı çok olmuştu aslında. Biz de daha önce lego, barbie, american girl doll gibi oyuncaklara, 2 yaş çocuğu neyle oynasın gibi uzman destekli konulara yer vererek bu furyaya katılmış bulduk kendimizi ister istemez. Hatta eğitici mobil uygulama listeleri, kolay etkinlik önerileri yapıp duruyoruz ya. Peki çocuklara “eğitici” oyun, oyuncak, etkinlik sunmak=iyi ebeveynlik midir? Bu fırsatları çocuğuna sunmadığımızda, sunamadığımızda ne oluyoruz peki? Farklı oyuncakların farklı becerileri geliştirdiği doğru ama bunların ardında aslında koşturulmakta olduğumuzu bir durup farketmemiz lazım. Çocuğum daha...

Devamı

Sesime ses ver!

80li yıllarda Ankara apartmanları arasında apartmana dönüşmeyi bekleyen arsalar vardı. O arsalarda büyüdü bir kuşak. O arsalarda top oynayarak, ip atlayarak ve sokaklarda yaşayan kedilere, köpeklere bakarak, onlara evden yemek taşıyarak… İçlerinden biri, doktoralı bir mimar, yıllar içinde iyi şirketlerde çalışıp, evlerinde kedi bakan o kuşağın bazı “hayvansever”lerinden bambaşka bir yola çıktı. Evini kedilere, köpeklere açtı ama öyle planlı, stratejili değil. Tek bir kediye, tek bir köpeğe, 2 kediye 2 köpeğe evini açarak da değil. Önce “medeni” Amerika’da belli süre içinde sahiplenilmezse öldürülecek hayvanları, öldürülmelerini engellemek için “geçici olarak” evine almaya başladı. Kalkış o kalkış tabii. Çoğu kedili, köpekli, “rasyonel” olamayan ve kalbiyle karar veren insanın başına gelen onun da başına geldi, evdeki hayvan sayısı her geçen gün arttı...

Devamı

Çizginin özel tarafı

Bundan iki sene önce bir bahar ayı demiştik ki “çocuğumuzun özel gereksinimli bir çocuk olması ve olmaması arasında incecik bir çizgi var. Tesadüfen çizginin bir tarafında kalıyoruz. Çoğunluğun olduğu tarafta kaldığımızda, gündelik hayatın içinde herşey unutulup gidiyor, çizginin özel tarafında ise mücadele var”. Bahar ayları çizginin özel tarafındakileri özellikle hatırlatıyor bize. Hem Otizm Farkındalık Ayı, Serebral Palsi Farkındalık Ayı, Down Sendromu Farkındalık Günü… ve bugün de Serebral Palsi Farkındalık Günü. Ama bahar aylarının bize çizginin özel tarafındakileri hatırlatmasının sebebi bu kampanyalar değil. Daha kişisel… Biz bir bahar ayında çizginin özel tarafına geçmenin ne demek olduğunu anladık. Bir başka bahar ayında da çizginin özel tarafında olan canımızı kaybettik. Yıllar önce girdi hayatımıza, annesi, babası ve kardeşi ile birlikte hep mücadele...

Devamı

Ayakkabı Kardeşliği Projesi ile Hem Ayaklar Hem de Yürekler Isındı!

TakaTuka.com ve TOÇEV’in, ihtiyaç sahibi çocuklarla kardeşlik bağı kurmak ve ayakkabı tasarrufuna dikkat çekmek amacıyla hayata geçirdiği “Ayakkabı Kardeşliği Projesi” ile yüzlerce ayakkabı, Ordu ve Kars’taki çocuklarla buluştu. Online ayakkabı sektörünün lider markaları arasında yer alan TakaTuka.com ile geçtiğimiz yıl 20. Yılını kutlayan Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı (TOÇEV) tarafından, Mayıs 2014‘de başlatılan “Ayakkabı Kardeşliği Projesi” çerçevesinde, yüzlerce hediye edilebilir durumda ayakkabı toplandı. TakaTuka.com tarafından, bağışçılardan ücretsiz olarak toplanan ayakkabılar, Ordu Çatalpınar ilçesindeki Gündoğdu Köyü İlkokulu ile Kars Sarıkamış Hamamlı İlkokulu’nda eğitim gören ihtiyaç sahibi öğrencilere dağıtıldı. Sömestr tatili sonrasında hediyelerini alan çocuklar, yeni ayakkabıların heyecanını yaşadı. Özellikle 0 – 12 yaş arası ihtiyaç sahibi çocuklarla bir kardeşlik bağı kurmayı amaçlayan Ayakkabı Kardeşliği Projesi, TakaTuka.com müşterileri tarafından büyük...

Devamı

Yurtdışında yaşamanın zorlukları – 1

Aslında “zorluk” dediğimiz şey kişiden kişiye değişen tamamen algıyla ilgili bir konu. Daha önce Almanya’da/Amerika’da alışamadıklarımız, alıştıklarımız konusunda liste yapmıştık ya aslında bu listeler neyin bize zor/neyin kolay geldiğinin geldiğinin özetiydi bir bakıma. Biz bugün listelerimizde pek yer almayan “dil” konusuna değinmek istiyoruz. Hani özlemek en beteri de onu bir kenara koyunca, yurtdışında bize en çok koyan konulardan biri çocuklarımızla aynı lisanı konuşmamamız. İstediğin kadar ingilizce biliyorum diye geçin; mesele dilden öte aslında aynı kültürü paylaşamamak. Yani onların asıl dili İngilizce, bizimki Türkçe. Onların asıl evi Amerika, bizim Türkiye. Herkes haklı olarak evinde, sevdikleriyle kendini en rahat ifade edebildiği, yani kendi dilini konuşmak istiyor. Şimdilik biz baskınız, “evde bizimle kimse İngilizce konuşmasın” durumları hakim. Ama nereye kadar? Geçenlerde bir baktım oğlumun odasının kapısında bir poster asılmış. Üstünde kocaman...

Devamı

Özgecan

Gerçekten tek kelime etmek içimizden gelmiyor. Daha önce boşluğa salladığımız kelimeler, içimize yapışıp kalan öfke, üzüntü, Gizem’i, Özgecan’ı ve diğerlerini geri getirmiyor, getirmeyecek. Yenileri olmasın diye hep birlikte bir iki kıpırdanacağız belki, sonra hooop yine istenmeyen konular kapsamında günlük hayata dönüş… Yok, söylenmek de içimizden gelmiyor, bugün hiçbirşey içimizden gelmiyor… Bu bakış açısı değişmeden hiçbirşey değişmeyecek çünkü… Çocuklar, kadınlar, hayvanlar, ağaçlar, engelliler… Yeter ya! daha önce konuşuyorduk, bugün sustuk biz. “…bizim tacize bakışımız da geniş; neredeyse taciz illaki tecavüzle sonuçlanmalı ki şikayet edilebilsin durumu var. Onda bile “mağdur”un daha da mağdur edildiği bir ülke Türkiye. Yani tecavüzü bile haketmiş olabilirsin. “Bir tokattan ne çıkar”, “Ne yaptı da haketti”  mantığı var. Hatta daha ileriye gidip Türkiye’de kadınların çoğunun bir taciz öyküsü...

Devamı

Tahin-Pekmez ve Teknoloji

Bugün iki konuğumuz var: Özlem ve Şule, iki öğretmen arkadaş, tahinpekmez.kim adlı yaşam bloglarını birlikte yazıyorlar. Bugün hem ebeveyn, hem öğretmen, hem de blogger olarak teknoloji ile ilgili sorularımızı bizler için yanıtladılar. Özlem ve Şule teknoloji kullanmayı seven ancak “teknoloji okulda sınırlı olmalı” diyen öğretmenlerimizden. Biz de onlineanne olarak bu konuyu ileriki günlerde biraz açmak istiyoruz. Şimdi söz Özlem ve Şule’de, kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Yine tekrar ediyoruz, kapımız herkese açık; blogunuzun olması şart değil.  Herkesin başımızın üsünde yeri var, sorularımızı cevaplamak için bize bir mail atın yeter. Ne kadar farklı düşünce o kadar iyi, hatta bizim için daha iyi tahinpekmez1tahinpekmez2tahinpekmez3tahinpekmez4tahinpekmez5tahinpekmez6 1.Bize biraz kendinizden ve çocuklarınızdan bahseder misin? Özlem ve Şule Kimdir? Bugüne kadar neler yapmıştır? (çocuk/ların yaşı, sınıfı vs) Tesadüf İstanbul Erenköy de doğmuş, yetişmiş, aynı lise ve...

Devamı

İletişim Kurmaya Yönelik Özel Eğitim Uygulamaları

İletişim kurma konusunda problem yaşayan çocuklar için özel eğitim...

Devamı

Bademle Buduk ve Teknoloji

Bugünkü konuğumuz bademlebuduk blogunun yazarı, Bade’nin annesi Elif.  “Teknolojiyi çocuğumun yanına yaklaştırmam”,”sosyal medya, blog falan işim olmaz” diyenleri de duymak istiyoruz biliyorsunuz.  elif teknolojiye “temkinli” yaklaşanlardan ama sosyal medyanın yeri onda ayrı. Şimdi söz Elif’de, kendisine çok teşekkür ediyoruz. Yine tekrar ediyoruz, kapımız herkese açık; blogunuzun olması şart değil.  Herkesin başımızın üsünde yeri var, sorularımızı cevaplamak için bize bir mail atın yeter. Ne kadar farklı düşünce o kadar iyi, hatta bizim için daha iyi badem (4)badembadem (2) 1.Bize biraz kendinden ve çocuklarından bahseder misin? Elif kimdir? Bugüne kadar neler yapmıştır? (çocuk/ların yaşı, sınıfı vs) İsmim Elif, iş hayatına başlamadan önce tanıdığım herkes beni Hande olarak tanır, çünkü iki isme sahibim. İş görüşmesinde Elif mi Hande mi daha sık kullandığınız isim dediklerinde, ”işte, Elif ismini...

Devamı

Çocuklar Ne Zaman Okula Yalnız Gidebilir?

Geçen haftaki Anaokullarında Trafik Eğitimi konulu yazımızda, Emniyet Müdürlüğü ve okulların yaptığı ortak çalışmadan ve anaokullarından başlayan hem çocuklara hem de ailelere verilen trafik eğitiminden bahsetmiştik. Toplamda 6 saat süren bu eğitimin son bir saati ebeveynlere ayrılmıştı. Burada çocuklarımıza eğitim veren polisle yaptığımız bir saatlik sohbete ayrıca yer vermek istedik. İşte ailelerin aklındaki sorular ve yanıtlar: 1. Çocuğumu neden okula arabayla bırakmak yerine yürüyerek götürmem gerekiyor? İlk yanıt çocuğu trafiğe kazandırmak için. Her sabah okulun önünde yaşanan park yeri sıkıntısı, herkesin yaşadığı “2 dakika park edip, çocuğu indirip gidiyorum” mantığı yüzünden okul kapısının önü dahil durulmaz yerlere park etmiş araçlar yüzünden, yürüyerek gelen çocukların arabaların arasından geçmelerine ve okula rahatça girmelerine engel oluyor. Bir de söylemeden geçemeyeceğim, hayatımda ilk...

Devamı

Çocuğumuzu yabancı bir dile maruz bırakmaya nasıl ve ne zaman başlamalı?

Çocuklarımızın yabancı bir dil öğrenmesi hele ki İngilizce’yi iyi bir seviyede okuyup, anlayabilmesi büyük önem taşıyor. Bu sitede sık sık bu konuya değiniyor ve uzmanların görüşlerine de yer veriyoruz. Çocukların dil gelişimini önemli ölçüde destekleyeceğini düşündüğümüz eğitici uygulamaları da tanıtmaya çalışıyoruz. ( Uygulama arayın bölümünde ulaşabilirsiniz). Bugün bir konuğumuz var: EF Education First‘den Nuray Erdoğdu. Çocuklarımızda dil öğreniminde yurtdışı eğitim ile ilgili bir yazısı var. Kendisine teşekkür ediyoruz. —————————————– Çocuğumuzu yabancı bir dile maruz bırakmaya nasıl ve ne zaman başlamalı, yurtdışı eğitim gerçekten gerekli mi? TED konuşmalarını duymuşsunuzdur, dünyanın her yerinde, bilim insanları yaklaşık 15er-30ar dakikalık konuşmalar yaparak bizi hayrete düşüren, yeni şeyler öğreten konuşmalar yapıyorlar ve bunları internet üzerinden seyredebiliyoruz, hem de Türkçe altyazılarla. Bu konuşmalardan biri de...

Devamı

Anaokullarında Trafik Güvenliği Eğitimi

Geçen Cuma Kuzey’in okuluna polis geldi. Aslında bu özel bir durum değil. Emniyet ve anaokullarının her sene yaptıkları rutin bir ortak çalışma bu. Bu sene ilkokula başlayacak olan çocuklara 2 saatlik bir sürede temel güvenlik ve trafik bilgisini anlatan kitapları okudu, beraber bulmacalar yaptılar. Her çocuğa evinin adresini ve telefon numarasını sormuş. Adres konusunda hazırlıklıydık ama telefon numarasında bizimki alan kodundan sonra takılmış. O gün onu almaya gittiğimde öğretmeni, beraber biraz çalıştıklarını bizim de hafta sonu evde telefon numarasını öğrendiğinden emin olmamızı istedi. Konusu gelmişken, her çocuğun öğrenme tarzı farklıdır ancak çocuklarınıza telefon numarasını öğretmenin kolay bir yolunu söyleyeyim: Yatağının yanına duvara telefon numarasını yazmanız yeterli. Uykuya dalmadan önce bu rakamlara bakarken bir de bakıyorsunuz 2 günde telefon numarasını...

Devamı

Lego Lord of The Rings ve Yaş Sınırı olayı

Daha önce bu yaş sınırı konusunu The Lego Movie ve Yaş sınırı olayı yazımızda filmler için ele almıştık. Bugünkü konumuz ise oyunlar. Biz onlineanne olarak bu sitede bugüne kadar genelde 8 yaş altı için uygun olan eğitici oyun uygulamalarına ağırlık verdik  Aslında bunun en büyük sebebi kendi  çocuklarımızın yaşlarıydı. Oyunlardan minimum beklentimiz ise eğitici, eğlenceli ve kaliteli olmasının yanısıra içinde reklam olmaması, sosyal medya ve ebeveyn bölümlerine ulaşımın engellenmesi gibi özelliklere sahip olması. Ancak çocuklar ilkokul çağına gelince tabletteki oyunlar arkadaş tavsiyesi ile çeşitlenmeye başlıyor ve eğitici oyunlardan popüler oyunlara bir geçiş yaşanıyor (yani bizde öyle bir eğilim var, sizde durum ne?). Haliyle zaman içinde farklı tecrübelerimiz oluyor. Daha doğrusu biz planlar yapıp ahkamlar keserken başımıza gelenleri yaşıyoruz klasik. Öncelikle her...

Devamı

Pin It on Pinterest